aldatmış ile cümle

aldatmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tom, Mary'yi aldatmış olabilir.Tom may have cheated on Mary.
Sami, karısı da dahil olmak üzere etrafındaki her bir kişiyi aldatmıştı.Sami fooled every person around him, including his wife.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.For if a man thinks himself to be something when he is nothing, he deceives himself.
Onlar, dinlerini bir eğlence ve oyun (konusu) edinmişlerdi ve dünya hayatı onları aldatmıştı."Who made a sport and frolic of their faith and were lured by the life of the world."
"Bu, Allah'ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür."This because you laughed at God's revelations and were taken in by the life of the world."
Kendi uydurmaları olan bu kanaat, onları dinlerinde de aldatmıştır.They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.
Onlar, dinlerini eğlence ve oyun saymışlardır, dünya yaşayışı, onları aldatmıştır."Who made a sport and frolic of their faith and were lured by the life of the world."
İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri aldatmış."The hypocrites, and those who had doubts in their hearts, said: "Their faith has misled them."
Babaları dedi ki: "Hayır, nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış.(Their father) said: "It is not so; you have made up the story.
Uydurdukları bu gibi şeyler, dinleri hakkında kendilerini aldatmıştır. [2,80]They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.
Kendi aleyhimize şahidiz.” diyecekler.Dünya hayatı onları aldatmıştı.They will answer: "We bear witness to our sins."
İkiyüzlüler ve kalplerinde hastalık bulunanlar, "Bunları dinleri aldatmış," diyorlardı.The hypocrites, and those who had doubts in their hearts, said: "Their faith has misled them."
Susan onu Hutton ile aldatmıştır ve onunla evlenmek için Edward ile boşanmıştır.Nachdem sie Edward mit Hutton betrogen hatte, ließ sie sich scheiden, um Hutton zu heiraten.
Dexter, Rita'yı Lila ile aldatmıştır.Jase engañaba a Margo con ella.
Susan onu Hutton ile aldatmıştır ve onunla evlenmek için Edward ile boşanmıştır.Susan zdradziła Edwarda z Huttonem Morrowem, a następnie rozwiodła się z Edwardem, aby poślubić Huttona.
Bazı efsanelere göre, Saule'yle evlenmesine karşın onu aldatmıştır.Vaikka hän kosiskeli Saulea, hänen ei tiedetä olleen naimisissa.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Albowiem jeźli kto mniema, żeby czem był, nie będąc niczem, takiego zawodzi własny umysł jego.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Dacă vreunul crede că este ceva, măcar că nu este nimic, se înşală singur.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.For dersom nogen tykkes sig å være noget og er dog intet, da dårer han sig selv.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Kalau seseorang menyangka dirinya penting, padahal tidak, orang itu membohongi dirinya sendiri
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.만일 누가 아무 것도 되지 못하고 된줄로 생각하면 스스로 속임이니라
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Lebo ak niekto myslí, že je niečim nie súc ničím, sám seba zvodí.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Mert ha valaki azt véli, hogy õ valami, holott semmi, önmagát csalja meg.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Nebo zdá-li se komu, že by něco byl, nic nejsa, takového vlastní mysl jeho svodí.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Pois, se alguém pensa ser alguma coisa, não sendo nada, engana-se a si mesmo.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Porque si alguien estima que es algo, no siendo nada, a sí mismo se engaña
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Se infatti uno pensa di essere qualcosa mentre non è nulla, inganna se stesso
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Sillä jos joku luulee jotakin olevansa, vaikka ei ole mitään, niin hän pettää itsensä.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Si quelqu`un pense être quelque chose, quoiqu`il ne soit rien, il s`abuse lui-même.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.So aber jemand sich läßt dünken, er sei etwas, so er doch nichts ist, der betrügt sich selbst.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Thi når nogen mener, at han er noget, skønt han intet er, da bedrager han sig selv.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Ty om någon tycker sig något vara, fastän han intet är, så bedrager han sig själv.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Vì , nếu có ai , dầu mình không ra chi hết , mà cũng tưởng mình ra chi ấy_là mình dối lấy mình .
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Vì, nếu có ai, dầu mình không ra chi hết, mà cũng tưởng mình ra chi ấy là mình dối lấy mình.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Wie zich te belangrijk vindt om dat te doen, misleidt zichzelf.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Zakaj če kdo misli, da je kaj, a ni nič, slepi sam sebe.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Διοτι εαν τις νομιζη οτι ειναι τι ενω ειναι μηδεν, εαυτον εξαπατα.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Вижте с колко едри букви ви писах със собствената си ръка!
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Ибо кто почитает себя чем-нибудь, будучи ничто, тот обольщает сам себя.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.Коли бо хто думає, що він що єсть, бувши нїчим, сам себе обманює.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.כי החשב את עצמו להיות מה ואיננו מאומה את נפשו הוא מרמה׃
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.لانه ان ظن احد انه شيء وهو ليس شيئا فانه يغش نفسه.
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.人 若 無 有 、 自 己 還 以 為 有 、 就 是 自 欺 了
Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.人 若 無有 、 自己 還 以 為有 、 就是 自欺了
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.A bądźcie czynicielami słowa, a nie słuchaczami tylko, oszukiwającymi samych siebie.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.A buďte činiteľmi slova a nie len poslucháčmi, ktorí klamú sami seba falošným rozumovaním.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Az ígének pedig megtartói legyetek és ne csak hallgatói, megcsalván magatokat.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Bodite pa delavci besede in ne samo poslušalci, ki sami sebe slepe.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Buďtež pak činitelé slova, a ne posluchači toliko, oklamávajíce sami sebe.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.E sede cumpridores da palavra e não somente ouvintes, enganando-vos a vós mesmos.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Fiţi împlinitori ai Cuvîntului, nu numai ascultători, înşelîndu-vă singuri.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Hãy làm theo lời , chớ lấy nghe làm đủ mà lừa_dối mình .
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Hãy làm theo lời, chớ lấy nghe làm đủ mà lừa dối mình.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.너희는 도를 행하는 자가 되고 듣기만 하여 자신을 속이는 자가 되지 말라
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Maar naar dat nieuws moet u niet alleen luisteren, u moet er ook naar handelen.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men vær ordets gjørere, og ikke bare dets hørere, idet I dårer eder selv.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men varen ordets görare, och icke allenast dess hörare, eljest bedragen I eder själva.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men vorder Ordets Gørere og ikke alene dets Hørere, hvormed I bedrage eder selv.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Mutta olkaa sanan tekijöitä, eikä vain sen kuulijoita, pettäen itsenne.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Pero sed hacedores de la palabra, y no solamente oidores, engañándoos a vosotros mismos

İlgili Sayfalar