Ana içeriğe geç
Sözlük

aldı ile cümle

aldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu garajı inşa etmek bir süre aldı.It took a while to build this garage.
Evini bitirmek Tom'un on yılını aldı.It took Tom 10 years to finish his house.
Onlar Tom'u bir sedye üzerinde uzağa aldılar.They took Tom away on a stretcher.
Onlar Tom'u öldürdüğünü ve onun parasını aldığını düşünüyor.They think you killed Tom and took his money.
Beni aldığın için teşekkürler.Thanks for picking me up.
Bir VIP geçişi aldım.I bought a VIP pass.
O bir VIP geçişi aldı.He bought a VIP pass.
Mary bir gün önce aldığı bütün giysileri bir kez daha denedi.Mary once again tried on all the clothes she had bought the day before.
O istediğini aldı.He got what he wanted.
O, istediğini aldı.She got what she wanted.
Bunu Noel için aldım.I got it for Christmas.
Tom su şişesinden bir yudum aldı.Tom took a swig out of his water bottle.
Tom bir yudum rom aldı.Tom took a swig of rum.
Ben onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to him.
Onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to her.
O bize bazı içecekler aldı.He bought us some drinks.
Tom bir silah olarak kullanmak için bir levye aldı.Tom grabbed a crowbar to use as a weapon.
"Neden yeni bir dizüstü bilgisayar aldın?" "Dayanamadım""Why did you buy a new laptop?" "I couldn't resist!"
İlacımı aldım.I have taken my medication.
Ben fen testimde bir D aldım.I got a D on my science test.
İngilizceden C aldım.I got a C in English.
Fizikten B aldım.I got a B in physics.
Biyolojide A almayı umuyordum ama sadece C aldım.I expected to get an A in biology, but I only got a C.
Denememde bir A aldım.I got an A on my essay.
Tom'a ilacını aldırmaya çalışıyorum.I've been trying to get Tom to take his medicine.
Mesajı aldın mı?Did you get the message?
Ailemin haysiyetini ayaklar altına aldım.I have dishonored my family.
Tom'un bizim özel belgelerimizi nasıl aldığını bilmek istiyorum.I'd like to know how Tom got a hold of our private documents.
Tom'un Mary'den aldığı hediyeyi takdir edeceğini düşündüm.I thought Tom would appreciate the gift from Mary.
Tüm cevapları aldığını sanıyordum.I thought you had all the answers.
Üç şişe şarap aldım.I bought three bottles of wine.
Araba bisikletin yerini aldı.The car replaced the bicycle.
Tom meyve kâsesinden bir elma aldı.Tom took an apple from the fruit bowl.
Beni mutfağa kadar izleyip bir bıçak aldı.She followed me into the kitchen and picked up a knife.
Birlikte geçirdiğimiz zamandan ne kadar keyif aldığımı sana söyleyemem.I can't tell you how much I've enjoyed our time together.
Yeni bir bilgisayar aldı.She has bought a new computer.
Yeni bir bilgisayar satın aldı.She has bought a new computer.
İşten bir gün izin aldığımı düşündüm.I thought I had a day off.
Bütün cevapları aldığımı sanıyordum.I thought I had all the answers.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
Bir arkadaşımdan biraz yardım aldım.I had a little help from a friend.
Tom'un aldığı mektup en kısa sürede eve dönmesi gerektiğini söylüyordu.The letter Tom received said that he should return home as soon as possible.
Ben dersimi aldım.I learned my lesson.
O kitabı okumaktan zevk aldın mı?Did you enjoy reading that book?
Doğum gününden zevk aldın mı?Did you enjoy your birthday?
Bunun her dakikasından zevk aldım.I enjoyed every minute of it.
Bundan zevk aldığını umuyorum.I hope you enjoyed it.
İşinizden çok zevk aldığınızı gördüğüme sevindim.I'm glad to see you enjoy your work so much.
Bunu yapmaktan zevk aldın, değil mİ?You enjoyed doing that, didn't you?
Bundan benim aldığım kadar çok zevk alıyor gibi görünüyorsun.You seem to be enjoying this as much as I am.
Eğer onlar doktorun tavsiyesini aldıysa ölmemiş olabilirler.If they'd taken their doctors' advice, they might not have died.
Tom şişeyi aldı ama ama onu açma sorunu vardı.Tom picked up the bottle, but had trouble opening it.
Hak ettiğini aldı.He got what he deserved.
Hak ettiğini aldın.You got what you deserved.
O hiç kimsenin onu göremediğini garantiye aldı.He made sure nobody could see him.
Hiç kimsenin onları göremediğini garantiye aldılar.They made sure nobody could see them.
Yeni bir olta aldım.I bought a new fishing rod.
O aşırı dozda eroin aldı.She overdosed on heroin.
O fazla miktarda eroin aldı.He overdosed on heroin.
Ağrıya aldırmamanı istiyorum.I want you to ignore the pain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod