aldırma ile cümle

aldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kraliçesinin ölümünün haberini de alır ama bu habere hiç aldırmazlıktan gelir.Han mottar nyheter om dronningens død, muligens selvmord, med likegyldighet.
Fakat Türk komutanlar bunlara pek aldırmadılar.Bagaimanapun, hal tersebut tidak dianggap terlalu serius oleh para pejabat Jepang.
"Hayranlar fazla aldırmadı, kabul ediyorum."Protes-protesku tidak mereka hiraukan.
Encümen üyesi Zihni Aldırmaz, soruşturmalar tamamlanana dek başkan vekili olarak atanmıştır.Leimena sendiri menyusul presiden segera setelah sidang berakhir.
Aldırma, 1942.Hà Nội, 1942.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.保護の裏付けなくして刑務教誨の徹底は期し得ない。
Daha sonra iskelet dolu bir yere gelirler ama aldırmazlar.後に大地に知られるが、黙認されている。
Aldırma, 1942.1942年。
Mayıs 2008'de kanserin sıçradığı midesinden parça aldırmak için ameliyat oldu.2008年に右目下にできたがん性のほくろを除去する手術を受けていたことを告白。
Aldırma, 1942.纪念1942。
Eleştirilere aldırmayarak denemelerini sürdürdü.他批评他们的不作为。
Nasıl olsa bana söylersin der Boone, aldırmaz bir havayla.그리고 그로 인해, 하루나와 묘한 신경전을 버리기도 함.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.이때 송진우는 정인보(鄭寅普)와 함께 순종의 '유칙' 위작(遺勅僞作)을 획책하였다가 발각되어 이루지 못하였다.
Eleştirilere aldırmayarak denemelerini sürdürdü.그들은 각기 자신들의 의견을 고집하며 양보하지 않았다.
Lütfen bana aldırmayın.나한테 신경 쓰지마요.
Çocuk aldırmak serbest bırakıldı.Син е на освободен.
Page buna hiç aldırmaz.Пол обаче не се притеснява от това.
2010'da Franklin bir tümörü aldırmak adına konserlerini iptal etti.През 2007 година се налага да отменя концерти поради твърде малко публика.
Nasıl olsa bana söylersin der Boone, aldırmaz bir havayla.Keď sa rozpráva s mliekárkou, Hummel vidí len prázdny vzduch.
Aldırma, 1942.Ljubljana 1942.
Fakat 330.000–900.000 Japon sivil kaybına rağmen Japonya'ya teslim kararı aldırmaya yetmedi.V poplavah je umrlo 500.000-900.000 civilistov in neznano število japonskih vojakov.
Praetorianlar, Senato tarafından yapılan itirazlara aldırmadan tahta Claudius'u çıkardılar.Į sostą pretorionai pasodino Klaudijų, nepaisydami senato norų.
Aldırma, 1942.Tartu 1942.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A ira do insensato logo se revela; mas o prudente encobre a afronta.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A ki igazán szól, megjelenti az igazságot, a hamis bizonyság pedig az álnokságot.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Dårens vrede blir kjent samme dag, men den som skjuler krenkelser, er klok.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.De dwaas toont zijn woede zonder na te denken, terwijl een bedachtzaam mens zich vooralsnog beheerst.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Den oförnuftiges förtörnelse bliver kunnig samma dag, men den som är klok, han döljer sin skam
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Ein Narr zeigt seinen Zorn alsbald; aber wer die Schmach birgt, ist klug.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.El insensato al instante da a conocer su ira, pero el que disimula la afrenta es prudente
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.En Dåre giver straks sin Krænkelse Luft, den kloge spottes og lader som intet.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Gniew głupiego zaraz poznany bywa; ale ostrożny pokrywa haóbę swoję.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Hnev blázna sa naskutku pozná; ale ten, kto skrýva hanbu, je chytrý.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Hněv blázna v tentýž den poznán bývá, ale opatrný hanbu skrývá.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Hullun suuttumus tulee kohta ilmi, mutta mielevä peittää kärsimänsä häpeän.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.미련한 자는 분노를 당장에 나타내거니와 슬기로운 자는 수욕을 참느니라
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.L`insensé laisse voir à l`instant sa colère, Mais celui qui cache un outrage est un homme prudent.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Lo stolto manifesta subito la sua collera, l'accorto dissimula l'offesa
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Nebunul îndată îşi dă pe faţă mînia, dar înţeleptul ascunde ocara. -
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Neumnega nevolja se spozna takoj, kdor pa prikriva sramoto, je razumen.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Sự giận dữ của kẻ ngu muội liền lộ ra tức thì; Còn người khôn khéo che lấp sỉ nhục mình.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Sự giận_dữ của kẻ ngu_muội liền lộ ra tức_thì ; Còn người khôn_khéo che_lấp sỉ_nhục mình .
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Ο αφρων φανερονει ευθυς την οργην αυτου ο δε φρονιμος σκεπαζει το ονειδος αυτου.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Безумният показва явно отегчението си, А благоразумният скрива оскърблението.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.У глупого тотчас же выкажется гнев его, а благоразумный скрывает оскорбление.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.אויל ביום יודע כעסו וכסה קלון ערום׃
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.غضب الجاهل يعرف في يومه. اما ساتر الهوان فهو ذكي.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.愚 妄 人 的 惱 怒 、 立 時 顯 露 . 通 達 人 能 忍 辱 藏 羞
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.愚妄人 的 惱怒 、 立時顯 露 . 通達人 能 忍辱 藏羞
Aldırma anne.Ber to v klidu, mami.
Aldırma anne.Beruhig dich Mama.
Aldırma anne. Birşey olmayacak.5年は かかる 心配ない
Aldırma anne. Birşey olmayacak.BÌnh tĩnh mẹ ơi Không có gì xảy ra đâu
Aldırma anne. Birşey olmayacak.어머니 진정하세요, 아무것도 일어나지 않을거에요
Aldırma anne. Birşey olmayacak..קחי את זה בקלות, אמא .לא קרה כלום
Aldırma anne. Birşey olmayacak.إهدئي يا أمي لن يحدث شيء
Aldırma anne.Calmati, mamma.
Aldırma anne.Mẹ nghỉ ngơi đi.
Aldırma anne.Nyugi, Anya.
Aldırma anne.Ota löysin rantein, äiti.

İlgili Sayfalar