1655 - Bartolomeo Cristofori, İtalyan müzik aletleri yapımcısı ve piyanonun mucidi (ö.1722) 1655: Bartolomeo Cristofori, producător italian de instrumente muzicale, inventatorul pianului (d.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."Toată partea din față a vasului a trebuit să fie înlocuită.
Süke ve Şüke sözcükleri ise keskin aletleri ifade etmekte kullanılır.Se folosesc mâinile și picioarele (tălpile) pentru acționarea instrumentelor componente.
Şirket dünyanın ikinci büyük ev aletleri üreticisidir.Compania este al doilea mare producător de electrocasnice din Europa.
Daha sonra ilginç müzik aletleri yaratıyorlar.Apar câteva noi piese de muzică ușoară.
Orta Çağ'da tarımdaki hemen hemen her işlem el aletleriyle yapılıyordu.A gazdaságban minden munkafolyamat szinte kézi erőt igényelt.
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.Senki nem tudta, hogy mik ezek a gépek.
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.A nagymester azonnal megkezdte a felkészülést az ostromra.
Ölçü aletlerinde özel transformatörler kullanılır.Transzformátorok mérésekor használják.
Tarım da modern tarım aletleri kullanılmaktadır.Mezőgazdaság: az angol farmok korszerű termelési eszközöket alkalmaznak.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."A hajókon található gőzkatapultokat is módosították.
Babası Charles-Joseph Sax da bir müzik aletleri yapımcısıydı.Myös hänen isänsä Charles-Joseph Sax suunnitteli soittimia.
SwissTool Victorinox'un Leatherman stili çoklu aletleri versiyonundadır.Swiss Tool Victorinoxin vastaus Leathermanin monitoimityökalulle.
Her görev için kızlara casus aletleri oluşturmaktadır.Hän jakaa tytöille kaikki tarvittavat vakoilulaitteet.
Bıçakçılık gibi kesme aletlerini belirli bir süre yapmışlardır.He valmistivat aikakaudelle tyypillisiä metalliesineitä, kuten käyriä veitsiä.
Grubun kullandığı bütün müzik aletlerini bizzat kendisi yapmaktadır.Musiikissa käytetään paljolti yhtyeen jäsenten itse rakentamia instrumentteja.
İnsansı robotlar birçok bilim dalında araştırma aletleri olarak kullanılmaktadırlar.Raketin lasteina tulee olemaan pääosin tieteellisiä tutkimussatelliitteja.
Müzik aletlerinde bas, düşük perdeli aralıkta sesler üretmeyi sağlayan çalgıları açıklar.Musiikin tarkoituksena on tarjota pieniä hengähdystaukoja puheen lomaan.
Bu nedenle de tek çaresi bu aletleri kendisinin yapmasıydı.Μάλιστα, μπορεί να είχε παίξει αυτά τα σόλο ο ίδιος.
Onlar askeri ve hem de tarım aletleri ile donatılmış edilmişlerdi.Τους εφοδίασε με σπόρους και γεωργικά εργαλεία.
De'Longhi S.p.A, İtalya merkezli bir küçük ev aletleri üreticisidir.Η De'Longhi S.p.A είναι Ιταλική κατασκευάστρια εταιρεία με έδρα το Τρεβίζο της Ιταλίας.
İsmi yalnızca aletlerinin üstünde yazar.Είναι ο μόνος που στα έγγραφά της αποκαλείται με το όνομά του.
Bosch-Siemens Hausgeraete GmbH 1967'de kuruldu (ev aletleri).Το 1976 αγοράστηκε από την Bosch-Siemens Hausgeräte GmbH.
Kendilerine verilen sihirli çalgı aletleri sayesinde karşılaştıkları tehlikelerden kurtulurlar.Γεννούνταν από θεότητες, που τους περνούσαν τις μαγικές τους ικανότητες.
Tarım da modern tarım aletleri kullanılmaktadır.Η γεωργία και η κτηνοτροφία γίνονται με σύγχρονα επιστημονικά μέσα.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Alle de landende Apollo-missioner installerede videnskabelige instrumenter på måneoverfladen.
Babası Charles-Joseph Sax da bir müzik aletleri yapımcısıydı.Hans far, Charles Joseph Sax, var også instrumentmaker.
Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.Northrop brukte papirfly som modeller for sine ideer om ekte fly.
Kendini kendi elleriyle yaptığı ev aletleriyle yapılmış zırhıyla korumaya çalışmaktadır.Familien blir derfor tvunget til å beskytte seg med de våpen som fins i huset.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Temperaturen må også måles, siden den påvirker kalibreringen av disse sensoarene.
Çünkü bu nano aletlerin özel düzenlenmiş nanofabrikalarda üretilmesi gerekmektedir.Disse stoffene blir produsert av organismen i spesielle kjertler.
1881'de ateş kullanarak cerrahi aletlerin sterilize edilmesini teşvik etti.Ozon ble i 1856 brukt til sterilisering av operasjonsutstyr.
Orta Çağ'da tarımdaki hemen hemen her işlem el aletleriyle yapılıyordu.All matlagning i middelalderen skjedde med hjelp av ild.
İnsansı robotlar birçok bilim dalında araştırma aletleri olarak kullanılmaktadırlar.Robot humanoid digunakan sebagai alat riset pada beberapa area ilmu pengetahuan.
Bu nedenle de tek çaresi bu aletleri kendisinin yapmasıydı.Satu-satunya cara adalah menangani sendiri masalah ini.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Sejumlah instrumen ilmiah dipasang di permukaan Bulan selama misi pendaratan Apollo.
Uzaktan kumandalı aletlerin engellenmesi.Sebagai alat komunikasi pengontrol jarak jauh.
Müzik aletlerine olan ilgisi curadan sonra bağlama öğrenmeye başlamasıyla devam eder.Untuk dapat bertahan, media-media musik mulai memfokuskan kontennya.
Müzik aletlerini de alarak eski bir otobüsle Corpus Christi, Teksas'a taşındılar.Mang theo nhạc cụ trên một chiếc xe buýt cũ kỹ, họ chuyển tới Corpus Christi, Texas.
MIDI-out yeteneği eksikliği harici MIDI aletlerinin kullanımını sınırlar.Việc thiếu khả năng MIDI-out hạn chế việc sử dụng các thiết bị MIDI bên ngoài.
Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.Northrop đã sử dụng máy bay giấy để thử những quan niệm về bay máy bay thật.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Các gói phương tiện kỹ thuật đã được đặt trên bề mặt Mặt Trăng trong mọi phi vụ Apollo.
Grubun kullandığı bütün müzik aletlerini bizzat kendisi yapmaktadır.Toàn bộ các khâu sản xuất thực sự đều do chính tay các thành viên ban nhạc thực hiện.
Şirket dünyanın ikinci büyük ev aletleri üreticisidir.Công ty là nhà sản xuất thiết bị xây dựng lớn nhất thế giới.
Ormanın zeminini çoğunlukla volkanik kayalar oluşturur ve kürek gibi el aletleriyle kazmak zordur.Tầng rừng cấu tạo chủ yếu từ đá núi lửa, khá khó để đâm thủng bằng những dụng cụ cầm tay như xẻng hoặc cuốc.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Âm sắc giúp phân biệt làm những loại nhạc cụ khác nhau.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.座右の銘は「大地から星への道はなめらかならず」。
Dördüncü günde kolunu kemikten kesmesi gerektiğini fakat elindeki aletlerin buna yetmeyeceğini fark etti.4日目の時点で腕を引き離すには腕の骨を折らなければいけないことに気がついたが、彼が持っていた道具では骨を折るのに不十分であった。
Birim 8200 ilkel dış fazlalık Amerikan askeri aletlerini kullanarak 1952 yılında kurulmuştur.8200部隊は、1952年にアメリカ合衆国の軍事備品の放出品を使って設置された。
Hâlâ da başka müzik aletleri eklenmektedir.また一部音楽ゲームも盛り込まれている。
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."甲板側の防御鋼板を一部変更。
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.変奏曲のそれぞれの変奏に、オーケストラで使用されるさまざまな楽器の独奏を配置する、という形式をとる。
İki yıl sonra, Kazak Halk Müzik Aletleri Orkestrası kurulmuştur.2年後にはカザフ民族楽器交響楽団が設立された。
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.この頃、哨戒機東海配備。
Yaplılar, balina dişi ve deniz kabuklarından aletleriyle taşı kesip şekillendiriyorlardı.彼女は石や鯨の骨を使って海底に家を造った。
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.この物体が何であるかは、パルニア氏のみが知っている。
Bu tür ölçü aletlerine analog ölçü aleti denilir.そのようなツールをCASEツールと呼ぶ。
Kendilerine verilen sihirli çalgı aletleri sayesinde karşılaştıkları tehlikelerden kurtulurlar.魔道具 付与魔法によって魔法の力が込められた道具。
Mike teknolojik aletleri çok seven bir çocuktur.ラジボーは機械いじりが大好きな男の子。
Bu konserde elektronik müzik aletlerindeki imzalarından olan Lazer arp ilk defa görüldü.山下の楽曲がPCの音楽配信サービスにて配信されたのは、今回が初めて。