Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Abbiamo degli strumenti sull'aereo che riescono a monitorare, ogni tre minuti, l'atmosfera di Marte.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.A repülőgépen levő mérőműszerek hárompercenként vesznek majd mintát a marsi légkörből.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Chúng tôi sẽ có các thiết bị trên con tàu này xử lý mẫu khí quyển trên sao Hỏa 3 phút một lần.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Il y aura des instruments à bord de l'avion qui testeront l'atmosphère de Mars toutes les 3 minutes.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Kami memiliki peralatan di atas pesawat yang akan mengambil contoh atmosfer di Mars setiap tiga menit
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Tendremos instrumentos a bordo del avión que recogerán muestras, cada tres minutos, de la atmósfera de Marte.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Vom avea instrumente la bordul avionului care vor lua mostre din atmosfera marțiană tot la 3 minute.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.Θα έχουμε όργανα πάνω στο αεροπλάνο που θα λαμβάνουν δείγματα, κάθε τρία λεπτά, από την ατμόσφαιρα του Άρη.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.На борту будут инструменты, позволяющие забирать образцы атмосферы Марса каждые три минуты.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.יש לנו מיכשור על גבי המטוס הוא ידגום, כל שלוש דקות את האטמוספירה של מאדים.
Uçakta Mars atmosferinden üç dakikada bir ölçüm alacak aletler olacak.وسوف يكون على متن تلك الطائرة معدات يمكنها فحص وقياس كل 3 دقائق الغلاف الجوي لكوكب المريخ
Ve atalarımızın aletleri böyle duylara sokarak inanılmaz salakça davranmış olduklarını düşünebilirsiniz.I możecie sobie pomyśleć, że to było głupie ze strony naszych przodków aby wkręcać przewody w gniazdo żarówki.
Ve atalarımızın aletleri böyle duylara sokarak inanılmaz salakça davranmış olduklarını düşünebilirsiniz.아마 지금쯤 여러분들은 '우리 조상들은 왜 저렇게 멍청해서 전구 소켓에 가전제품 코드를 꽂아서 썼을까?'라고 생각하실거에요.
Ve atalarımızın aletleri böyle duylara sokarak inanılmaz salakça davranmış olduklarını düşünebilirsiniz.Misschien vind je het ongelofelijk stom van onze voorouders dat ze dingen zo aansloten op een lichtfitting.
Ve atalarımızın aletleri böyle duylara sokarak inanılmaz salakça davranmış olduklarını düşünebilirsiniz.והייתם חושבים שזה היה די טיפשי מצד אבותינוו לחבר דברים לתוך שקעי תאורה ככה.
Ve atalarımızın aletleri böyle duylara sokarak inanılmaz salakça davranmış olduklarını düşünebilirsiniz.ولربما تظن أنه كان من الحماقة غير المعقولة لأسلافنا أن يوصلوا شيئاً بمقبس ضوئي مثل هذا.
Ve atalarımızın aletleri böyle duylara sokarak inanılmaz salakça davranmış olduklarını düşünebilirsiniz.なんて私たちの祖先は愚かだったんだろうとお思いでしょう しかし 私たちの祖先を非難する前に
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.A v niektorých kútoch sveta používajú nástroje, ako napr. hubky, na lov rýb.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.A w niektórych częściach świata, używają narzędzi, takich jak gąbki, aby polować na ryby.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Et dans certaines régions du monde, ils utilisent des outils, comme des éponges pour chasser les poissons.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.In alcune parti del mondo si servono di strumenti come le spugne per catturare i pesci.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.In einigen Erdteilen setzen sie Werkzeuge ein, etwa Schwämme zur Fischjagd.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.În unele părți ale lumii, delfinii folosesc unelte, precum bureții pentru a prinde pești.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.어떤 지역의 돌고래는 도구를 이용합니다. 물고기를 잡는데 스펀지를 쓴다거나요.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Nalgumas partes do mundo usam ferramentas, tais como esponjas, para caçar peixes.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Ngoài ra ở một vài nơi trên thế giới, chúng còn sử dụng các công cụ, như là bọt biển để săn mồi.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Og i nogle dele af verden, bruger de redskaber, som svampe til at jage fisk.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.V některých částech světa používají nástroje jako mořské houby k lovení ryb.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Και σε μερικά μέρη του κόσμου, χρησιμοποιούν εργαλεία, όπως σφουγγάρια, για να κυνηγήσουν ψάρια.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.А в некоторых областях они используют приспособления — вроде морской губки — для ловли рыбы.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.У деяких частинах світу вони використовують знаряддя на кшталт губки, щоб полювати на рибу.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.בכמה אזורים בעולם, הם משתמשים בכלים כמו ספוג, כדי ללכוד דגים.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.وفي بعض أنحاء العالم، الدلافين قادرة على استخدام الأدوات مثل استخدام الإسفنج لاصطياد الأسماك.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.魚を捕るイルカもいます しかし大きな疑問が残ります
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Însă nu s-au gândit la aplicaţii atunci când s-a întâmplat acest lucru.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.사실 전기를 설치할 당시에 가전제품에 대해서 미리 생각을 했던 건 아니었어요.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Men dacht niet aan apparaten toen men de wereld bedraadde.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Mikor bekábelezték a világot. még szó sem volt készülékekről.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Non stavano pensando agli elettrodomestici quando collegarono il mondo.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Personne ne pensaient aux équipements électroménagers lorsque l'on câblait le monde.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Und man dachte nicht über Haushaltsgeräte nach, als man die Welt verdrahtet hat.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.V době, kdy si po světě začali zavádět elektřinu, ještě vůbec nepomýšleli na spotřebiče.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Wcale nie myślano o urządzeniach kiedy kładziono kable.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Y no estaban pensando en electrodomésticos cuando cablearon el mundo.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.Дори не мислели за уреди, когато окабелили света.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.И когда это происходило, никто ещё не думал о бытовых приборах.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.והם לא חשבו על מכשירי חשמל כשהם חיווטו את העולם.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.لكنهم لم يكونوا يفكرون في الأجهزة عندما قاموا بتزويد العالم بالأسلاك.
Ve dünyaya hat çektikleri sırada akıllarında aletler yoktu.電化製品のことは考えておらず
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.A část elektrické revoluce, na kterou bych se rád zaměřil je svým způsobem zlatá éra spotřebičů.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.Az elektromos forradalomból kiemelném a készülékek egy fajta aranykorát.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.Część rewolucji elektrycznej, na której chcę się skupić to w pewnym sensie złoty wiek urządzeń.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.Het deel van de elektrische revolutie waarop ik me wil richten, is de 'glorietijd van de apparaten'.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.그 전기 혁명 중에서 제가 특별히 이야기하고 싶은 부분은 가전제품의 전성기에 대한 이야기입니다.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.Şi o parte a revoluţiei electrice, pe care vreau să mă concentrez este un fel de epoca de aur a aparatelor.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.Искам да се съсредоточа върху златния век на уредите.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.והחלק אודות מהפכת החשמל שאתמקד בו הוא סוג של תור הזהב של מכשירי החשמל.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.والجزء الخاص بالثورة الكهربية الذي سألقي الضوء عليه هو نوع من العصر الذهبي للأجهزة.
Ve elektrik devriminin üzerinde durmak istediğim kısmı aletlerin bir bakıma altın çağı.電化製品の黄金時代に 世界を電化製品の導入に乗り気にさせた製品は電球でした
Ve hepiniz de kendi aletlerinizi seçmişsiniz, daha iyi bir dünya yaratma hedefini gerçekleştirebilmek için.A vy všichni jste si vybrali své vlastní nástroje k naplnění tohoto poslání za vytvoření lepšího světa.