Ana içeriğe geç
Sözlük

aletleri ile cümle

aletleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu tabakalarda da Neolitik Çağ’ın yontma taş aletlerinin bulunması bir karışıklık yaratmaktadır.爆縮過程でどのようにしてこのようなビームが作られるかはいまだに謎のままである。
Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.诺斯罗普用纸飞机来做模拟测试来发现真实飞机的飞行机理。
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.在整個阿波羅任務中,許多科學儀器被建置在月球表面。
Kopenhag yorumu, mikroevrensel kuantum sistemleri ve makroevrensel ölçüm aletlerini ayırır.哥本哈根詮釋:要區分清楚微觀系統和宏觀系統。
Müzik aletleri arasında en ince ses piyanonun ince do sesidir.A0是鋼琴鍵盤上最低的音。
Bu aletlerin çalışırlarken gösterilmeleri filmin dramatik etkisini güçlendirmekte de kullanılmıştır.톰에대한 관객들의 이해를 높이는 한편, 영화의 비극성을 더해주는 장치로 기능한다.
Ama burada sadece elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılan ölçü aletlerinden bahsedilecektir.Cent는 전기 및 전화료 청구서에만 등장하는 단어이다.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.음악에서 샘플링은 음악의 일부 구간을 잘라 사용하는 것을 의미한다.
Müzik aletlerinde bunu çok net görebiliriz.אני שומע בבירור את כלי הנגינה.
Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.נורתרופ השתמש במטוסי נייר לניסויים כדי שיוכל לגלות רעיונות ליישום במטוסים אמיתיים.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.תזמור: הדרך שבה הצלילים שביצירה מוזיקלית מחולקים בין כלי הנגינה השונים.
Automailın bazı formları balistik aletler veya diğer gelişmiş aletleri içerir.חלק מן האוטומיילים כוללים בנוסף כלי נשק בליסטי או מכשור כלשהו.
Daha sonraları bu aletlerin yapımında bakır kullanıldı.מאז נבנו שחזורים של כלי אלה.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."חלק ממעפילי "הגנה" מתרווחים בתורנות על סיפון האונייה.
Yongalar, toplam taş aletlerin % 47'si kadardır.אטומאנרגופרום היא בבעלות ממשלתית 100%.
Kemik aletlerin çoğunluğu spatulalardır.מרבית העצמות היו שרופות.
Değinakların diğer gruplara göre çok ve daha özel balıkçılık aletleri vardır.Тя е толкова много, че по тях са поставени специални риболовни съоръжения.
Köy tarım aletleri bakımından oldukça iyi durumdadır.Землището на селото има отлични условия за земеделие с хубавите си почви.
Müzik aletlerinde bunu çok net görebiliriz.Този ефект се среща при музикалните инструменти.
Klavyeli müzik aletleri ise başlıca org, klavsen ve piyanodur.Сред най-ранните клавишни инструменти са органът, клавикордът и клавесинът.
Babası Charles-Joseph Sax da bir müzik aletleri yapımcısıydı.Jeho otec Charles-Joseph Sax bol tiež návrhár hudobných nástrojov.
Köprü ağır kuşatma aletlerinin geçmesine izin vermiyordu.Stroj bol príliš ťažký na to, aby prešiel cez mosty.
Müzik aletlerini de alarak eski bir otobüsle Corpus Christi, Teksas'a taşındılar.Z glasbeno opremo na starem avtobusu so se preselili v Corpus Christi, Teksas.
Babası Charles-Joseph Sax da bir müzik aletleri yapımcısıydı.Tako kot njegov oče, Charles-Joseph Sax, je bil tudi Adolphe izdelovalec glasbil.
1881'de ateş kullanarak cerrahi aletlerin sterilize edilmesini teşvik etti.Leta 1881 je začel spodbujati sterilizacijo kirurški pripomočkov s segrevanjem.
İlk müzik aletleri flüt ve arptı.Med prvimi glasbenimi instrumenti so bile flavte in harfe.
Namluların yana dönüş tertibatları nişan aletleri takılmaya başlandı.Tako so se tudi z zaprašenih podstrešij začeli vračati pozabljeni inštrumenti.
Müzik aletlerinde bunu çok net görebiliriz.Šis efektas labiausiai pastebimas muzikos instrumentuose.
Klavyeli çalgılar, bir klavye kullanarak çalınan müzik aletleridir.Klavišinis instrumentas – muzikos instrumentas, kuriuo grojama naudojant klaviatūrą.
Automailın bazı formları balistik aletler veya diğer gelişmiş aletleri içerir.Kai kurie automail‘ai turi balistinius įtaisus arba kitokius priedus.
Şirket dünyanın ikinci büyük ev aletleri üreticisidir.Šis koncernas yra antras pagal dydį telekomunikacijos įrangos gamintojas pasaulyje.
Daha sonra ilginç müzik aletleri yaratıyorlar.Lisaks on loonud huvitavaid muusikapalu.
Albümlerinde duyulan tüm müzik aletlerini kendileri kullanmaktadırlar.Tomi tegi kõikidele muusikavideos osalejatele ise kostüümid.
Ele geçen tüm yontmataş aletlerin % 99'luk kısmı obsidiyen aletlerdir.95% jälgitavatest orbiidil olevatest objektidest on prügi .
Klavyeli çalgılar, bir klavye kullanarak çalınan müzik aletleridir.Klahvpillid on muusikainstrumendid, mida mängitakse klaviatuuri ehk klahvistiku abil.
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.Kant ei ole lihtsalt veel öelnud, mis need eesmärgid on.
Orta Çağ'da tarımdaki hemen hemen her işlem el aletleriyle yapılıyordu.Keskajal raviti taimega peaaegu kõike.
Mutfak aletlerinin çoğu emaye kaplamalıdır.Enamus aparatuurist on salastatud.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.Du har gått bra in i gänget, och vi gillar dig alla. Det är fan vad stan är snygg.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.Du passt gut zu uns, wir mögen dich alle.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.Encajas muy bien en el equipo y a todos nos gustas.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.Sei simpatico a tutti e conosci bene il mestiere.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.Zapadl jsi dobře, všichni tě máme rádi.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.Ταιριάζεις στην ομάδα. Σε συμπαθούμε.
Aletlerimi alayım.Haen välineeni.
Aletlerimi alayım.Jag ska hämta min väska.
Aletlerimi alayım.Jeg henter min taske.
Aletlerimi alayım.Przyniosę narzędzia.
Aletlerimi alayım.Vado a prendere gli strumenti.
Aletlerimi alayım.Vou buscar os instrumentos.
Aletlerimi alayım.Voy a buscar mi instrumental.
Aletlerimi alayım.Θα φέρω τα εργαλεία μου.
Aletlerimi alayım.Я возьму инструменты.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.Egyedüli eszközökként egy magasságmérőt és órát használok.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.I miei unici strumenti sono un altimetro e il tempo.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.Jedyne przyrządy to wysokościomierz i zegarek.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.계기는 고도계와 시계 뿐입니다.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.Los únicos instrumentos son un altímetro y un reloj.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.Meine einzigen Instrumente sind Höhenmesser und Zeit.
Aletlerim sadece irtifa ölçer ve saat.Mes seuls instruments sont un altimètre et un chrono.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod