aldırma ile cümle
aldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Aldırma. Herkes hata yapabilir.Never mind. Anyone can make mistakes.
Lütfen bana aldırmayın.Please don't mind me.
Adam onun yüksek sesle protestosuna aldırmadı.The man gave no heed to her loud protest.
Pervasız kız tehlikeyi aldırmadan ağaca tırmandı.The reckless girl climbed the tree regardless of danger.
Şefe aldırma.Don't pay any attention to the boss.
Kötü havaya aldırmadan dışarı çıkmaya karar verdim.Regardless of the bad weather, I decided to go out.
Uyarımıza aldırmadı.He took no notice of our warning.
Onun söylediğine aldırma. Sadece şaka yapıyordu.Ignore what he said. He was only joking.
Aldırma. Ben hallederim.Don't worry. I'll take care of it.
Tom, Mary'yi uyarmaya çalıştı ama o ona aldırmadı.Tom tried to warn Mary, but she ignored him.
Tom Mary'nin uyarısına aldırmadı.Tom ignored Mary's warning.
Tom yağmurda yürümeye aldırmaz.Tom doesn't mind walking in the rain.
Tom yağmurda yüzmeyi aldırmaz.Tom doesn't mind swimming in the rain.
Tom onu senin için yapmayı aldırmaz.Tom doesn't mind doing that for you.
Tom yağmurda bisiklet sürmeye aldırmaz.Tom doesn't mind cycling in the rain.
Sanırım sonunda Tom Mary'yi ona yeni bir motorsiklet aldırmak için ikna edecek.I imagine that Tom will eventually convince Mary to let him buy a new motorcycle.
Tom'a ilacını aldırmaya çalışıyorum.I've been trying to get Tom to take his medicine.
Ağrıya aldırmamanı istiyorum.I want you to ignore the pain.
Tom'a aldırma.Don't mind Tom.
Bize aldırmayın.Don't mind us.
Tom uyarıya aldırmayacak.Tom won't heed the warning.
Tom aldırmadı.Tom didn't mind.
Tom'un tavsiyesine aldırmamak bir hata olurdu.It would be a mistake to ignore Tom's advice.
Tom'a aldırmayın. O biraz geri zekalı.Don't mind Tom. He's a little retarded.
Tom'a aldırmayın. O biraz gecikmeli.Don't mind Tom. He's a little retarded.
Tom'a aldırmayın. O biraz rötarlı.Don't mind Tom. He's a little retarded.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, bir blogcunun tavsiyesine aldırma.If you want to stay healthy, don't heed the advice of a blogger.
Bana aldırma, Tom. Ne olursa olsun sadece yaptığını yapmaya devam et.Don't mind me, Tom. Just keep doing whatever it is you were doing.
"Köşedeki kim?" "O Tom. Ona aldırma.""Who's that in the corner?" "That's Tom. Don't mind him."
Aldırma, hadi!Never mind, come on!
Tom'un telefonu çaldı ama o aldırmadı.Tom's phone rang, but he ignored it.
Gürültüye aldırmamaya çalış.Try to ignore the noise.
Bademciklerimi aldırmak zorunda kalabilirim.I might have to get my tonsils out.
Erken gidersem aldırmazsınız, değil mi?You don't mind if I leave early, do you?
Reçetesiz olarak bir soluk aldırma cihazı alabilir misin?Can you buy an inhaler without prescription ?
Lütfen ona aldırmayın.Please don't mind him.
Tom'a bunu senin için aldırmamı ister misin?Do you want me to get Tom to buy that for you?
Tom bunu yapmaya aldırmaz.Tom doesn't mind doing that.
Mary bunu yapsaydı, Tom aldırmazdı.Tom wouldn't mind if Mary did that.
Sami aldırmadı.Sami didn't mind.
Onun aldırmayacağına eminim.I'm sure he won't mind.
Tom'un annesi, doktorun reçete ettiği ilacı aldırmakta zorlanıyordu.Tom's mother had trouble getting him to take the medicine that the doctor had prescribed.
Minned; bademciklerini aldırmak zorundaydı.Mennad needed to get his tonsils out.
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.Be that as it may, they gave no heed to the warning.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.No one questioned or disputed their authority.
Sonra Kuzey Kore uyarılara aldırmadı ve Güney Kore gemisine ateş etti.The North Korean craft ignored the warnings and opened fire on the South Korean vessels.
Aldırma Gönül 08.Be Careful 08.
Light, insanların kendisini desteklememesine aldırmaz.A crazy man cannot defend himself.
Fakat Türk komutanlar bunlara pek aldırmadılar.Now the Iraqis were not stupid about this.
Hansel ve Gretel bu şarkıya aldırmazdan evi yemeye devam ederler.Hansel and Gretel ignore the voice, and continue eating.
Page buna hiç aldırmaz.Sidi does not care.
Nasıl olsa bana söylersin der Boone, aldırmaz bir havayla.A rounded fore udder indicates a loose attachment.
O, onu hiç aldırmadı ve bu yüzden sonunda onu konuştu.He took no notice of her and so at last she spoke to him.
"Aldırma bıçak" dedi ziyaretçi ve bir pirzola, havada asılı bir ses kemiren."Never mind knives," said his visitor, and a cutlet hung in mid-air, with a sound of gnawing.
Aldırma anne.Take it easy, mom.
Aldırma, boşver.Take it easy.
Bana aldırmayabilirsiniz.You could neglect me.
Biz buni aldirmay ériteyli.We'll let it melt slowly.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.You actually understand that you really had better do it, never mind the excuses.
Bana rağmen düşünme .... Aldırma engel olamaz ... Ben henüz göstereceğiz ... "Can't prevent me thinking though....Never mind!...I'll show yet ..."