alev alev ile cümle

alev alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Várias disputas ainda estavam em aberto.
Sonra alevler arasında bir yabancı belirir.Um estrangeiro com um corpo de fogo.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.Sua cor é vermelha e seu atributo é fogo.
Alevli silahlar belli bir süre ateş içinde bırakılabilir.A polícia pode inspecionar armas de fogo a qualquer momento.
Alev Alatlı- Nisan 2015Infopedia - Abril 2012
P283 Ateş/alev dayanıklı/geciktirici kıyafet giyin.S36/37: Usar luvas e vestuário de protecção adequados.
Alev makinesi, kullanıcı için psikolojik, ona maruz kalan kişi için fiziksel olarak son derece acı vericidir.O seu uso intravenoso é certamente muito mais degradante para a saúde física e mental do seu utilizador.
Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü.A explosão foi ouvida a mais de 150 quilômetros de distância.
Nüfusun tamamı alevi inancına sahiptir.O Wikcionário tem o verbete Fé.
Incendio: Asanın hedefini alevler içinde bırakır.Seu ataque deixa os inimigos em chamas.
Katoliklerle Protestanlar arasındaki dini savaşların alevlenmesini sağlamıştır.Teve boa acolhida entre católicos e protestantes.
Bu nedenledir ki, Anadolu Alevîliği ile Câferiyye Şiîliği'nden i'tikadî yönden ayrılmaktadırlar.Estes são queimados em uma fogueira por terem tocado o seu patrão, enquanto este se banhava.
Holü yavaş yavaş alevler sarmaya başlar.O Fogo terminou lentamente finalizando com orações.
Tartışmaların alevlenmesi üzerine Michael, açıklama yapmak zorunda kaldı.Embora envergonhado pela tarefa, Michael fingiu prazer.
Saf kristaller 2 MPa basıncın altında bir alevi sürdüremezler.Cristais puros não podem sustentar uma chama a pressões abaixo de 20 bar (2 MPa).
Tapınak alev alev yanmaya başlar.Após isso, o Templo é incendiado.
Kitaplarında Anadolu Aleviliğinin dünü-bugünü ve yarınını konu eder.Dicionário mulheres de Alagoas ontem e hoje.
Beldede Alevilik yaygındır.Cada seqüência aleatória é Normal.
Senin çöp kutun alevler içinde yanıyor.Sua lata de lixo está em chamas.
Tom! Araba alevler içinde.Tom! O carro está pegando fogo!
Biz ise, kıyameti inkâr edenler için alevli bir ateş hazırladık.De Koran maakt duidelijk dat zij door hun afwijzing en ongeloof naar de hel zullen gaan.
İnanç olarak köy dağıtılmadan önceki çoğunluğu Alevi dir ve Kureşan aşiretindendir.Het grootste deel van het vroegere Vleuten-De Meern behoort nu tot de Utrechtse wijk Vleuten-De Meern.
Uzakta Walhalla alevler içinde yanmaktadır.In de verte gaat Walhalla ook in vlammen op.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954 - De Doemberg spuwt weer vuur.
Alevilikte, Muhammed'in son Peygamber olduğu, Ali'nin ise Velîliği (İmâmlığı) esastır.Medina (مدينة) stad; al-Medinat-un-Nabi betekent de stad van de Profeet.
Gözleri alev saçar.Zijn ogen kunnen dienstdoen als koplampen.
Kısa mavi renkli bir alevle yanar.In een vlam brandt het met een groenblauwe kleur.
Onlardan biri dış görünüş itibarıyla beyaz bir sudur, diğeri alevlenmiş bir ateştir.Een daarvan is de kikker aan een stok te prikken en deze dan boven het vuur te houden.
Köprünün adı, Türkiye'de yaşayan Alevilerin tepkilerine yol açtı.Dit leidde tot protesten van de alevieten in Turkije.
Köy halkı, Alevi Zazalardan oluşmaktadır.Als habitat werden voor hen poelen gegraven.
Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü.Men hoorde de explosie tot op zo'n 5.000 km afstand.
Mum buharının yanmasıyla da alev oluşur.Je kunt er ook een kaarsje branden.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Ook werd hij talloze malen verhoord.
Alev ve alınmış (gözleri alınmış) anlamları içerir.Destijds gespeld als Buysinghen en Eysinghen.
İçinden bir ateş yükselirken, bazense alevin içinde bir kafa şeklinde resmedildi.Hij was de uitvinder van het vuur toen hij de hemels ronddraaide als vuurboor.
Çıranın ateşlenmesi: İlk alev ile önce çıra ateşlenir.De (jute) meelzak wordt eerst schoongemaakt met een zakkenklopper.
R13: Kolay alevlenebilir sıvılaştırılmış gaz.R 13: Ontvlambaar, samengeperst gas.
Takip eden çatışmada ağır topçu saldırıları üzerine Yeniçeri kışlaları alev almıştır.Het fort is tijdens de belegering van zware artillerieaanvallen gespaard gebleven.
Tamamı Alevilik inancına sahiptir.Hij belijdt de alevitische godsdienst.
Tekne alev alır.De boot gaat in vlammen op.
Bir anda, makineyi alev aldı.Met die machine viel hij uit.
Böylece alevin yanması sürekli olur.Daarvoor brandt het eeuwig licht.
Bu sırada Charlie ortaya çıkar ve oteli alevler sarar.Deze actie loopt storm en binnen de kortste keren zit het hotel bomvol.
1986'dan sonra Alevi örgütlülüğü alanında çalışmalar yaptı.Vanaf 1986 werkte ze meer achter de schermen bij de EO.
Gelenek ve görenekler Alevi gelenek görenekleridir.Soberheid en routine lijken sleutelwoorden.
Kübra ve Alev - iki kız.Zwaarden en een dolk, twee pieken.
Rekabet bir de bu şekliyle alevlenmişti.Dat bleek in de race ook zo te zijn.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Nadien is de bekercompetitie voor beloften weer in ere hersteld.
Köy nüfusunun çoğunluğu Türk Alevileridir.De meeste dorpelingen zijn etnische Russen.
Rivayete göre köyde önceleri sadece Aleviler yaşamaktaymış.Zoals de naam al zegt wonen er in de staat hoofdzakelijk Tamils.
Kullanım esnasında alevlenir hale gelebilir.Het kan bij verstopping gebruikt worden.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Diverse malen konden brandweervoertuigen ternauwernood van de vlammen gered worden.
Bunlar özellikle Almanya’da feminist teorinin tartışmalarının alevlenmesine sebep olmuştur.Zij wilden hiermee bezwaar maken tegen de invloed van de opkomende feministische theologie in de kerk.
Alevli silahlar belli bir süre ateş içinde bırakılabilir.Tijdens gevechten met vuurwapens kan er sprake zijn van een vuurpauze.
Alevlere dikkat edin!Pas op voor die vlammen!
Daha sonra Hormek/Xormekan aşiretine mensup Alevi Zazalar yerleşmiştir.Kiedyś wydobywano tam glinę (pacyna - gruda zeschniętej ziemi lub gliny).
Kübra ve Alev - iki kız.Lusia i Staś – dwa szczeniaki.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Po naprawieniu bandy wznowiono rywalizację.
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.2009: Wiara ze słuchania.
BT-5 alev makinesi takılı - (prototip).BT-5 z miotaczem ognia – kilka prototypów.

İlgili Sayfalar