Albay, size ne oldu böyle?Coronel, ¿qué te ha pasado?
Albay, size ne oldu böyle?Hvad skete der med dig, oberst?
Albay, size ne oldu böyle?Mitä ihmettä sinulle tapahtui?
Albay, size ne oldu böyle?Pułkowniku, co się panu stało?
Albay, size ne oldu böyle?Vad hände med dig, överste?
Albay, size ne oldu böyle?Συνταγματάρχα, τι στην ευχή σου συνέβη;
Albay, size ne oldu böyle?Полковник, что с вами случилось?
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Colonnello, non ha titolo per parlare così.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Coronel, não é ninguém para falar.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Coronel, usted no es nadie para hablar así.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Du skal vel ikke snakke for højt, oberst.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Du ska väl inte säga nåt, överste.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Eversti, teillä ei ole varaa puhua.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Nie powinien pan tak mówić, pułkowniku.
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Συνταγματάρχα, εσείς τα λέτε αυτά;
Albay, sizin konuşmaya hakkınız yok.Полковник, не вам бы говорить, сэр.
Albay, sonra görüşürüz.Bene, signor colonnello. A presto.
Albay, sonra görüşürüz.Bom, Coronel, até à próxima.
Albay, sonra görüşürüz.Do zobaczenia, pułkowniku.
Albay, sonra görüşürüz.Hasta luego, coronel.
Albay, sonra görüşürüz.Nähdään myöhemmin.
Albay, sonra görüşürüz.Nåväl. Vi ses, överste.
Albay, sonra görüşürüz.Τα λέμε αργότερα, συνταγματάρχα.
Albay, sonra görüşürüz.До скорой встречи, полковник.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Eversti on hyypiö, mutta voimme luottaa häneen.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Il colonnello sarà anche strano, ma dobbiamo fidarci di lui.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Obersten er måske nok et svin, men vi kan stole på ham.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.O Coronel pode ser arrepiante, mas podemos confiar nele.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Översten är ett svin men vi kan lita på honom.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Puede que el coronel sea un lameculos, pero podemos confiar en él.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Pułkownik bywa dziwakiem, ale możemy mu ufać.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Ο συνταγματάρχης είναι κάθαρμα, αλλά είναι έμπιστος.
Albay tuhaf biri olabilir, ama ona güvenebiliriz.Может, полковник и странный, но ему мы можем доверять.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.El coronel nunca dijo... nada acerca de abandonar el país, el muy canalla.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Eversti ei puhunut maasta lähtemisestä. Mokoma roisto.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Il colonnello non ha mai parlato di abbandonare il paese. Che bastardo.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Obersten nævte intet - - om at forlade landet, den skiderik.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.O coronel não falou de ter de sair do país, o sacana.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Översten sa inget- -om att lämna landet, den skitstöveln.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Pułkownik nie pisnął ani słowa o wyjeździe z kraju.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Ο συνταγματάρχης δεν είπε ότι θα φεύγαμε από τη χώρα, το κάθαρμα.
Albay... ülkeyi terk etmekten hiç söz etmedi, alçak.Полковник не говорил... ничего об отъезде из страны.
Albay, üzerimize dökülüyor.Benda itu ke arah sini.
Albay, üzerimize dökülüyor.Colonele! Chestia aia vine direct...
Albay, üzerimize dökülüyor.Đại tá, nó đang lao xuống đây!
Albay, üzerimize dökülüyor.Das gibt 'ne volle Breitseite ab, Colonel!
Albay, üzerimize dökülüyor.- Ezredes! Felénk tart!
Albay, üzerimize dökülüyor.Gremo. Za nami gre.
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız. - Çabuk ol!Letí to přímo na nás!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız. - Çabuk ol!Έρχεται καταπάνω μας!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Ce truc arrive sur nous.
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Den är på väg rakt emot oss!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Den er på vej lige mod os!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Er komt een brokstuk aan.
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Quella cosa ci sta arrivando addosso.
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Se tulee suoraan meitä kohti!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Идва право към нас!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.Идва право към нас!
Albay, üzerimize dökülüyor. Kalkmalıyız.أيها العقيد هذا الشىء قادم نحونا علينا التحرك فى الحال
Albay, üzerimize dökülüyor.Pułkowniku! Leci prosto na nas!