alkış ile cümle
alkış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kampa geri dönerler, kabile üyelerinin alkışları altında.הם חוזרים למחנה ובידיהם סמל הליגיון.
Ayrıca seyirciler alkışlamak ya da tezahürat yapmak yerine; dalgalanırlar.Също така е прието зрителите да не аплодират или ръкопляскат, а да размахват двете си ръце.
Alkışlı olsun senin adın, gelsin senin hanlığın, olsun senin dilemeğin– nasıl ki gökte, ve yerde.Да се свети Твоето име; да дойде Твоето царство; да бъде Твоята воля, както на небето, тъй и на земята;
Bu açıklaması izleyicilerden alkış aldı.Церемонията по награждаването е освиркана от зрителите.
Ortamda bulunan diğer devlet başkanlarından büyük alkış almıştır.Президентът има най-големите правомощия сред останалите, участващи в управлението.
Kalabalık inen Yunan askerlerine alkış tutuyordu.Участва в много сражения с гръцката войска.
Bu karar tüm üyelerin büyük alkışları arasında kabul edilir.Решенията, които касаят всички се приемат от цялата група на мъжете.
Alkışlı olsun senin adın, gelsin senin hanlığın, olsun senin dilemeğin– nasıl ki gökte, ve yerde.Neka me zaštiti tvoja desnica, jer blagoslovljeno je ime tvoje na nebu i na zemlji.
Ahali bu uğraştan galip çıkan Prensi alkışlamaya koyulur.Ostaje za vidjeti tko će biti sretan dobitnik ove izuzetno vrijedne nagrade.
Localardakiler bu intiharı coşkuyla alkışlarlar.Miestni obyvatelia majú tento prameň veľmi radi pre jeho nakyslú chuť.
Her yerde alkışlarla karşılanıyordu.Na všetkých výpravách si získali slávu.
Her yerde alkışlarla karşılanıyordu.Povsod je bil sprejet s častmi.
Korobaşı olup, şarkı söylemeye ve imparator ve patriğin alkışlanmasına önderlik ederlerdi.Domestiki so bili na primer zborovodje, ki so vodili petje in ploskanje cesarju in patriarhu.
Oyun çok büyük alkış almıştı.Njena igra je doživela veliko pohval.
Önce Alkışladılar Sonra Öldürdüler.Najprej so se branili, nato pa so ga sprejeli.
Tüm vekiller ayağa kalkıp alkışlamaya başlar.Visa publika ploja stovėdama.
Ben bu saldırıyı alkışlıyorum.Iš pradžių Mao pritarė šiam puolimui.
Yıllarca bu dövüşlerde bir öncü olarak alkışlandı.Ilgą laiką jie buvo laikomi prestižiniais.
Önce Alkışladılar Sonra Öldürdüler.Juos po to pradėjo kankinti ir žudyti.
Bayreuth'da bir gelenek olarak seyirciler birinci perdeden sonra hiç alkış tutmazlar.Bayreuthi festivalil sündis traditsioon, et pärast ooperi esimest vaatust ei plaksutata.
10 saniye. (Alkışlar) 10 saniye, hepsi bu kadar.10 segundos (Aplausos) 10 segundos y listo, quiero ser respetuoso.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)14 éves, és beelőzött egy kormányzati projektet egy évvel.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Er ist 14 und ist dem Staat mit dem Projekt ein Jahr zuvorgekommen.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Hij is 14 en was één jaar sneller dan een overheidsproject.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Il a 14 ans et il a devancé un projet gouvernemental d'un an.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Je mu 14 a předpokládá, že bude do roka zapojen do vládního projektu.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)La 14 ani a anticipat un proiect guvernamental cu 1 an.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Má 14 a predpokladá, že bude do jedného roka súčasťou vládneho projektu.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Tiene 14 años y ha anticipado un proyecto del gobierno por un año.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)На 14 години е и очаква правителствен проект през следващата година.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum. (Gülüşler) (Alkışlar)Йому 45 років і він створив те, що я називаю "фактором баби" (Сміх) (Оплески)
594. Diğer üçünü alkışlayalım.594. 세 분께 큰 박수 부탁드립니다.
594. Diğer üçünü alkışlayalım.No vseeno jim zaploskajmo.
594. Diğer üçünü alkışlayalım.Um forte aplauso para os outros três.
594. Diğer üçünü alkışlayalım.Ας δώσουμε στους τρεις τους ένα ωραίο χειροκρότημα.
594. Diğer üçünü alkışlayalım.Давайте поаплодируем троим, получившим правильный результат.
594. Diğer üçünü alkışlayalım.Давайте поаплодуємо трьом, які отримали правильний результат.
(60 saniyede Monson kasırgası). (Alkış)(Vỗ tay)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ach, pierwszy raz, gdy kochałem się z krewetką... (Śmiech) (Śmiech) (Brawa)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)"Ah, a primeira vez que fiz amor com um camarão..." (Risos) (Modulação) (Aplausos)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, den første gang jeg elskede med en stenreje -- (Latter (Latter) (Bifald)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah... La première fois que j'ai fait l'amour avec une langoustine ! (Rires) (Rires) (Applaudissements)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, la prima volta che ho fatto l'amore con un gambero duro -- (Risate) (Risate) (Applausi)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, la primera vez que le hice el amor a un camarón - (Risas) (Risas) (Aplausos)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, prima data cand am facut dragoste cu un crevete de stanca... (Rasete) (Rasete) (Aplauze)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, prvič, ko sem se ljubil s skalno kozico... (smeh) (smeh) (aplavz)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)À, lần đầu tiên mà tôi làm tình với một con tôm -- (Tiếng cười) (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)아.. 내가 처음으로 새우랑 잤을때 말이지~ (웃음) (웃음)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ах първия път кагато правих любов с една скарида - (Смях) (Смях) (Аплодисменти)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)(Поёт) "Когда я впервые переспал с наскальной креветкой..." (Смех) (Смех) (Аплодисменты)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)הה, הפעם הראשונה שעשיתי אהבה עם שרימפס [צחוק] [צחוק]
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)أه، المرة الأولى التي أقمت فيها علاقة مع قريدس الصخر-- (ضحك) (ضحك)
Aa, kuklalar bu şekilde yapılıyor. (alkış)Zo maak je poppen... (Applaus)
AB: 594. Diğer üçünü alkışlayalım.594 ではここにいる3人に拍手を
Adam: Bol şanslar. (Alkışlar)Buona fortuna (applausi)
Adam seçimi kaybetti. (Alkış) CA:Và giờ đây ông ấy đã ra khỏi bộ máy nhà nước ( vỗ tay) cảm on chị, Leymah.
Adam: Yüksekliğimiz 112 kilometre. (Alkışlar)RD: abbiamo raggiunto un'altitudine di 368.0000 piedi (applausi)
Afrikalalilar bunu yapmak zorunda digerlerinin yardimiyla. Tesekkur ederim AlkislarMerci (applaudissements)
(Alkışlar) (Alkışlar)[מחיאות כפיים] [מחיאות כפיים]
(Alkışlar) (Alkışlar)(מחיאות כפיים) תודה לכם. (מחיאות כפיים)