alaycı ile cümle
alaycı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Alaycı kişi "Peki, sorun değil." demiş.The person said, "No, that's fine."
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.She watched us with a sardonic eye as we stepped from the brougham.
Resmin genelinde tezatlar ve alaycılık seziyorum.So, there is a kind of ...human sort of sense of conflict, humor.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.And I hate to be so ironic and sarcastic about it but it's the truth.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.They've got that wryly smile on their mouth.
Ondan bahsederken, alaycı bir şekilde tırnak içine alıyoruz: "İlerleme"We talk about it in ironic terms with little quotes around it: "progress."
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri. Çünkü hepimiz biliyoruz.Because we know.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.It doesn't recognize an ironic smile, or a happy smile, or a frustrated smile.
Ve alaycı çoğunluk dedi ki,And the cynical majority said,
Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi. Ukalalığımız ise sert ve gaddar bir hal aldıOur knowledge has made us cynical, our cleverness - hard and unkind.
Üçüncü doktorun da yüzünde aynı alaycı sırıtış belirdi ve şöyle dedi:And the third one got the same wry smile and said,
Alaycı kuşları çok sinirdir.Mockingbirds are badass.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Mockingbirds -- that's Mimus polyglottos -- are the emcees of the animal kingdom.
Demek istediğim, eğer konuşabilirseniz onu, bir alaycıkuş onu ciyaklayabilir.I mean, if you can talk it, a mockingbird can squawk it.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.I'll put a mockingbird on a late-night train just to get an old man snoring.
İçinede, kısa bir açıklama için, hippie ebeveynleri için -- bir alaycı kuş koyacağım.Inside it, I will place a mockingbird for -- short explanation, hippie parents.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.When all the little mockingbirds fly away, they're going to sound like the last four days.
Herkes bundan bulacak, tanık olarak en dürüst alaycı kuşu.Everybody gets this one, honest mockingbird as a witness.
Başka bir tür kuş daha vardı;Alaycı KuşThere was anothe bird too, the mockingbird
Ve alaycı çoğunluk dedi ki: "Biz sana inanmıyoruz.And the cynical majority said, "We don't believe you.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Surely there are mockers with me. My eye dwells on their provocation.
Tanrıtanımaz, alaycı soytarılar gibi, Diş gıcırdattılar bana.Like the profane mockers in feasts, they gnashed their teeth at me.
RAB alaycılarla alay eder, Ama alçakgönüllülere lütfeder.Surely he mocks the mockers, but he gives grace to the humble.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.He who corrects a mocker invites insult. He who reproves a wicked man invites abuse.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Don't reprove a scoffer, lest he hate you. Reprove a wise man, and he will love you.
Bilgeysen, bilgeliğinin yararı sanadır, Alaycı olursan acısını yalnız sen çekersin.››If you are wise, you are wise for yourself. If you mock, you alone will bear it.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.A wise son listens to his father's instruction, but a scoffer doesn't listen to rebuke.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.A scoffer seeks wisdom, and doesn't find it, but knowledge comes easily to a discerning person.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.A scoffer doesn't love to be reproved; he will not go to the wise.
Alaycılar için ceza, Akılsızların sırtı için kötek hazırdır.Penalties are prepared for scoffers, and beatings for the backs of fools.
Şarap insanı alaycı, içki gürültücü yapar, Onun etkisiyle yoldan sapan bilge değildir.Wine is a mocker, and beer is a brawler. Whoever is led astray by them is not wise.
Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.The proud and haughty man, "scoffer" is his name; he works in the arrogance of pride.
Alaycıyı kov, kavga biter; Çekişme ve aşağılamalar da sona erer.Drive out the mocker, and strife will go out; yes, quarrels and insults will stop.
Ahmakça tasarılar günahtır, Alaycı kişiden herkes iğrenir.The schemes of folly are sin. The mocker is detested by men.
Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, Bilgelerse öfkeyi yatıştırır.Mockers stir up a city, but wise men turn away anger.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Therefore hear the word of Yahweh, you scoffers, that rule this people in Jerusalem:
O alaycılara karşı biz yeteriz sana.We are surely sufficient to deal with those who scoff at you,
Alaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,Or backbiter, calumniator, slanderer,
İnsanlar neden böyle alaycı sözler söylüyor anlamıyorum.I don’t understand why people are making such cynical remarks.
Blogcular, çoğu alaycı olmak üzere yorum yapmadan duramadılar.Bloggers couldn't resist comment, much of it sardonic.
Tomsk sakinleri daha sonra alaycı bir Çehov heykeli kurarak intikamlarını almışlardır.The inhabitants of Tomsk later retaliated by erecting a mocking statue of Chekhov.
"Sinnerman", "Gülen Suikastçı" ve "Takım Elbiseli Alaycı" lakaplı.Nicknamed "The Sinnerman", "The Smiling Assassin" and "Sarcasm in a Suit".
Kıvrak zekalıdır, alaycı ve anlamsız bir espri anlayışı olan ukala bir tiptir.He is a smart-aleck teenager with a lightning-fast wit and a sarcastic and deadpan sense of humor.
Bu biraz alaycı, ama esasen ölümlülüğün ve hayatınla uğraşmakla ilgili.It's a little sarcastic, but it's pretty much about dealing with your mortality and life.
Alaycı bir amaç ile fotoğrafçı Tomáš Harabiš tarafından 1997 yılında kurulan bir mikro ulustur.The location is in the southeast corner of the Czech Republic.
Hüzünlü ve alaycı mizacıyla ve daima maske takmasıyla tanınır.Always wearing a mask, he is known for his sad, cynical lyrics.
Li, çocukluk döneminde insanların ona karşı "tamamen ırkçı ve alaycı" olduklarını belirtti. [2]Li stated that during childhood, people were "outright racist and mocking" towards her.[2]
Kyon, Kuzey Lisesi'nde okuyan ve rahat ve alaycı tutumlara sahip bir öğrencidir.Kyon is a student at North High with a laid back and sarcastic attitude.
Görünüşteki alaycı kötülüğe karşı sömürgeciliğe ve onun küçük yardımcılarına.Gegen die zynische Bosheit in der Gestalt des Neokolonialismus und seiner kleinen Helfershelfer.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway incarne l'escroc James « Sawyer » Ford.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Il provoque souvent les éclats de rire du public par ses facéties.
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.Hace tiempo que quería decir esto. Tus chistes cínicos son insoportables.
Ancak o kendisini aktör ve yazar olarak tanıtır, ozan olarak adlandırılmasına alaycı bir tutum takınırdı.También es conocido como escritor de cómics y como actor, aunque él mismo ha criticado su manera de actuar.
Şairler!” gibi alaycı sloganlar atmışlardır.Abbandonate una volta questo pazzo spirito di poesia!.
Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır.Di lui si hanno poche notizie, quantomeno dal punto di vista biografico.
Anne Peg son derece tembel ve alaycıdır.Ivory Christian è estremamente silenzioso e concreto.
Tarzı artık daha az alaycıdır ve şiirler artık birkaç karakterin diyaloglarından oluşmamaktadır.O seu estilo tornou-se menos irônico, e os seus poemas não mais teriam vários personagens em diálogo.
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Tio Tyrone é um parente idoso e depressivo que mora em Dayton, Ohio .
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Oom Tyrone is een cynische oudere Simpson die in Dayton (Ohio) woont.
Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır.Er zijn schaarse biografische gegevens van haar bekend.
İlgili Sayfalar