alev alev ile cümle
alev alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Varacakları yer cehennemdir. Ateş her dindikçe, onlara çılgın alevi artırırız.Their abode is Hell; whenever it abates, We intensify the blaze for them.
Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.Their abode is Hell; whenever it abates, We intensify the blaze for them.
Böylesine, çılgın alevli cehennem yeter.Hell is a sufficient Inferno.
O iman etmeyenlere cehennem alevi yeter.Hell is a sufficient Inferno.
Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.
Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.
Hem onlara alevli ateş hazırladık. [37,5-6]We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.
Soğudukça alevlerini arttırırızEvery time its Fire subsides, We will intensify for them its flame.
Onlara alevli ateş azabını hazırladık.We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.
Böylece, günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Ama şu anda kim dinlemeye kalksa kendisini gözetleyen bir alev/ışık bulur."But he who listeneth now findeth a flame in wait for him;
Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."But he who listeneth now findeth a flame in wait for him;
Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık. Hem onlara alevli ateş hazırladık.With these torches We have stoned the devils and We have prepared for them the torment of hell.
X AleviNameXFlame
Alev halkasıFlames ring
Alev dünyasıFlames world
Mega alevlerMega flares
Bejan Matur 1968'de Alevi-Kürt bir ailenin kızı olarak Maraş'ta dünyaya geldi.A mother at her son's grave.
Rus Gösteri Sanatçısı Federal Güvenlik Merkezini Aleve Verdikten Sonra Gözaltına AlındıRussian Performance Artist Detained for Setting Fire to Federal Security Service HQ · Global Voices
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.The Facebook post sparked public outrage against the organizers of the chess tournament.
Gücün yanlış zamanda, yanlış ellerdeki insanlarda bulunması öfkeyi alevlendirebilir.Power at the wrong time, in the hands of the wrong people can ignite waves of rage.
Bir Öğrencinin İntiharı Afganistan Yüksek Öğretim Sisteminde Reform İstemlerini AlevlendiriyorA Student's Suicide Prompts Demands for Higher Education Reform in Afghanistan · Global Voices
Medya patronuna verilen hapis cezası Makedonya'da tartışmaları alevlendirdiMedia mogul's sentence renews debate in Macedonia
Kosova ilerleme raporu siyasi tartışmaları alevlendirdiKosovo progress report stirs political fight
Olayların alevlenmesi, KFOR askerlerinin müdahalesiyle önlenebildi.However, the arrival of KFOR troops prevented the incident from escalating.
Öte yandan olay, Moldova'da güvenlikle ilgili on yıllardır süren bir tartışmayı da alevlendirdi.Meanwhile, the incident has revived a decades-old debate over security in Moldova.
Bütün bir mahalleyi alevler içinde seyrederken, korkmuştum." diyor.Watching a whole neighbourhood aflame, I was scared," says Kostic.
Geçtiğimiz yaz, küresel mali krizin etkileri ile ilgili tartışmalar alevlendi.This past summer, the debate over the impact of the global financial crisis heated up.
Ali Star Grimason, müşteriler arasında çıkan tartışma alevlendiği sırada bebek arabasında uyuyordu.Alistair Grimason was asleep in his pram when an argument between customers turned violent.
Ardından itfaiye ilk iki katı sarmış olan alevleri söndürdü.Firefighters then extinguished the blaze, which had engulfed the first two stories.
Karar, hiçbir zaman unutulmamış bir skandalla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi.The ruling has reignited debate over what had become an all-but-forgotten scandal.
Fakat diğer taraftaki Sırpların "Sırbistan, Sırbistan" şeklinde slogan atmasıyla durum alevlendi.But the situation escalated further, with Serbs on the other side chanting "Serbia, Serbia".
'Yunanistan Şehidinin" sokaktaki intiharı tasarruf tedbirlerine karşı öfkeyi alevlendirdiThe public suicide of a 'Martyr for Greece' fuels anti-austerity rage
Arnavutluk-Kosova antlaşması eski kuşkuları alevlendirdiAlbania-Kosovo agreement rekindles old suspicions
Türkiye'de Aleviler daha iyi bir anlaşma istiyorlarTurkey's Alevis seek a better deal
Aleviler gerçek rakamın çok daha yüksek olduğunu söylüyorlar.Alevis say the actual number was much higher.
Ancak çok sayıdaki farklı Alevi grubu bunun nasıl yapılacağı konusunda uzlaşamıyor.However, the plethora of different Alevi groups do not agree on the correct way to go about this.
Bazı gruplar hükümetin Alevileri resmi bir azınlık grubu olarak tanımasını talep ediyor.Some groups demand that the government recognise Alevis as an official minority group.
Altun, "Alevilerin azınlık olarak sınıflandırılması hepimiz için bir şans olur." dedi."[Alevis] being classified as minorities would be a chance for all of us," Altun said.
Ona göre Türkiye'deki Alevi kültürünün geleceği daha önemli bir sorun.Of more concern to her was the future of the Alevi culture in Turkey.
Konserdeki protestolar, Kürt meselesine dair tartışmaları alevlendirdiProtests at concert spark debate over Kurdish issue
Alevler şimdilik sönse de, Yunanlılar tekrar körüklenebileceğinden endişeliThe flames are out -- for now -- but Greeks worry they could be fanned again
Doboj'daki mayın olayları güvenlik tartışmalarını alevlendirdiDoboj mine incidents fuel safety debate
Bugün bu Kürt çocukları, fakat yarın Aleviler veya Sünniler olabilir."Today it could be Kurdish children, but tomorrow it could be Alevis or Sunnis."
Yetkililer, alevlerin Yunanistan topraklarının yarıdan fazlasını etkilediğini söylüyorlar.Fires have affected more than half of Greece's territory, officials say.
Yetkililer, Yunan topraklarının yarısından fazlasının alevler içinde olduğunu söylüyorlar.Fires are burning across more than half of Greece's territory, officials say.
Güçlü rüzgarların körüklediği alevler, halkı evlerinde veya yolda kapana kıstırdı.Fanned by strong winds, the blaze trapped residents in their homes or on the road.
En çok zarara uğrayan Zacharo kasabasında 30 kişi hayatını kaybetti ve alevler hala yanıyor.The village of Zacharo suffered the most, with 30 dead and the fires still raging.
20 Ekim Perşembe günü yaşanan bir olay bu korkuları alevlendirdi.An incident Thursday (October 20th) has stoked those fears.
Ekip yangın duvarını ararken alevler etraflarını sardı.While searching for the firewall, the team became encircled.
"Alevlerin hızla yaklaştığını gördük."We saw the flames approaching quickly.
Türkiye'deki Reformlar, Kürtçe İsim Sorununu AlevlendirdiTurkey's Reforms Revive Kurdish Name Issue
Tasarı, Hırvat-Sloven Toprak Sorununu Yeniden AlevlendirdiBill Rekindles Croatian-Slovenian Territorial Dispute
Bildirildiğine göre durum son derece çirkinleşti ve alevlendi.The situation reportedly became very ugly and heated.
PKK'lıların ölümleri de Kürt milliyetçiliğini alevlendiriyor. [Reuters]PKK deaths have also flamed Kurdish nationalist sentiment. [Reuters]
Enkazdan çıkan alevler arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırdı.The debris sparked fires, which hindered the work of rescue and salvage crews.
Buradaki itfaiyeciler on günden uzun süredir alevleri konrol altına almaya çalışıyorlar.Firefighters there have been trying to gain control of the flames for more than ten days.
Yunanistan ve Makedonya arasında süregelen tartışmalar Aralık ayı sonunda alevlendi.The end of December saw the ongoing quarrel between Greece and Macedonia flare up again.
Yunanistan'da alevler kontrol altına alındı ama eleştiriler değilFires contained in Greece, but not the criticism
Yunanistan'da onlarca orman alevlerden kül oldu. [Getty Images]Scores of Greek forests were left charred by the flames. [Getty Images]