Aldatmaktansa aldatılmayı tercih ederim.I would rather be deceived than to deceive.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
Bizim niyetimiz seni aldatmak değildi.It was never our intention to deceive you.
Sizi temin ederim ki sizi aldatmak niyetinde değildim.I assure you I didn't intend to deceive you.
Seni bu şekilde aldatmak istemedim.I didn't mean to deceive you like this.
Seni aldatmak istemedim.I didn't mean to deceive you.
Kumarbaz aldatmak için hileli zar kullandı.The gambler used loaded dice to cheat.
Ben her zaman sana karşı dürüst oldum. Neden beni aldatmak istiyorsun?I have always been honest with you. Why do you want to deceive me?
Seni aldatmak istemiyorum.I don't want to deceive you.
Tom Mary'yi aldatmakla suçladı.Tom accused Mary of cheating.
Sevdiğim kadını aldatmak istemiyorum.I don't want to deceive the woman I love.
Sami karısını aldatmak için bir plan yapmıştı.Sami hatched a plan to deceive his wife.
Yukarıdakilerin hepsi bilgisayar güvenlik yazılımını aldatmak için tasarlanmıştır.All of the above designed to deceive computer security software.
Santuzza ona karısının kendini Turiddu ile aldatmakta oldugunu açıklar.Santuzza tells him that his wife has betrayed him with Turiddu.
Fiorilla Selim'i kendini aldatmakla suçlar.Fiorilla accuses Selim of betrayal.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Her father used to mistreat her mother.
Prensi aldatmak istememektedir.The Prince swears that he will not betray her.
R.U.S.E. rakipleri aldatmak , blöf yapmak gibi bazı kartlı hile sistemi bulunmaktadır.Some American economists challenge the idea of trade as a zero-sum game transaction.
Ben de onu aldatmak istedim.What should i think of it?
Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar. Oysa O, onları aldatandır.The hypocrites try to deceive God, but He (leads them to) deceive themselves.
Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter.If they try to cheat you, God is surely sufficient for you.
Uydurmuş oldukları yalanlar, dinlerinde kendilerini aldatmaktadır.They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.
Uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadır.They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.
Seni aldatmak isterlerse, ALLAH sana yeter.If they try to cheat you, God is surely sufficient for you.
Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir.and brought their hearts together.
ALLAH'ı ve müminleri aldatmak isterler. Halbuki kendi kendilerini aldatıyorlar.They would trick God and the believers, and only themselves they deceive, and they are not aware.
Eğer birtakım hilelerle seni aldatmak isterlerse, hiç endişe etme.And He has united their (i.e. believers') hearts.
Şeytan onlara vadediyor, onları kuruntulara düşürüyor, ancak aldatmak için vaadde bulunuyor.He promises them, and he raises their expectations, but Satan promises them nothing but delusions.
Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar.Behold, the hypocrites seek to deceive Allah, but it is they who are being deluded by Him.
(Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar.They whisper attractive but and deceitful words to each other.
Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar.They whisper attractive but and deceitful words to each other.
Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar.They whisper attractive but and deceitful words to each other.
Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler.They whisper attractive but and deceitful words to each other.
ALLAH'ı ve müminleri aldatmak isterler.They deceive God and the believers.
Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri vahyederler.They whisper attractive but and deceitful words to each other.
Prensi aldatmak istememektedir.Die Kunst nicht zur Täuschung verflachen lassen.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Elle découvre que son Père trompe sa Mère.
R.U.S.E. rakipleri aldatmak , blöf yapmak gibi bazı kartlı hile sistemi bulunmaktadır.Et le titre de soldat américain n'est que le mensonge d'imbéciles.
Wyke da karısını Tea adlı bir kızla aldatmaktadır.Marty trompe encore une fois sa femme avec la jeune femme.
Fiorilla Selim'i kendini aldatmakla suçlar.Fiorilla acusa a Selim de traición.
O sırada Figaro girer ve Kont'u aldatmak için bir plan hazırlanır.Fígaro canta cómo hará para desentrañar y desbaratar los planes del Conde.
Babası ise annesini aldatmaktadır.I vostri genitori vi stanno mentendo.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Все решили, что он предал.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Ela também vê seu pai traindo sua mãe.
Aldatmak, Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun 2014'te çıkardığı roman.Adultério é um livro do escritor brasileiro Paulo Coelho, lançado em 2014.
Bunlar inananları aldatmak için yaldızlı sözler fısıldar, telkinlerde bulunurlar.Hiermee werden van gelovigen die oprecht berouw toonden hun zonden vergeven.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Maar hij onderschat zijn moeder.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Met hun gegak hebben de ganzen hem echter verraden.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Odnosi wrażenie, że wszyscy chcą go oszukać.
Fiorilla Selim'i kendini aldatmakla suçlar.Fiorilla îl acuză pe Selim de trădare.
O sırada Figaro girer ve Kont'u aldatmak için bir plan hazırlanır.Aflând acestea, Figaro se înfurie și dorește să îi dejoace planurile contelui.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Mutta he kaikki pettivät hänet.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Ο πατέρας της κακοποιούσε την μητέρα της.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.De begynte da å bestikke ham hver for seg.
Prensi aldatmak istememektedir.裏切り者に容赦しない。
Babası ise annesini aldatmaktadır.事實上只是姊姊在作弄他。
Evlilikten önce birlikte olmak yasak değildir fakat eşini aldatmak iyi bir davranış olarak kabul görmez.רכושה לפני חתונתם אינו מועבר לבעלה והיא אף מעודדת לשמר את שמה טרם הנישואין.
Aslında bu uçağı aldatmak için kullanılır.Ja selleks tuleb omakorda kasutada petmist.
İş ne olursa olsun, yalan söyleyerek onu aldatmak istemem.Al di là del lavoro, non voglio tradirla, mentendole.
İş ne olursa olsun, yalan söyleyerek onu aldatmak istemem.Bez względu na wszystko nie chcę jej zdradzić, kłamiąc.