Allahtan, o iyi bir koltuk buldu.Luckily, he found a good seat.
Allahtan, kimse yaralanmadı.Fortunately, no one was hurt.
Allahtan, birincilik ödülünü kazandı.Luckily, I won first prize.
Allahtan iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.Luckily, both of the drivers were wearing seat belts.
Allahtan o kararı vermek zorunda kalmadım.Luckily, I didn't have to make that decision.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Thank God I announced the locations and everything.
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Thank God Ha Ni's father isn't here!
Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.Indeed the pious are amidst Gardens and springs.
Kork Allahtan korkmayandan Alışmadık _ötte tuman (don) durmaz El elin eşşeeni türkü çağıra çağıra ararmış.Se dijo que se hizo matar por uno de sus hombres ante el temor de perecer en el suplicio.
Onlara Allahtan rahmet dileyerek az ilerde mahallenin ilköğretim okuluna ulaşıyoruz.久世菜乃(くぜ なの) 平太の高校の先輩で幼馴染。
Onlara Allahtan rahmet dileyerek az ilerde mahallenin ilköğretim okuluna ulaşıyoruz.景丘過去稱為欠塚(かけづか),現在相關地名有加計塚(かけづか)小學校。
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Dieu merci, le père de Ha Ni n'est pas là.
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Dzięki Bogu, że nie ma tu ojca Ha Ni!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Godzijdank is Ha Ni's vader hier niet.
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Gott sei Dank, dass Ha Ni's Vater nicht hier ist.
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Grazie al cielo il padre di Ha Ni non è qui!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Hvala Bogu da očeta od Ha Ni ni tukaj!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.May là ba của Ha Ni không có ở nhà
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Multumesc lui Dumnezeu ca tatal lui Ha Ni nu e aici!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Tack gode dug Ha Ni's pappa inte är här!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Untungnya, Ayahnya Ha Ni tidak ada di sini!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Ευτυχώς που ο πατέρας της Χα Νι δεν είναι εδώ!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Слава Богу, отца Ха Ни здесь нет!
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini..תודה לאל שאביה של הא ני לא נמצא פה
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.! الحمد الله أن والد ها ني ليس هنا
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.どうしたの? 何をもうちょっと考えたいの?
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.Agradeço por conheceres tantos sitios para manter a Vicky ocupada.
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.Gelukkig kende je leuke plekken om aan Vicky te laten zien.
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.Hála Istennek, hogy volt elég látnivaló, amivel lekötötted Vickyt.
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.Je remercie Dieu que tu aies pu faire visiter tellement d'endroits à Vicky.
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.lugares para mantener ocupada a Vicky.
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.Slavă Domnului că ştii destule locuri cât s-o fi ţinut pe Vicky ocupată.
Allahtan Vicky'yi oyalayacak kadar yer biliyorsun bu şehirde.و حمداً لله أن هناك ما يكفي من المناظر لكي تبقي فيكي مشغولة
Allahtan yerimi falan bildirmiştim. Ama beni göz altına aldılar.תודה לאל. הודעתי על המיקומים וכל השאר.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Berkat Tuhan, saya dapat mengumumkan lokasi dan segalanya.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Cảm ơn Chúa, tôi đã có thể thông báo được địa điểm và mọi thứ.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Dieu merci, j'avais annoncé les lieux de manifestations et tout.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gelukkig had ik de plaatsen en zo aangekondigd.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gottseidank habe ich den Ort bekannt gegeben.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Graças a Deus, eu anunciei os locais e tudo.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gracias a Dios anuncié el lugar y todo.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Grazie al cielo sono riuscito a comunicare luogo ed altro.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Hála Istennek nyilvánosságra hoztam a helyszínt, mindent.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.다행스럽게도, 저는 소재와 모든 것을 밝혔습니다.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Slavă Domnului că anunțasem locația și totul.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Tacka Gud att jag tillkännagav plats och allt.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Vďaka bohu som oznámil polohu a všetko.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Zdążyłem ułożyć plan, miejsca i wszystko inne.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Δόξα το Θεό ανακοίνωσα τις τοποθεσίες και τα πάντα.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Слава богу, че обявих местоположенията и всичко останало.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Слава Богу, я сообщил свое местонахождение.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.بعد الإعلان عن أماكن التجمعات في جمعة الغضب
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.それでも彼らは私を拘束しました