almışsın ile cümle
almışsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Korkarım ki yanlış numara almışsın.I'm afraid you have got the wrong number.
Gerekenden fazla pul almışsın.You've bought more stamps than needed.
Gereğinden daha fazla pul almışsın.You've bought more stamps than necessary.
Umarım Boston'da kalmaktan zevk almışsındır.I hope you enjoyed your stay in Boston.
Biraz kilo almışsın gibi görünüyor.It looks like you've put on a little weight.
Kilo almışsın.You've gained weight.
Umarım sandviç ekmeği almışsındır.You bought rolls, I hope.
Umarım birkaç yumurta almışsındır.I hope you bought some eggs.
Bakıyorum da mum almışsın.I see you bought candles.
Tüm o bütünlüğü ve güzelliği almışsınız ve onu ucuz bir ticari mala çevirmişsiniz.And you've taken all this complexity and beauty, and you've turned it into a cheap commodity.
Biraz kilo almışsınız galiba.It seems you have gained some weight also.
Kek almışsın.Oh my, you bought cake.
Süper Spesiyal menü ve yedi bardak kahve almışsınız.You had a Super Special Set and 7 cups of coffee.
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.Implicitly you have been giving something to them while they have been giving something to you.
Kilo almışsın.You've put on some weight
Epey kilo almışsın.You've gain much weight
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.You've all bought an article of clothing in the last month; I guarantee it.
Umarım ilk dersimden keyif almışsınızdır.Thanks For Watching
Dersini almışsındır.Oh, uh...
Umarım bundan keyif almışsınızdır. .Hopefully you found that enjoyable.
-Yeni bir palto almışsın ama!With the rent money.
Öyle görünüyor ki teleskobu işlevselliği için değil görüntüsü için satın almışsın.It's like you've bought a telescope for it's appearance, and not for it's functionality.
Tanrim, birsuru almissin!Good heavens, you bought a lot!
Kaç puan almışsın?Wie viele Punkte hast du erreicht?
Yani siz ölmüşsünüz ve öldürdüğünüz kişinin rolünü de siz almışsınız gibi olun.Sie fragen sich, ob sie getötet werden oder wer ihr Herr wird.
Gerekenden daha fazla pul almışsın.Has comprado más sellos de lo necesario.
Gerekenden daha fazla pul almışsın.君は必要以上に多くの切手を買ってしまった。
İnşallah save almışsındır!" yazısı çıkıyor.노동자들이여, 깨어 있으라! ."고 썼다.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Aliarvioit vastustajasi, Teräsalkemisti.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Du har vist undervurderet din modstander.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Du verkar ha underskattat din motståndare.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Parece que has subestimado a tu enemigo.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Parece que subestimaste o teu adversário, Fullmetal.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Sembra tu stia sottovalutando l'avversario, Fullmetal.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Wygląda na to, że nie doceniłeś przeciwnika, Stalowy.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Φαίνεται ότι τον υποτίμησες, Μεταλλικέ.
Anlaşılan rakibini hafife almışsın, Metal.Кажется, ты недооценил своего соперника, Стальной.
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .사실 1 을 '빌려온다'고 하지만 사실은 '가지고 오는 것'이죠 일의 자리 수 1을
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .Někdy se učí, že si tu 1 půjčujete, ale vy si ji doopravdy berete a vlastně si berete 10 z toho řádu vlevo.
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .Podemos dizer que você emprestou o 1, mas na verdade, você realmente o subtraiu retirando 10 da sua esquerda.
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .Иногда, вы заимствуете единицу, но на самом деле, вы заимствуете 10 из места, которое находится слева.
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .Інколи, це важко пам'ятати що ти зайняв 1, але ти дійсно її береш, і ти насправді береш 10 з місця ліворуч.
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .לפעמים מלמדים כי אנו שואלים את ה1, אבל אתם באמת לוקחים אותו, ואתם בעצם לוקחים 10 מהמקום משמאלכם.
Bazen 1 alıyormuş gibi öğretilir, ancak gerçekten alırsınız ama aslında solunuzdan 10 almışsınızdır. . .しかし,実際には返さないので取っています.この10は 実は左の桁から取ってきたものです. 1 は 10 個の 10分の1ですから, 10 を10分の1の位に置きます.
Biraz kilo almışsınız galiba.On dirait que vous avez même pris du poids.
Biraz kilo almışsınız galiba.Úgy tűnik, felszedett pár kilót is.
Biraz kilo almışsınız galiba.Και σαν να βάλατε και λίγο βάρος.
Biraz kilo almışsınız galiba.وارى ان وزنك ازداد
Bir çocuk kötü davransa, "bunu annenden almışsın" diyorlar.Jos lapsi käyttäytyy huonosti, he sanovat: hän sai tuon äidiltään.
Bir çocuk kötü davransa, "bunu annenden almışsın" diyorlar."Детето е копие.", ако детето се държи невъзпитано: "Наследил е това от майка си."
Bu iyi değil... Oh, ah... Dersini almışsındır.Урок усвоен.
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.Dawaliście im coś, podczas gdy oni dawali coś wam - to była wymiana.
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.Implícitamente les han dado algo mientras recibían algo.
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.서로 모르는 사이에 뭔가 서로 주고 받는 게 있었을 겁니다
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.Безумовно, ви щось давали їм, водночас як вони щось давали вам.
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.فلابد أنك قدمت شيء ما لهم وقدموا لك شيئًا أيضاً.
Dolaylı olarak, siz onlara bir şey verirken, siz de bir şeyler almışsınızdır.メンター、コーチ、教師に続くのがアドバイザーです
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Anda semua telah membeli produk pakaian bulan lalu; saya jamin.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Ați cumpărat cu toții haine luna trecută; vă garantez.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Avete acquistato tutti un capo di abbigliamento nell'ultimo mese; ve lo garantisco.