Ana içeriğe geç
Sözlük

alev ile cümle

alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gemi Ocak 1669’da kazayla alev alacak ve barut yüklü gemi havaya uçacaktır.В январе 1439 года в корабль ударила молния, что привело к пожару и гибели судна.
Alev Kılıç, 1946 Seyitgazi, Eskişehir doğumludur.М.: Молодая гвардия, 1966 Сердце — одинокий охотник.
Dizide bir bölümde gözükmüştür ve alevli ok fırlatabilir.Его можно увидеть сидящим на ступенях здания и курящим сигарету.
Makineli tüfek yerine alev makinesi takıldı.Огнемёт устанавливался вместо пулемёта.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.И опять, таким образом, все осталось в руках Страхова.
Şiiler ve Aleviler mezarı ziyaret etmeye başladılar.Чехи и словаки тоже посещали могилы.
Toz halindeki magnezyum kolayca tutuşur ve parlak bir alevle yanar.Магниевая стружка легко загорается от искр и быстро горит жарким пламенем.
2006 Türkmen Aleviler 2006 Yezidiler.Высота — 2006 м. Liechtenstein Tourismus.
12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir.12 Очи у Него как пламень огненный, и на голове Его много диадим.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.Зима — Цезарь пытается усмирить мятежи.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Спустя годы судьба снова сводит бывших влюблённых.
İtici yakıtı eritmek için asla açık alev kullanılmamalıdır.Нет необходимости в постоянном контроле инфузии.
Alevîler son yüzyıllarda ilk kez inanç bakımından bu kadar ciddi bir ayrışmaya tanık olmuşlardır.Измена впервые изведала твердость веры.
Bazı katkı maddeleri alevin rengini değiştirmek ya da duman üretmek için kullanılır.Некоторые вампиры умеют даже превращаться в туман или дым.
Alevi bektaşi köylerimizdendir.Пл происхождению из крестьян.
Paulikienler, aslında Hristiyan değil, ama Alevîler'dir.Номмо, кстати — не рыбы, а моллюски.
Katoliklerle Protestanlar arasındaki dini savaşların alevlenmesini sağlamıştır.Начались стычки между католиками и протестантами.
Denize akan petrol alev aldı.В результате катастрофы в море попало дизельное топливо с судна.
Alevin ısısı ise bu ikiliyi tüketir.Комбинация Огня с Холодом — исчезают оба.
Köy halkının gündelik yaşantısı Alevi geçmişinin etkilerini barındırmaktadır.Распределение населения края по возрастам имело свои особенности, связанные с его историей.
Abdullah bin Zübeyr, Alevilerden nefret ederdi.После этого случая Си Джей ненавидит всех ливийцев.
Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü.Свет пожара был виден на многие километры.
Saldırıda Alevi dedesi Halil Kaya öldü, 20 kişi yaralandı.Погиб сержант Омри Леви, восемь человек ранены.
Köy, inançsal olarak ise Alevi inançlarına mensuptur.Так или иначе, но им приходится нести ответственность за свои псевдоубеждения.
Deyişlerinde eski Türk kültürünü ve Alevi inancını yansıtır.Он объясняет это своей ирландской кровью и творческим характером.
Bu, bir mumun alevi gibidir.وهو يشبه فرضيًا اللباد.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.لكن اندلعت العديد من المناقشات .
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.سوريا المستقبل : أجل نحن ثورة وثوار..
Saf kristaller 2 MPa basıncın altında bir alevi sürdüremezler.والبلورات النقية لا تصمد أمام اللهب تحت ضغط أقل من 2 باسكال.
Alevilikte, Muhammed'in son Peygamber olduğu, Ali'nin ise Velîliği (İmâmlığı) esastır.ممن تتلمذ على يده: بديع الزمان فروزانفر ، و محمد تقي بهار.
4 Aralık - Hatay, Kırıkhan'da 8 kişilik bir Alevi ailesi, benzin dökülerek yakıldı.8 أكتوبر: حوالي 400 شجرة زيتون في قرية جالود وضعت على النار.
Kullanım esnasında alevlenir hale gelebilir.يمكن إستخدامه خلال الرضاعة.
Aşk Alev Aldı, Aslı Güngör'ün 2010 yılında çıkardığı ikinci albümüdür.واصلت سوزان نجاحها من خلال اطلاق ألبوم ثاني اسمه الهدية في عام 2010.
"Işığıyla aydınlatan tek kilise, alevler içinde yanan kilisedir".لقد مررن صناديق من المربعات مع صورة كنيسة محترقة وعنوانها" الكنيسة الوحيدة التي تجلب النور هو الذي يحترق.
R13: Kolay alevlenebilir sıvılaştırılmış gaz.R30: قد يصبح سريع الاشتعال عند الاستخدام.
Türk nüfus içinde Alevilerin oranı gayri resmi rakamlara göre %18-20 arası, resmi rakamlara göre %13'tür.قدّرت نسبة المسيحيين في تركيا في بداية القرن العشرين بين 18%-33% وذلك بحسب مصادر مختلفة.
Çok az sayıda Alevi Türkmen bulunmaktadır.ومعه عدد من الرماة السنغاليين.
Bu sırada Charlie ortaya çıkar ve oteli alevler sarar.Charlie aparece, e o hotel está envolto em chamas.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Após a corrida, eles finalmente se re-uniram.
1640 yılında tekrar bağımsız olmak için başlayan ayaklanma ilk olarak Lizbon’da alevlenmiştir.É entretanto em Lisboa, em 1640, que terá lugar a principal revolta na Restauração da Independência.
(2002), Alevi Kimliğiyle Yaşamak.(2002) Artilharia poder especial.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.Raisman continuou trinando por todo o inverno.
"Evanescence yeni bir tartışmayı alevlendiriyor".«Nomeação de primeira-dama gera nova polêmica».
Bilim insanları, alkol alevlerine tuz eklendiğinde rengin farklı desenlerinin emisyonunu gözlemlemişlerdir.Cientistas observada a emissão de padrões distintos de cor quando os sais foram adicionados a álcool chamas.
Alevi-Bektaşi kültürü egemendir.Também são importantes as contribuições da cultura afro-argentina.
Bektaşilik ve Alevilik düşünce yapıları halk nezdinde tutulmuştur.O clima de vigília e homenagens tomaram conta da cidade.
R13: Kolay alevlenebilir sıvılaştırılmış gaz.R11: Facilmente inflamável.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Várias disputas ainda estavam em aberto.
Sonra alevler arasında bir yabancı belirir.Um estrangeiro com um corpo de fogo.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.Sua cor é vermelha e seu atributo é fogo.
Alevli silahlar belli bir süre ateş içinde bırakılabilir.A polícia pode inspecionar armas de fogo a qualquer momento.
Alev Alatlı- Nisan 2015Infopedia - Abril 2012
Alev makinesi, kullanıcı için psikolojik, ona maruz kalan kişi için fiziksel olarak son derece acı vericidir.O seu uso intravenoso é certamente muito mais degradante para a saúde física e mental do seu utilizador.
Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü.A explosão foi ouvida a mais de 150 quilômetros de distância.
Nüfusun tamamı alevi inancına sahiptir.O Wikcionário tem o verbete Fé.
Incendio: Asanın hedefini alevler içinde bırakır.Seu ataque deixa os inimigos em chamas.
Katoliklerle Protestanlar arasındaki dini savaşların alevlenmesini sağlamıştır.Teve boa acolhida entre católicos e protestantes.
Bu nedenledir ki, Anadolu Alevîliği ile Câferiyye Şiîliği'nden i'tikadî yönden ayrılmaktadırlar.Estes são queimados em uma fogueira por terem tocado o seu patrão, enquanto este se banhava.
Holü yavaş yavaş alevler sarmaya başlar.O Fogo terminou lentamente finalizando com orações.
Tartışmaların alevlenmesi üzerine Michael, açıklama yapmak zorunda kaldı.Embora envergonhado pela tarefa, Michael fingiu prazer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod