Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Lecz drudzy naśmiewając się, mówili: Ci się młodem winem popili.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Mais d`autres se moquaient, et disaient: Ils sont pleins de vin doux.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Mások pedig csúfolódva mondának: Édes bortól részegedtek meg.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Men andre sagde spottende: "De ere fulde af sød Vin."
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Men andre sa spottende: De er fulle av søt vin!
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Men somliga drevo gäck med dem och sade: »De äro fulla av sött vin.»
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Mutta toiset pilkkasivat heitä ja sanoivat: "He ovat täynnä makeata viiniä".
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Nhưng có kẻ lại nhạo báng rằng: Họ say rượu mới đó.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Nhưng có kẻ lại nhạo_báng rằng : Họ say rượu mới_đó .
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler."Och, die mensen hebben teveel zoete wijn gedronken", lachten sommigen schamper.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Pero otros, burlándose, decían: --Están llenos de vino nuevo
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Tetapi ada juga orang-orang yang mengejek. Mereka berkata, "Ah, orang-orang itu hanya mabuk saja!
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Αλλοι δε χλευαζοντες ελεγον οτι ειναι μεστοι απο γλυκυν οινον.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.А иные, насмехаясь, говорили: они напились сладкого вина.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.Инші ж, сьміючись, казали, що молодим вином повпивались.
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.И те всички се смаяха, и в недоумението си думаха един на друг: Какво значи това?
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.ואחרים לעגו ויאמרו כי מלאי עסיס המה׃
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.وكان آخرون يستهزئون قائلين انهم قد امتلأوا سلافة
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.還 有 人 譏 誚 說 、 他 們 無 非 是 新 酒 灌 滿 了
Başkalarıysa, ‹‹Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış›› diye alay ettiler.還 有 人 譏誚說 、 他 們無 非 是 新 酒 灌滿了
"Başka şeyler alacağıma... ...şeker alayım, çünkü böylesi çok daha kârlı" diyecektir."Hey zastąpmy inne rzeczy batonami ponieważ bardziej opłaca się kupić batony"
"Başka şeyler alacağıma... ...şeker alayım, çünkü böylesi çok daha kârlı" diyecektir."Давай я обміняю солодощі на інші речі, тому що в мене буде вигідна справа з цими солодощами".
- Ben alayım.- Iré por él.
- Ben alayım.Je vais le récupérer.
- Ben alayım.- Tôi sẽ đi lấy cây trâm.
- Ben alayım.- Аз ще го взема.
- Ben alayım.- Я добуду её.
- Ben bir votka alayım.- Claro. Agua mineral. - Para mi vodka.
- Ben bir votka alayım.- Desigur. Nu ne-am văzut demult.
- Ben bir votka alayım.Graag, een seltzer.
- Ben bir votka alayım.- Oui. Un seltzer. - Vodka pour moi.
- Ben bir votka alayım.- Persze. Ásványvizet. - Nekem vodkát.
- Ben bir votka alayım.- Конечно. Минеральную, пожалуйста.
- Ben bir votka alayım.?רוצים לשתות משהו (בטח. סלצר (מים תוססים .בשבילי וודקה -
Ben de bir duţ alayým. Rahat yatakta yatmayalý dört sene oldu.Всяка сутрин правим по два курсаза доставка на сусамени гевреци и бисквити.
Ben de bir duţ alayým.Κάθε πρωί πάμε 2 παρτίδες κουλούρια και γλυκά.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Dit lijkt me een van de cynischer aspecten van de moderne geneeskunde.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.E para mim, este é um dos exercícios cínicos em medicina.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.És számomra ez az egyik cinikus orvostudományi gyakorlat.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Et à mes yeux, c'est l'une des manoeuvres cyniques du monde médical.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Iar pentru mine, acesta este unul din exercițiile cinice din medicină.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.I dla mnie osobiście, to jedna z najbardziej cynicznych praktyk w medycynie.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.제가 보기에는, 이런 건 배배꼬아 놓은 의과시험을 보는 거나 마찬가지에요.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Mir erscheint das als ein zutiefst unglaubwürdiges Unterfangen der Medizin.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Per me questa è un'espressione di cinismo medico.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Připadá mi to jako velmi cynická medicínská snaha.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Y para mí, este es uno de los mas cínicos ejercicios en la medicina.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Для меня -- это одно из циничных упражнений в медицине.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.И за мене, това е едно от циничните упражнения в медицината.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.ולטעמי, זהו אחד התרגילים הציניים ביותר בעולם הרפואה.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.وبالنسبة لي .. هذا تصرف جنوني
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.知っているからです。
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.而對我而言,呢個動作﹐係醫學界其中一種多餘嘅動作。
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.Ainsi j'ai pu y entrer et en retirer les photos qui avaient été taggées "Parade des Sirènes".
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.Così, io ho potuto entrare e e prendere le foto che erano state etichettate "Parata delle Sirene".
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.Deci am putut sa merg si sa descarc fotografiile care aveau tag-ul
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.De modo que yo pude encontrar las fotos que habían sido etiquetadas "Desfile de Sirenas".
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.Dus kon ik erheen te gaan en foto's te vinden met het label "Zeemeerminnenparade".
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.Então, pude encontrar fotos etiquetadas com Mermaid Parade.
Ben de, gidip "Denizkızı Alayı" diye etiketlenmiş fotoğrafları buldum.그래서 저는 "인어 퍼레이드"라고 태깅된 사진들을 주욱 뽑을 수 있었죠.