İnsanın bir kardeşi olarak algılanır.Es reicht zu wissen, dass jemand ein Bruder ist.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeley vertritt die Ansicht, dass diese Rolle für Fachleute offensichtlich ist.
Örneğin, derinlik algısı için önemli olan binoküler görüş insan görüş alanının yalnızca 120 derecesini kapsar.Nachteilig ist jedoch, dass jedes Radarpanel nur einen Bereich von 120° überwachen kann.
SHA-3 algoritması, SHA-2’den türetilmemiştir.Das Heckwarnsystem Sirena-2 wurde nicht mit übernommen.
Yüz algılama işlevi şimdi iPad 2 üzerinde.Die App läuft auf dem iPad 2 und neuer.
Savaş ve Sevgi Insani olarak da algılanır.Die Fähigkeit zu lieben und geliebt zu werden gehört zum Wesen des Menschen.
Algoritma ile ilgili detaylı anlatımlar yapılmıştır.Eine Übersicht der Algorithmen findet sich in .
Odalardan biri konuk odası olarak algılanıyordu.Diese Räume dienten den Herrschaften zu Döhlen als Gästezimmer.
Çünkü dünyada ve imgesel algılarda; belirli paradigmaları oluşmuş bir iyilik veya kötülük algısı yoktur.Weder im Meer noch auf dem Land, Weder auf gutem noch auf schlechtem Boden.
Höyük ilk olarak Guillermo Algaze tarafından saptanmıştır.Der prominenteste hiervon ist der von Guillermo Algaze.
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.Politische Korruption ist in Mexiko auf verschiedenen Ebenen verbreitet.
Sabit tren algılama cihazları (GFM) artık gerekli değildir.Durch diese Neuerungen wurde der Bordnavigationsfunker (BNF) nicht mehr benötigt.
Dijital imza algoritması, ElGamal İmza Algoritması'nın bir varyantıdır.Maschinelles Lernen ist ein selbstadaptiver Algorithmus.
Bölme algoritması burada durduruldu.Der Altaraufsatz ist zerstört.
Aynı zamanda o algoritmanın nasıl uygulandığına ve kullanılan donanıma da bağlıdır.Außerdem wird der verwendete Algorithmus spezifiziert.
Duyarga kamçısının (flagellum) hareketlerini algılar.Auf den Säulen der Apsis ruhen gestelzte Bögen.
Mimari mekân, gözlemcinin algılayabileceği biçimde sınırlandırılmış uzay parçasıdır.Die Küstenlinie ist als Unterwasserpark gestaltet, den man tauchend erkunden kann.
Putperestlik olarak algılanır.Er gilt als verdauungsanregend.
Alg bu yapının içinde vejetatif olarak çoğalır.In der Industrie wird Hypalon vielseitig eingesetzt.
Elle muayenede kalbin kasılma dönemindeki üfürümle ilgili bir titreşim algılanır.LAH, LAHB) ist eine Störung der Erregungsleitung im Herzen.
Bununla beraber, o gün yayılan olaylar “de facto devrim” olarak algılanabilirdi.Deshalb werden diese Ereignisse heute auch als die „singende Revolution“ bezeichnet.
Bu hareket genelde konuşanlar tarafından algılanmamaktadır.Sie wird jedoch in aller Regel von den Sprechern nicht wahrgenommen.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Cela met l'homme face à lui-même, sous son propre jugement et non sous celui d'une divinité.
IntelliJ IDEA, NetBeans ve RubyMine JSDoc yazımını otomatik olarak algılamaktadır.IntelliJ IDEA, NetBeans et RubyMine comprennent la syntaxe JSDoc.
Ancak bu ışınımın tamamı insan gözüyle algılanamaz.Toutes les fréquences de ce rayonnement ne sont pas visibles par l'œil humain.
Algonkin teriminin Malisetçe elakómkwik ( «they are our relatives/allies») kelimesinden geldiği iddia edilir.Le terme Algonquin dérive du malécite elakómkwik et signifie « Ce sont nos alliées / notre parenté ».
Simpsonlar, bu algıyı değiştirdi.Les Simpson ont modifié cette façon de voir.
Introduction to Algorithms, 2. basım.Introduction à l'algorithmique, Deuxième édition.
2003 Valparaíso Bölgesel Kültür Konseyi -Şiir- Poemas Transreales y Algunos Evangelios.Conseil Régional de Valparaiso. (poésie) 2005 : Poésies transréelles et quelques évangiles.
İçgözlemle sıralama 1997 yılında David Musser tarafından tasarlanmış bir sıralama algoritmasıdır.C'est une variante du tri rapide inventée par David Musser en 1997.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Ils débutent (ou se terminent) à l'extrémité d'un doigt (ou d'un orteil).
Bu konuşma aynı zamanda kısmen, Obama’nın 4 Haziran Kahire konuşmasına cevap olarak algılandı.Barack Obama le rappelle notamment dans son discours au Caire du 4 juin 2009.
Kök bulma algoritmalarının davranışları nümerik analizde incelenir.Les algorithmes de recherche des zéros d’une fonction sont étudiés en analyse numérique.
Bu bölge pozitif yüklenmis "perdeli boşluk" olarak algılanabilir.Cette région peut être traitée comme un trou chargé positivement.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Les protocoles à vecteur de distances s'appuient sur l'algorithme de Ford-Bellman.
Lastikteki hava basıncı izleyicisi basınç kaybını algılar ve sürücüyü uyarır.Dans le cas du pneu, un détecteur surveille la perte de pression d'air et avertit le conducteur.
Bakteriyel ve viral menenjitler bulaşıcıdır ama soğuk algınlığı ve gripteki kadar değil.Les méningites infectieuses sont contagieuses, bien que moins que le rhume ou la grippe.
Türkiye'de de eşcinsellik genel olarak normal dışı ve kabul edilemez olarak algılanmaktadır.Dans ce contexte, l'infidélité est considérée comme normale et acceptable.
Sabit bir algoritmadır.C'est un algorithme récursif.
Günümüzde kullanılmakta olan GSM ağı şifreleme algoritmaları, A5 algoritma ailesini kullanmaktadır.Le chiffrement des réseaux GSM fait partie de la famille des algorithmes A5.
Pad her yönden hareketleri algılama yeteneğine sahiptir.Les niveaux permettent des mouvements dans tous les sens.
İkinci olarak Algol, 1669 yılında Geminiano Montanari tarafından değişen olarak tanımlandı.Elle fut découverte en 1669 par Geminiano Montanari.
T algoritması TQBF i belirler.Supposons K algébriquement clos.
2005'te USM Alger takımıyla Cezayir Ligi'nde şampiyon oldu.Champion d'Algérie en 2005 avec l'USM Alger.
Savaş ve Sevgi Insani olarak da algılanır.En confiance et en amour je fais partie de l'humanité.
Pamuğun Arapça'daki ismi olan kutun ('al kutun') İngilizce'ye cotton, İspanyolca'ya algodón olarak geçmiştir.Coton et Coton (homonymie) En anglais, cotton signifie coton
Algonkin dillerindeki benzerleri arasında Lenapece təmahikan sayılabilir.On retrouve une distinction similaire dans les langues algonquiennes.
Bu yöntemin algoritması aşağıda verilmiştir.La description de cet algorithme est donnée ici.
Aşağıda Vikipedi'de bulunan algoritmaların listesi verilmiştir.Ne sont cités que des algorithmes présents sur Wikipédia.
Ayrıca şehirleşmeyi tembellik olarak algılamışlardır.Elles semblent prouver un souci urbanistique.
Farklı insanlar aynı nesneyi farklı algılar.Des personnes différentes n'ont pas le même jugement sur le même objet.
Bunlara ek olarak bir de pasif uzaktan algılama teknolojisi vardır.Certains d'entre eux utilisent une technologie passive, dépourvue d'électronique.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Cependant des arbres épais, violemment agités par l'orage, prirent feu par suite du frottement des branches.
Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes tarafından yazılmış bilim kurgu hikâyesi ve romanıdır.Des fleurs pour Algernon par Daniel Keyes.
Anavatana dönüş toprağa bağlı bir dönüş olarak algılandı.Ce retour au territoire se veut comme un retour à leurs racines.
İlk olarak yalnızca güneş varlığında algılama yaparlar, hava bulutlu ise algılama yapamazlar.Ils servent surtout la nuit, lorsque le soleil ne peut éclairer.
Güvenilirliği oldukça yüksek bir algoritmadır.L'algorithme est incrémental.
Soundex, İngilizce'deki keliemelerin teleffuz biçimlerine göre hazırlanmış bir fonetik algoritmadır.Soundex est un algorithme phonétique d'indexation de noms par leur prononciation en anglais britannique.
Türkiye'de dışarıda yemek yemek yanlış algılanıyor.La reconnaissance du génocide est hors de question en Turquie.
Renklerin algılanışı dış koşullara bağlı olarak değişir.Sa coloration varie selon les individus.