Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.You're going to place this in an oven-like device.
Fırına benzer aletimizin içine geri yerleştiriyoruz.We place it back into this oven-like device.
Fırına benzer aletimize koyduk; Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.That's the oven-like device; once it's coated it gets placed there.
Ve biz bu çok insacıl alete giyotin diyeceğiz.So we'll use this very humane instrument called the guillotine.
Muhtemelen, günün birinde buna benzeyen bir alet dünya hız rekorunu kıracak.And one day, a vessel not unlike this will probably break the world speed record.
Bir çok müzik aletini çalabilir. Çok yetenekli bir kılıç ustası ve bir okçudur.He's skilled in musical instruments a skilled swordsman and an archer
Tekrar söylüyorum, bu, müfredatta olmalı. Ses, hepimizin çaldığı bir müzik aletidir.The voice is an instrument that we all play.
Bizler hepimiz et ve şu karışımıyız. Hepimiz başlangıçta aynı aletlere sahibiz.We are all bags of meat and water.
Cinayete alet olmak istenmiyorumI can't be your accessory in murder
Kiminiz mikroskobbu seçmiş alet olarak.Some chose the microscope as their instrument.
Ben bu aleti seçtim.I chose this instrument.
Ve bu alet aslında kişiye kendi içini dinleme olanağı veriyor.And it is a tool that actually enables one to listen to their own innards.
Daha da önemlisi, doğanın bize harika bir alet kutusu sunduğunu öğreniyoruz.Most importantly, what we're learning is that Nature has provided us a spectacular toolbox.
Hissettim ki; bir sanatçının sahip olması gereken aletlerle çok daha fazlasını yapabilirim.I could do so much more with the supplies I thought an artist was supposed to have.
Ben okuldayken, biz insanoğlu, alet yapanlar olarak tanımlanıyorduk.When I was at school, we were defined as man, the toolmaker.
Bu insanlar ateş yakıp, taşı yontarak mızrakbaşları, bıçaklar ve kazıma aletleri yapıyorlardıThey built fires and flaked stone into spearheads, knives, and scrapers.
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.They made spears and stone tools similar to those found in Africa.
Bir araba satın alabilirsin, veya alet satın alabilirsin.Or you can buy a car, or you can go on vacation.
Bu fiziksel bir alet, bir araç.It's a physical, it's a tool, it's a conduit
İşte buradaki alet de bir görünmezlik pelerini.So, this device here is an invisibility cloak.
Onların elleri kötülük aletidir, Sağ elleri rüşvet doludur.in whose hands is wickedness, their right hand is full of bribes.
Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin.Do not swear by God not to do good things, or have piety, or make peace among people.
Alet kullanmaAdvanced URLs: description or categoryInstrumentation
Fonksiyon ve Arg aleti arasında uyumsuzluk (beklenen% 1.)Mismatch between function and Arg widget (expected %1.)
Alet çubuğunda görünmesini istediğiniz ögeleri belirleyin.Configure which items should appear in the toolbar(s).
"Lehim aletini çıkarma zamanı.""Time to pull out the soldering iron."
Komisyon başkanı, "Tek bir dava bile siyasi amaçlı değildir veya siyasete alet edilmemiştir."Not a single case is politically motivated or instrumentalised.
Laikler, Ergenekon davasının AKP karşıtlarını sindirmeye alet edildiğini savunuyorlar.They argue the Ergenekon case has turned into a tool for intimidating AKP opponents.
Sloven elektrikli ev aletleri üreticisi Gorenje, Zajecar'da yeni bir fabrika açacak. [Reuters]Slovenia's home appliances manufacturer Gorenje will open a new plant in Zajecar. [Reuters]
Dava da bu suçlara alet olmuş üç kşi hakkındadır."The case is about three men who were instrumental in those crimes."
Lider, "Bir dış politika meselesi siyasete alet edilemez." dedi."A foreign policy issue cannot be subject of a political game," Geoana said.
Roman halkı siyasi manevralara artık alet edilemez." diye ekledi.The Roma people cannot any longer be used as political maneuvre instruments," she added.
Arkeologlar sahada 100 parça savaş aleti de buldular.Archaeologists found over 100 pieces of combat equipment at the site.
Komite üyesi, AKP'nin Nabucco'yu "seçim kampanyasına" alet ettiğini de ekledi.The AKP is simply using Nabucco "for the election campaign", he added.
Güneydeki Sırplar, siyaset oyununa alet edildiklerini hissediyorSerbs in the south feel like pawns in political game
Tina Erceg bayanlar yer hareketleri ve denge aletinde bronz madalya aldı.Tina Erceg won bronze in the floor exercise for women and the balance beam.
Bulgar jimnastikçiler her iki alet finalinde de ikinci sırayı aldılar.The Bulgarian gymnasts took second place in both apparatus finals.
Süleyman'ın Anahtarının 17. yüzyıl versiyonunda bulunan parapsikolojik aletler ile ilgili bir sayfa.Extract from a 17th-century version of the Key of Solomon.
Bu katı hal aletleri, daha sonraları transistörlerin başlı başınca keşif malzemesi olmuştur(1947).The solid-state device came into its own with the invention of the transistor in 1947.
SİGMA aletiSIGMA instrument
SANAT-P aletiART-P instrument
Elektronik Aletlere ZararlarıDamage to electronics
Elektrik akımı ampermetre adı verilen bir aletle ölçülmektedir..[2]Electric current is measured using a device called an ammeter.[2]
Akım, ampermetre adı verilen aletin kullanılması ile ölçülebilir.Current can be measured using an ammeter.
Bu tarz aletlere elektromıknatıs diyoruz.We call such a device as an electromagnet.[16][17]
Bu ölçümü gerçekleştirmek için kullanılan alet, bir "declinometer" olarak bilinir.The instrument used to perform this measurement is known as a declinometer.
Kıvılcım aralığı elektronik aletlerin fonksiyonunun temelidir.Spark gaps are essential to the functioning of a number of electronic devices.
Ateşleme aletleriIgnition devices
Elektrotların arasındaki, voltajlar artar ve kıvılcımlar aletlerin dibinde tekrar oluşur.The voltage across the electrodes then rises and the spark re-forms at the bottom of the device.
Dolanan ark aletleri tehlikelidir.Traveling-arc devices are dangerous.
Maruz kalınan ark üretim aleti sağlık tehlikeleri için çare olabilir.Exposure to an arc-producing device can pose health hazards.
Elektronik diş fırçaları popüler, ağız hijyenine yardımcı aletlerdir.Electric toothbrushes are a popular aid to oral hygiene.
Sebebi ise aleti kozmik ışınlardan ve diğer arka plan ışımalardan yalıtmaktır.[1]Neutrino observatories will "give astronomers fresh eyes with which to study the universe."[2]
Alet bir kere düzgünce ayarlandığında, bir fotografik tabak eklenir ve işleme mağruz bırakılırdı.Once the instrument was properly adjusted, a photographic plate was inserted and exposed.
Akordiyon ve pirinç aletlerin de dahil olduğu tüm türlerinde müzisyenler sahneledi.Musicians performed it in all sorts of musical ensembles including accordion and brass ensembles.
Bunun nedeni, aletin uyguladığı basıncın kan akışını tamamen tıkayacak kadar yüksek olmasıdır.This is similar to a flexible tube or pipe with fluid in it that is being pinched shut.
Endoskopik aletlerin kullanımı kısa iyileşme süresi sağlar.The use of endoscopic instruments allows for short recovery time.
Artroskopik cerrahi aletler geleneksel aletlerden daha küçüktür.The surgical instruments are smaller than traditional instruments.
Lahuta, uzun boyunlu ve oval şekilli gövdeye sahip tek telli bir müzik aletidir.Lahuta is a one-stringed musical instrument with a long neck and oval shaped body.
Çifteli, uzun boyunlu ve oval şekilli gövdeye sahip iki telli bir müzik aleti.Çiftelia is a plucked two-stringed musical instrument with a long neck and oval shaped body.