Aldığımı görmek istiyorum.I'd like to see what I'm buying.
Tom'dan istediğin şeyi aldın mı?Did you get what you want from Tom?
O bir Wii U aldı.He bought a Wii U.
O bir D aldı.He got a D.
Ne aldın?What did you have?
Benden aldığını geri istiyorum.I want back what you've taken from me.
Biz onları neredeyse istediğimiz yere aldık.We almost got them where we want them.
Bilgisayarımı aldın ve onu geri istiyorum.You've got my computer and I want it back.
Tom'un onu kimden aldığını öğrenmek istiyorum.I'd like to find out who Tom got that from.
Gürültüye alışmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to get used to the noise.
Senin satın aldığın kamera benimkinden daha iyi.The camera you bought is better than mine.
Tom'un ayakkabılarını nereden aldığını öğrenmek istiyorum.I want to find out where Tom bought his shoes.
Güneş gözlüğümü aldın ve onları geri istiyorum.You've got my sunglasses and I want them back.
Bir at istedim ama bir bisiklet aldım.I wanted a horse, but I got a bicycle.
Tom'un satın aldığı her şeyin tam bir listesini istiyorum.I want a complete list of everything Tom purchased.
O, tüm düşüncelerini ve duygularını kayıt altına aldı.She chained up all his thoughts and feelings.
Tom'dan aldığın tabancaya ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the pistol that you received from Tom.
Tom'dan aldığın silaha ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the gun you received from Tom.
Denemeyi yazmak yaklaşık iki saatimi aldı.It took me nearly two hours to write the essay.
Mark şeylerini aldı ve gitti.Mark took his things and left.
Kız kardeşimden bir mektup aldım.I received a letter from my sister.
Erkek kardeşimden bir mektup aldım.I received a letter from my brother.
Çiçekleri nereden aldın?Where did you buy flowers?
Kütüphaneden üç kitap ödünç aldım.I borrowed three books from the library.
Yapmaktan zevk aldığın bir şey yapmalısın.You should do something you enjoy doing.
Herkes Noel için bir şey aldı.Everyone got something for Christmas.
Bu çicekleri nereden satın aldın?Where did you buy the flowers?
Sana bir şey satın aldım.I bought you something.
Senin için bir şey aldım.I got something for you.
Biz Tom'dan bir şey aldık.We got something from Tom.
Tom benim bir şeyimi aldı.Tom took something of mine.
Senin için güzel bir şey aldım.I got something nice for you.
Duş aldıktan sonra, Tom akşam yemeği yedi.After taking a shower, Tom ate dinner.
Tom'un onu aldığını kimse görmedi.No one saw Tom take it.
Bugün birisini işe aldım.I hired someone today.
Biri yerimi aldı.Someone took my place.
O, toplantıda yer aldı.She took part in the assembly.
Noel hediyelerinizi henüz aldınız mı?Have you bought your Christmas gifts yet?
Yılbaşı için kız arkadaşına ne aldın?What have you bought your girlfriend for Christmas?
Noel için kız arkadaşına ne satın aldın?What have you bought your girlfriend for Christmas?
Tom soluk aldı.Tom inhaled.
Annem bu oyuncağı bana sekiz yaşımdayken aldı.My mom bought me this toy when I was eight years old.
Çok iyi! İşi aldın.Thumbs up! You've got the job.
Süpermarketlerde aldığımız yiyeceklerden çoğu aşırı paketlenmiş.Most of the food we buy in supermarkets is overpackaged.
Onlar ödül aldı.They got the prize.
Polis sorgulama için birçok şüpheliyi göz altına aldı.The police detained several suspects for questioning.
Satın aldığım ev şehir merkezinden oldukça uzakta.The house I bought is pretty far from downtown.
Kaç tane fidan satın aldın?How many plants did you buy?
Kaç tane şey aldın?How many things did you buy?
Ben o mağazadan bir saat satın aldım.I bought a watch in that shop.
Ödünç aldığım bıçağı iade ettim.I returned the knife that I borrowed.
Bir serçeye nişan aldım ama bir kaz vurdum.I aimed at a sparrow, but shot down a goose.
Bunu bir ay önce aldım.I bought it a month ago.
Bugün anaokulundan dört yaşındaki erkek yeğenimi aldım.Today I picked up my four-year-old nephew from kindergarten.
İçeceğinden bir yudum aldı.She took a sip of her drink.
Onun telefon numarasını aldım.I got her phone number.
O bir muz kutusu satın aldı.He has bought a banana case.
Hoş olmayan bir haber aldım.I got an unpleasant news.
Karar aldın mı?Did you decide?
Neden sadece onu aldığın yere geri götürmüyorsun?Why don't you just take it back to where you got it?