Ana içeriğe geç
Sözlük

alkol ile cümle

alkol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Alkol onun konuşmasını etkilemeye başlıyor.The alcohol is beginning to effect his speech.
Alkolizmden kaynaklanan maliyetler çok büyüktür.The costs resulting from alcoholism are enormous.
Tom alkol kokuyordu.Tom reeked of alcohol.
Tom şişeden biraz alkol alıp suyla değiştirdi.Tom took some alcohol from the bottle and replaced it with water.
Tom ebeveynlerinden biraz alkol çaldı ve onların fark etmeyeceklerini düşündü.Tom stole some alcohol from his parents and thought that they wouldn't notice.
Tom asla alkol içmez.Tom never drinks alcohol.
Alkol içmeye son verdi.He stopped drinking alcohol.
Alkol kullanmayı bıraktı.He stopped drinking alcohol.
Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.Never swim while under the influence of alcohol.
Tom'un sırtını alkol ile ovun.Rub Tom's back with alcohol.
Alkolizm korkunç bir hastalıktır.Alcoholism is a horrible disease.
Tom'un Mary'nin içkisine alkol kattığını gördüm.I saw Tom spike Mary's drink.
Tom bol miktarda alkol içer.Tom drinks copious amounts of alcohol.
Alkolün kötüye kullanımı genç insanlar arasında ciddi bir sorundur.The abuse of alcohol among young people is a serious problem.
Avrupalılar dünyadaki en büyük alkol tüketicileridir.Europeans are the largest consumers of alcohol in the world.
Avrupalılar dünyanın en büyük alkol tüketicileridir.Europeans are the world's largest consumers of alcohol.
Avrupalılar yılda ortalama 12.5 litre saf alkol içerler.Europeans drink, on average, 12.5 liters of pure alcohol per year.
Alkol tüketimi Doğu Avrupa'da, Batı Avrupa'dan daha yüksektir.Alcohol consumption is higher in Eastern Europe than in Western Europe.
Tom'un alkole karşı alerjisi var.Tom is allergic to alcohol.
Alkol karaciğeri tahrip eder.Alcohol destroys the liver.
Doktoru, Tom'a haftanın en az üç gününde alkol içmemesini önerdi.The doctor advised Tom to have at least three alcohol-free days per week.
Tom Mary'ye John'un nefesinde alkol kokusu alacağını söyledi.Tom told Mary that he could smell alcohol on John's breath.
En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.My favorite bar had its liquor license suspended for serving alcohol to minors.
Ona alkolden vazgeçmesini tavsiye etti.He advised him to give up alcohol.
Birdaha asla alkol almayacağım.I'll never drink alcohol again.
Tom alkolsüz içecekleri sever.Tom likes soft drinks.
Tom'un arkadaşlarının çoğu onun iyileşmekte olan bir alkolik olduğunu biliyor.Most of Tom's friends know that he's a recovering alcoholic.
Ben alkolü sevmiyorum, nokta.I don't like alcohol, period.
Ben alkole senden daha iyi dayanabilirim.I can hold my liquor better than you.
Eğer bir gün alkolik olursam, kesinlikle tatile Antalya'ya gideceğim.If I ever turn into an alcoholic, I'll surely go on vacation to Antalya.
Alkol bir uyuşturucudur.Alcohol is a drug.
Benim için alkol, kadınların ve çocukların en kötü düşmanıdır.For me, alcohol is the worst enemy of women and children.
Yerel yönetim alkollü içkilerin üretimini yasakladı.The local government outlawed the production of alcoholic beverages.
Ben alkolden kaçınırım.I abstain from alcohol.
O, alkolden kaçınır.He abstains from alcohol.
Tom alkolden kaçınır.Tom abstains from alcohol.
Mary alkolden kaçınır.Mary abstains from alcohol.
Biz alkolden uzak duruyoruz.We abstain from alcohol.
Onlar alkolden kaçınırlar.They abstain from alcohol.
O alkole biraz bağımlı.He is somewhat addicted to alcohol.
O biraz alkol bağımlısı.He is slightly addicted to alcohol.
Alkol düşmandır.Alcohol is the enemy.
Dan, Linda'ya alkolden uzak kalacağına dair söz verdi.Dan promised Linda to stay away from alcohol.
Dan alkolizmden kurtuluyordu.Dan was recovering from alcoholism.
Kurabiyeleri ve şekerlemeleri alkole tercih ederim ama içerim.I prefer cookies and candies to alcohol, but I do drink.
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Dan bir alkolik olduğunu Linda'ya itiraf etti.Dan confessed to Linda that he was a heavy drinker.
Sokakta ya da parklarda alkol içme Birleşik Devletleri'nin çoğunda yasa dışıdır.Drinking alcohol on the street or in parks is illegal in most of the United States.
Alkol sizi aç karnına daha çabuk etkiler.Alcohol affects you more quickly on an empty stomach.
İlaç ve alkol çoğu zaman karışmaz.Medication and alcohol often don't mix.
Vincento bir hamburgerle birlikte alkolsüz biradan hoşlanır.Vincento likes root beer with a hamburger.
18 yaşın altındaki kişilere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
18 yaşından küçüklere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
O asla alkolün tadına bakmadı.He has never tasted alcohol.
Tom alkol ve ağrı kesicileri kötüye kullandı.Tom abused alcohol and pain pills.
Tom alkollü görünüyordu.Tom appeared intoxicated.
Ben onun bir alkol sorunu olmadığından eminim.I'm sure she doesn't have an alcohol problem.
Bence onun alkol sorunu varI think she has a drinking problem.
Lütfen stadyuma alkollü içecek getirmeyin.Please don't bring alcoholic beverages into the stadium.
Tom bir alkolik oldu.Tom became an alcoholic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod