alkol ile cümle

alkol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tabi ki %92'miz alkol alıyorduk ve bu bizi, diğer tüm uyuşturuculardan daha çok öldürüyordu.Oczywiście, 92% z nas piło alkohol, a to zabijało o wiele więcej niż wszystkie narkotyki razem.
Tabi ki %92'miz alkol alıyorduk ve bu bizi, diğer tüm uyuşturuculardan daha çok öldürüyordu.Конечно, 92% из нас пили спиртное, и это убивало нас больше, чем все наркотики, вместе взятые.
Tabi ki %92'miz alkol alıyorduk ve bu bizi, diğer tüm uyuşturuculardan daha çok öldürüyordu.כמובן, 92% מאיתנו שתו אלכוהול, וזה הרג יותר מכל הסמים האחרים יחד.
Tabi ki %92'miz alkol alıyorduk ve bu bizi, diğer tüm uyuşturuculardan daha çok öldürüyordu.بالطَّبع، و 92٪ منا كانوا يشربون الكحول، وأسفر ذلك عن مقتل عدد أكبر منا أكثر من كل الأدوية مجتمعة.
Tabi ki %92'miz alkol alıyorduk ve bu bizi, diğer tüm uyuşturuculardan daha çok öldürüyordu.全てのドラッグよりも 害を及ぼしていました でも ご心配なく お酒は合法です
Tarihi alkol üst üzerinde sunulan유서 깊은 술을 넘을 제공
Tarihi alkol üst üzerinde sunulanהציע על אלכוהול הסטורי העליון
Tarihi alkol üst üzerinde sunulanعرضت على الكحول التاريخي أعلى
Tarihi alkol üst üzerinde sunulan女性はボブだっ​​た覆し 紫色のサンフェルナンドに話した
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.Huomaa, että muuttotavaroiden tulli- ja verovapaus ei koske alkoholia tai tupakkatuotteita.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.Notez que les exonérations douanières et fiscales ne concernent pas les alcools et le tabac.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.Observera att tull- och skattefriheten för flyttsaker inte gäller alkohol eller tobaksprodukter.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.لاحظ أن الإعفاء من الضريبة ومن الجمارك للبضائع المنقولة لا يمس الكحوليات ولا منتجات السجائر والتبغ.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.لاحظ أن المعافاة من الضريبة والمعافاة من الجمارك للبضائع المنقولة لا تمس الكحوليات أو منتجات السجائر أو التبغ.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.A tolerância e as interacções com o álcool ou com outras drogas tornam os cálculos ainda mais complexos.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.La tolerancia y la interacción con el alcohol u otras drogas vienen a complicar aún más los cálculos.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Take izračune še dodatno zapletejo toleranca in medsebojno vplivanje z alkoholom ali drugimi drogami.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Tillvänjning och samspel med alkohol och annan narkotika komplicerar ytterligare beräkningarna.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Toleranssi ja alkoholin tai muiden huumeiden yhteisvaikutus vaikeuttavat laskelmien laatimista entisestään.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Toleranţa și interacţiunile cu alcoolul sau cu alte droguri complică și mai mult calculele.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Toleranzen und Wechselwirkungen mit Alkohol oder anderen Drogen erschweren die Berechnungen zusätzlich.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Tolleranza e interazione con alcol o altre sostanze complicano ulteriormente tali calcoli.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Výpočty dále komplikuje tolerance a interakce s alkoholem nebo jinými drogami.
Tolerans ve alkol ya da diğer uyuşturucularla etkileşim hesaplamaları daha da karmaşık hale getirir.Поносимостта и взаимодействията с алкохол или други наркотици усложняват допълнително изчисленията.
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıMissbruksproblem och spelberoende
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıPäihdeongelmat
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıPäihdeongelmat ja peliriippuvuus
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıProblemas con sustancias adictivas y ludopatías
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıProblèmes d'alcool et de drogue. Dépendance au jeu
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıПроблемы с алкоголем и наркотиками и игровая зависимость
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığıمشاكل المسكرات والمخدّرات والإدمان على اللعب
Uyuşturucu ve alkol sorunları ve kumar alışkanlığı麻醉品和赌瘾问题
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarA magányosságtól elkezdve a kátyúk betömésén át az alkoholizmusig.
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarDe la singurătate până la umplerea gropilor din asfalt,
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadar외로움에서부터 패인 길을 고치고, 알콜 중독에 이르기까지
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarOd osamělosti přes zaplnění výmolů v ulicích po alkoholismus.
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarOd samotności, przez naprawę dróg, po alkoholizm.
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarOd samoty, cez opravy výmoľov na uliciach, až po alkoholizmus.
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarVan eenzaamheid tot het vullen van gaten in de straat en alcoholisme.
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarОт одиночества и ремонта выбоин на улицах, до алкоголизма.
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarהחל מבדידות ועד למילוי מהמורות ברחובות, לאלכוהוליזם,
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarمباشرة من الوحدة الى ردم الحفر في الشارع, لإدمان الكحول,
Yalnızlıktan, sokaklardaki çukurların doldurulmasına, alkolizme kadarアルコール中毒に至るまで... ラジャスタンでは32人の児童が
Yani bira veya alkol mayalamak gibi, ancak biz enzim mayalýyoruz.Je to jako vařit pivo nebo alkohol, ale my vaříme enzym.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.브라질에서 일어나고 있는 일은 그들이 자동차에 사용하는 가솔린의 40퍼센트를 에탄올로 바꾸고 있다는 것이지요.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.Ce qui s'est produit au Brésil, c'est un remplacement de 40% de l'essence pour véhicules par de l'éthanol.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.Deci, ce s-a întâmplat în Brazilia- au înlocuit 40 la sută din consumul de benzină cu etanol.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.In Brazilië hebben ze dus nu 40% van de brandstof voor hun voertuigen vervangen door ethanol.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.Tak więc, w Brazylii zamieniono 40 procent benzyny zużywanej przez samochody na etanol.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.И така какво се е случило в Бразилия? Те заместват 40 % от автомобилите с бензин, с автомобили с етанол.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.Итак, что произошло в Бразилии - они заменили 40% бензина, потребляемого их автопарком, на этанол.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.אז בברזיל החליפו 40% מהבנזין שנצרך ע"י כלי הרכב, באתנול.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.حسنا ، ما حدث في البرازيل هو أنهم استبدلوا 40% من البنزين المستخدم في سياراتهم بالإيثانول.
Yani Brezilya'da olan şey şu, araç filosunda kullanılan benzini %40 oranında etil alkolle değiştirdiler.自動車で使われるガソリンの40%がエタノールに置き換わりました 1975年以来590億ドルにも上ります
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Alors, je crains que le miracle de l'éthanol brésilien ne soit pas assez.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Así que realmente me temo que el milagro de Brasil con el etanol, no es suficiente.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Deci mă tem că miracolul etanolului din Brazilia nu este suficient.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Deshalb, so fürchte ich, ist das "Ethanol-Wunder" Brasiliens nicht ausreichend.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Het Braziliaanse ethanol-wonder is niet genoeg, ben ik bang.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.그래서 제가 염려하는 브라질의 에탄올 기적은 충분치 않다고 봅니다.

İlgili Sayfalar