Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.He maintained a calm insouciance.
Sen ona aldırmazlık ediyorsun.You neglect.
Kraliçesinin ölümünün haberini de alır ama bu habere hiç aldırmazlıktan gelir.Han mottar nyheter om dronningens død, muligens selvmord, med likegyldighet.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Anh ấy giữ được thái độ ôn hòa.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.A păstrat o nonșalanță calmă.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Er bewahrte sich eine ruhige Unbekümmertheit.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Han kunde upprätthålla en lugn sorglöshet.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Hij cultiveerde een rustige zorgeloosheid.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Il était constamment dans une insouciance sereine.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.그는 평온함을 유지했습니다.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Mantenne una calma spensierata.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Manteve uma despreocupação tranquila.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Mantuvo una indiferencia calma.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Trwał w spokojnej beztrosce.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Udržel si svoji klidnou beztarostnost.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Він був спокійним і безтурботним.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Он был спокоен и безмятежен.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.Той запази едно спокойно безгрижие.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.הוא שמר על שאננות רגועה.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.لقد أكد على الطمائنينة واللامبالاه.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.彼が克服したとは言いません 克服をしなかったんです