Ana içeriğe geç
Sözlük

alelacele ile cümle

alelacele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Tom orjinalinden alelacele bir çeviri yaptı.Tom made a loose translation from the original.
Meseleyi daha tam anlamadan, alelacele fikrini söyledi.Before understanding the situation clearly, he hastily gave his opinion.
Tom bu sabah, üzerine alelacele bir şeyler geçirmiş gibi görünüyor.Tom looks like he got dressed in the dark this morning.
Böyle alelacele nereye gidiyorsun Tom?Where are you going in such a hurry, Tom?
Tom eve gelip, alelacele eşyalarını toplayıp çıktı.Tom came home, packed his bags in a hurry, and left.
Sonrasında alelacele toplanan ve 50.000 askerden oluşan ordu da aynı kaderi yaşadı.Another hastily assembled army of 50,000 soldiers had a similar fate.
17 Şubat'ta Hitler alelacele Manstein'in Zaporoje'deki karargâhına geldi.Hitler immediately flew to Manstein's headquarters at Zaporizhia.
Fakat bu sefer Haçlılara yenilgi ile sonuçlanınca alelacele Kudüs'e geri dönmüşlerdi.But wherever they have tried to do so in Gujarat, they have been beaten back into their ghettos.
Her ikisi de cıvata bir ses alelacele geri vurulma duydum.They both heard a sound of bolts being hastily shot back.
Alelacele geldin.You come in a hurry.
Buraya alelacele geldiğim için... ...konuşmamı kürsüde unuttum.I ran down here so quickly, I left my speech behind.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi.'Not yet, not yet!' the Rabbit hastily interrupted.
Günahkârların onu alelacele istemeleri için ne sebep vardır?"So why are the culprits seeking to hasten its coming?
"Alelacele Bükreş'teki bütün hastanelere yangın tespit cihazları taktılar."They rushed to equip all the hospitals in Bucharest with fire detection devices.
Alelacele düzeltir ve üçü de kendi zamanlarında tekrar bir araya gelir.He hurriedly fixes it, and all three are reunited in their own time.
Bu durum, iki ay sonra tehlike arz etmeye başlayınca, Wetzlar’i alelacele terk etmiştir.Nach seiner Absetzung zwei Monate später verließ er mit 60 Anhängern die DRP.
Ayrıca Kartacalı mürettebat, alelacele ve zorla askere alınmışlardı ve yeterli askeri eğitimleri yoktu.Les équipages carthaginois avaient également été recrutés à la hâte et étaient inexpérimentés.
Ayrıca Kartacalı mürettebat, alelacele ve zorla askere alınmışlardı ve yeterli askeri eğitimleri yoktu.Las tripulaciones cartaginesas estaban también reclutadas en forma apresurada y muy poco entrenadas.
Kendisine bir memluklu emir gönderilip alelacele Mısır'a çağrıldı.После того как они обратились с молитвой к своему Господу, Он усыпил их в пещере на 309 лет.
Ceauşescu ve karısı alelacele düzmece bir mahkemede yargılanıp hemen kurşuna dizildiler.تم إعدام تشاوتشيسكو وزوجته على الفور رميا بالرصاص.
Sonrasında alelacele toplanan ve 50.000 askerden oluşan ordu da aynı kaderi yaşadı.Outro exército, rapidamente organizado, de 5 000 búlgaros teve o mesmo destino.
17 Şubat'ta Hitler alelacele Manstein'in Zaporoje'deki karargâhına geldi.Hitler oli 17. helmikuuta lentänyt henkilökohtaisesti Mansteinin päämajaan Zaporožjeen.
17 Şubat'ta Hitler alelacele Manstein'in Zaporoje'deki karargâhına geldi.Hitler fløj straks til von Mansteins hovedkvarter i Zaporozhia.
Ceauşescu ve karısı alelacele düzmece bir mahkemede yargılanıp hemen kurşuna dizildiler.Ceauşescu và vợ của ông bị bắn bỏ sau một phiên xử hai giờ được quay phim bởi một toà án chiếu lệ.
Ayrıca Kartacalı mürettebat, alelacele ve zorla askere alınmışlardı ve yeterli askeri eğitimleri yoktu.またカルタゴの乗員は厳しい徴兵で集められており、経験も不足していた。
Dave Frank’i kurtarmak için alelacele başka bir pod ile gemiden çıkar, ancak uzay kaskını almayı unutur.Dave hitro zapusti ladjo, da bi rešil Franka, vendar pozabi vzeti vesoljsko čelado.
Sonrasında alelacele toplanan ve 50.000 askerden oluşan ordu da aynı kaderi yaşadı.Enako usodo je doživela tudi naslednja vojska, ki je štela 5.000 mož.
Buraya alelacele geldiğim için... ...konuşmamı kürsüde unuttum.J'ai couru si vite jusqu'ici que j'ai oublié mon discours là-bas.
Buraya alelacele geldiğim için... ...konuşmamı kürsüde unuttum.Olyan hirtelen futottam ide, hogy bent hagytam a beszédem.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Ainda não, ainda não!" O Coelho às pressas interrompido.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Belum, belum!" Rabbit itu buru-buru menyela.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Chưa được, chưa được!" Rabbit vội vàng bị gián đoạn.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Ei vielä, ei vielä!" Rabbit hätäisesti keskeytetty.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Ešte nie, ešte nie!" Rabbit náhlivo prerušil.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Ikke endnu, ikke endnu!" Den kanin hastigt afbrudt.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Inte än, inte än!" Rabbit avbryts hastigt.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Ještě ne, ještě ne!" Rabbit spěšně přerušil.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi.Jeszcze nie, jeszcze nie! "Królik szybko przerwane.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi.'아직, 아직!되지 않음'토끼 서둘러 중단.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Még nem, még nem!" A Rabbit gyorsan megszakad.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Ni še, še ni! Nadaljevanju: Rabbit hlastno prekinila.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Noch nicht, noch nicht!" Das Kaninchen hastig unterbrochen.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi.'Nog niet, nog niet!' Het Konijn haastig onderbroken.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi.'Non ancora, non ancora!' Il Coniglio frettolosamente interrotto.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Nu încă, nu încă!" Rabbit grabă întrerupt.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Pas encore, pas encore!" Le lapin se hâta d'interrompre.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Todavía no, todavía no!" Interrumpió apresuradamente el Conejo.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Όχι ακόμα, δεν έχει ακόμα!" Το κουνέλι βιαστικά διακοπεί.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Все още не, все още!" Заека набързо прекъсва.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Пока нет, не все же! 'Кролик поспешно прервана.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."Поки що ні, не всі ж! 'Кролик квапливо перервана.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."עדיין לא, עדיין לא!" הארנב להפסיקני.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."ليس بعد ، ليس بعد!" الأرنب توقفت على عجل.
'Henüz değil, ama!' Tavşan alelacele kesildi."その前に来てThere'sa多大な!"
Her ikisi de cıvata bir ses alelacele geri vurulma duydum.Ambos oyeron un ruido de cerrojos a toda prisa replicó.
Her ikisi de cıvata bir ses alelacele geri vurulma duydum.Beide hörten ein Geräusch von Schrauben schnell geschossen zurück.
Her ikisi de cıvata bir ses alelacele geri vurulma duydum.Beiden hoorden een geluid van bouten zijn terug te haastig geschoten.
Her ikisi de cıvata bir ses alelacele geri vurulma duydum.Bunting ja tietä. He molemmat kuulivat äänen pultit ovat hätäisesti ammuttu takaisin.
Her ikisi de cıvata bir ses alelacele geri vurulma duydum.Cả hai đều nghe một âm thanh của bu lông là vội vàng quay trở lại.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod