Kesmek için kullanılıyorsa kesici alet denir.楽器分類学では弦鳴楽器と呼ぶ。
Tüccar bir aileden gelen Kulibin, çocukluğundan beri mekanik aletler yapmasıyla dikkat çekmiştir.電気店を経営していた父の元で、幼い頃から機械いじりに興味を持つ。
PP-2000 (Rusça: ПП-2000), KBP Alet Tasarım Bürosu tarafından üretilen Rus yapımı bir hafif makineli silahtır.PP-2000は、KBP Instrument Design Bureau社によって製造されるマシンピストルである。
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.この頃、哨戒機東海配備。
Alet uçuşu kavramının anlaşılması için öncelikle görerek uçuşun anlaşılması gerekir.飛行性の概念を理解するためには、航空機の安定性について先に理解する必要がある。
Artık avlanma aleti hazırdır.生麦出張所が開設される。
Alıcılar radyo ve televizyon alıcılarında kullanılan aletlere benzer ancak çok daha fazla hassastır.受信機はラジオ放送に用いられるものと似ているが、遙かに感度が良い。
Sünnetçi aleti mengeneli çok keskin bir bıçaktır.頑丈なナイフが必需品。
Yaplılar, balina dişi ve deniz kabuklarından aletleriyle taşı kesip şekillendiriyorlardı.彼女は石や鯨の骨を使って海底に家を造った。
1881'de Frederik Kaiser'in yeğeni Aletta Catharina Kaiser ile evlendi.1881年、フレデリク・カイセルの姪と結婚。
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.この物体が何であるかは、パルニア氏のみが知っている。
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.使い方を誤りやすい道具といえる。
Bu tür ölçü aletlerine analog ölçü aleti denilir.そのようなツールをCASEツールと呼ぶ。
Kendilerine verilen sihirli çalgı aletleri sayesinde karşılaştıkları tehlikelerden kurtulurlar.魔道具 付与魔法によって魔法の力が込められた道具。
Mike teknolojik aletleri çok seven bir çocuktur.ラジボーは機械いじりが大好きな男の子。
Bu konserde elektronik müzik aletlerindeki imzalarından olan Lazer arp ilk defa görüldü.山下の楽曲がPCの音楽配信サービスにて配信されたのは、今回が初めて。
Tokmak, büyük bir başlığına sahip bir el aletidir.幼虫は大きな頭部と突き出した大顎を持つ。
Bu tabakalarda da Neolitik Çağ’ın yontma taş aletlerinin bulunması bir karışıklık yaratmaktadır.爆縮過程でどのようにしてこのようなビームが作られるかはいまだに謎のままである。
Güderi giysilik, optik alet temizliği gibi sektörlerde kullanılır.洗顔料は先に述べた通り、化粧の一環として用いられる。
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.教具、设备俱全。
Northrop kâğıt uçakları test aletleri olarak kullanarak gerçek uçakların tasarımlarını keşfetmeye çalışmıştır.诺斯罗普用纸飞机来做模拟测试来发现真实飞机的飞行机理。
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.在整個阿波羅任務中,許多科學儀器被建置在月球表面。
Birçok müzik aleti çalabilir.他能演奏许多乐器。
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.以「T」開頭的條目
Frédéric Boisseau, 42, Sodexo aletinin bakımı için oradaydı, lobide öldürüldü.遇害 弗雷德里克·巴素爾(Frédéric Boisseau),42岁,索迪斯建筑工人,在大堂中被射殺。
Kopenhag yorumu, mikroevrensel kuantum sistemleri ve makroevrensel ölçüm aletlerini ayırır.哥本哈根詮釋:要區分清楚微觀系統和宏觀系統。
Katı yakıtlar genellikle tek atışlı piroteknik aletler ile ateşlenir.固体推进剂通常使用一次性火工设备点燃。
Carl Zeiss AG, Almanya merkezli bir optik aletler, endüstriyel ölçümler ve tıbbi cihazlar üreticisidir.卡爾·蔡司公司(Carl Zeiss AG)是一家制造光學系統、工業測量儀器和醫療設備的德國企業。
Neil anılarda gezinebilen aleti çalar veya ödünç alır.九巴擬向獲選展出的文物捐贈或借出者致送紀念品。
Onun yaptığı her aletin bir sırrı vardır.他把握的每一首作品都有独到之处。
Yay (silah), savaş aleti.《行气铭》,出土文物。
Yonga üzeri kazıyıcılar, sayı olarak en çok ele geçen yontmataş aletlerdir.是彥根藩(佐和山藩)的藩祖,眾多譜代大名中,石高收入最多。
Oyuncular oyun sırasında yeni silahlar, gereçler ve aletler buluyorlar.玩家在遊戲時可以獲得咒語、武器和裝甲。
Çatal bıçak takımı, yemek yemede kullanılan aletlerdir.菜刀、廚刀是指在處理食物時所使用的刀具。
Bugünün en iyi atom saatleri, soğuk atomlar ve atomik çeşmelerle çalışan, ileri fizik ürünü aletlerdir.今天最好的原子鐘是以原子噴泉中冷原子的吸收光譜法作爲基礎的。
Sadece ölçü aleti iki nokta arasına bağlanır.尺规作图中的尺只能用來將兩點連接起來。
Bu aletler Orta Çağdan beri kullanılmaktadır.現行版本自2000年代中期使用至今。
Tüccar bir aileden gelen Kulibin, çocukluğundan beri mekanik aletler yapmasıyla dikkat çekmiştir.繼承了家族對於機械系統的整備能力的她從小就喜歡機械。
Müzik aletleri arasında en ince ses piyanonun ince do sesidir.A0是鋼琴鍵盤上最低的音。
Demir Çağı süresince en iyi aletler ve silahlar çelikten yapıldı.철기 시대에는 가장 좋은 도구와 무기는 강철로 만들어졌다.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.고대 인디언은 효율적인 사냥꾼이었며, 다양한 도구를 휴대했다.
Çelik silahlar ve aletler, bronzdan yapılan benzerleriyle hemen hemen aynı ağırlıkta fakat daha sert olurlar.강철 무기와 도구는 거의 청동기와 거의 같은 무게지만, 더욱 강했다.
Antropologlar alet kullanımının insanın evriminde çok önemli bir aşama olduğu görüşündedir.인류학자들은 도구의 이용이 인류의 진화의 중요한 단계였다고 믿고있다.
Frédéric Boisseau, 42, Sodexo aletinin bakımı için oradaydı, lobide öldürüldü.사망자: 프레데리크 부아소 (Frédéric Boisseau, 42세), 빌딩 관리 직원, 로비에서 사망.
Bu işlemi günlük yaşantımızdada görebileceğimiz en basit aletler klimalardır.담배 우리가 일상생활에서 가장 쉽게 접할 수 있는 사례이다.
Bizim için bilgisayar hacklemek için aletler yapar.컴퓨터는 주로 매킨토시를 이용한다.
Görsel olarak ya da elektronik aletler kullanılarak gerçekleştirilebilir.시각적으로, 또는 전자 장치를 이용하여 수행할 수 있다.
İlk başta, ampuller ve bazı elektrikli aletler üretilmiştir.처음에는 백열등과 전기기술 장비를 생산했다.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.모자에서 다양한 물체를 내보낸다.
Boyutlar: Curiosity keşif robotu, 80 kg bilimsel alet dahil toplam 899 kg ağırlığındadır.크기: 큐리오시티의 질량은 과학 장비 80 kg(180 파운드)을 포함하여 899 kg(1,982 파운드)이다.
Bu aletlerin çalışırlarken gösterilmeleri filmin dramatik etkisini güçlendirmekte de kullanılmıştır.톰에대한 관객들의 이해를 높이는 한편, 영화의 비극성을 더해주는 장치로 기능한다.
Bu aletle yapılan yarışmalar Antik Çağdaki Olimpiyat Oyunları'nda başladı.현대 올림픽의 부흥에 대한 이야기도 이 의회에서 시작되었다.
Ama burada sadece elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılan ölçü aletlerinden bahsedilecektir.Cent는 전기 및 전화료 청구서에만 등장하는 단어이다.
Bununla birlikte yerel çakmaktaşından yapılma aletler de ele geçmiştir.또한 기계식 전륜 차동장치가 탑재되어 발매되었다.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.음악에서 샘플링은 음악의 일부 구간을 잘라 사용하는 것을 의미한다.
1984’te ayrıca taş aletler ortaya çıkarıldı.בשנת 1984 התגלו כלי האבן הראשונים.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.קבוצות של פלאו-אינדיאנים היו ציידים מנוסים ונשאו עימם מגוון של כלים.
Şarkılar asla halka yayınlanmamış, fakat müzik endüstrisine girmek için alet olarak kullanılmıştır.ההקלטות האלה מעולם לא תוכננו להשתחרר בפומבי, אלא לשם כלי שימוש לפרוץ לתעשיית המוזיקה.
Lars Magnus Ericsson gençliğinde telefon gibi aletler yapımında çalışmaya başladı.לארס מגנוס אריקסון התחבר לתעשיית הטלפונים עוד בצעירותו כיצרן כלי עזר.
Artık avlanma aleti hazırdır.כיום תהליך הייצור ממוכן.