almışsın ile cümle
almışsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Bạn mua một lô quần áo vào cuối tháng; Tôi đảm bảo điều đó.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Garanto que todos vocês compraram uma peça de roupa no último mês;
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.I har alle købt et stykke tøj indenfor den sidste måned -- jeg garantere det.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Jullie hebben allemaal afgelopen maand een kledingstuk gekocht. Zeker weten.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Každý z vás si za poslední měsíc pořídil nějaký oděv; za to vám ručím.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.여러분은 지난달에도 여러 옷을 사셨을 겁니다. 제가 장담하죠.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Önök közül mindenki vásárolt valamilyen ruhadarabot az utóbbi hónapban; erre fogadni mernék.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Sie alle haben ein Kleidungsstück im letzten Monat gekauft; garantiert.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Uds han comprado algo de ropa el mes pasado; Se los garantizo.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Vous avez tous acheté un vêtement le mois dernier; je vous le garantis.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Wszyscy kupiliście jakiś ciuch w zeszłym miesiącu. Gwarantuję to.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Έχετε όλοι αγοράσει κάποιο περιοδικό μόδας τον τελευταίο μήνα. Το εγγυώμαι.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Всички вие сте си закупили някакви дрехи през последния месец; гарантирам ви.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Каждый из вас купил по крайней мере одну вещь за прошедший месяц. Я вам это гарантирую.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Кожен за вас купив предмет одягу в минулому місяці. Я гарантую це.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.כולכם קניתם פריט ביגוד בחודש האחרון; אני מבטיח לכם.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.كلكم إشتريتم ما تحتاجون من الملابس الشهر الماضى; أنا أضمن ذلك.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.購入したことでしょう それが消費社会なのです
Epey kilo almışsın.Tu as de plus gros bras que moi. - Je te lave le dos ? - Non, ça ira.
Kek almışsın.Astaga, kau membawa kue.
Kek almışsın.Glej, glej, torto si kupila.
Kek almışsın.Ồ, cháu mua bánh đến à.
Kek almışsın.Oh, du har köpt kaka.
Kek almışsın.Oh mein,du hast Kuchen gekauft.
Kek almışsın.Oh mon dieu ! Vous avez apporté un gâteau.
Kek almışsın.Oh, vai, ai adus tort.
Kek almışsın.Ommo, hai comprato la torta.
Kek almışsın.Omo, je hebt cake gekocht.
Kek almışsın.Πω πω, έφερες κέικ.
Kek almışsın.Боже, ты купила торт.
Kek almışsın..אוי לי, הבאת עוגה
Kek almışsın.او , احضرتي كعك
Kek almışsın.主人は甘いもの厳禁だし
Kilo almışsın.- Tu as un peu grossi.
Oh, ah... Dersini almışsındır.Eee, chwileczkę...
Oh, ah... Dersini almışsındır.Ehm, ehm...
Oh, ah... Dersini almışsındır.오, 음...
Oh, ah... Dersini almışsındır.Oh, beh...
Oh, ah... Dersini almışsındır.Oh, euh...
Oh, ah... Dersini almışsındır.Oh oh...
Oh, ah... Dersini almışsındır.Ow-oh!
Oh, ah... Dersini almışsındır.Úú, áá...
Oh, ah... Dersini almışsındır.Ωχ...
Oh, ah... Dersini almışsındır.או או...או..למדת את הלקח.
Oh, ah... Dersini almışsındır.أوه، اه...
Öyle görünüyor ki teleskobu işlevselliği için değil görüntüsü için satın almışsın.C'est comme si on achetait un téléscop et pas parce qu'il est fonctionnel
Öyle görünüyor ki teleskobu işlevselliği için değil görüntüsü için satın almışsın.E' come comprare un telescopio per il suo aspetto, e non per la sua funzionalità.
Öyle görünüyor ki teleskobu işlevselliği için değil görüntüsü için satın almışsın.Es como si has comprado un telescopio por su apariencia, y no por su funcionalidad.
Öyle görünüyor ki teleskobu işlevselliği için değil görüntüsü için satın almışsın.Все едно да си купите телескоп заради външността му, а не заради неговата функционалност.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Ai luat setul super special si 7 cani de cafea.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Anda memesan Menu Super Spesial dan 7 cangkir kopi.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Du hade en Super Specialare och 7 koppar kaffe.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Ha preso un Super Special Set e sette tazze di caffe.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Je had een Super Special Set en 7 koppen koffie.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Quý khách dùng một phần Super Special Set và 7 ly cà phê.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Sie hatten die super spezial Zusammenstellung und sieben Tassen Kaffee.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Super Special Set i siedem filiżanek kawy.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Vous avez pris le menu spécial et 7 cafés.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Φάγατε το Σούπερ Σπέσιαλ Σετ και ήπιατε 7 κούπες καφέ.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.Вы сделали заказ на Супер Специальный Набор и 7 чашек кофе.