alay alay ile cümle

alay alay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dionysos'un bütün alayını tutuklar.Das Tagebuch des Dionysius Schüppen.
Hele bir nefes alayım da.Wir brauchen einen langen Atem.
Alay Geçici Köprülü Müfrezesi komutanlığına atandı.Regiment übernahm temporär die Führung des Bataillons.
Nisan 1935'te SS-Verfügungstruppe'e geçerek 2. SS Alayı 2. Taburu komutanlığına getirildi.Am 3. April 1945 näherte sich von Süden her die 2. US-Panzerdivision.
Bu alayın komutanlığını yaparken Kıbrıs Yunan Alayı imha edildi.Unter englischem Kommando wurde das Regiment aus dem Korps ausgegliedert.
Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığı (Çanakkale) 121.Er war Soldat im 121e régiment du train (121.
Genelkurmay bünyesinde ağır topçu alayları 24er toptan oluşuyordu.Die Artillerie wird um 24 Regimenter vergrößert.
Nişancı Alayı ve 603.Raketenbrigade sowie des 670.
Bu alay birkaç gün daha muharebede kalabilmişti.Das Siegerlied konnte sich einige Wochen in den Hitparaden halten.
Paskalya öncesi Cuma günü Papa amfitiyatroda fener alayı düzenler.Am epischen Sonntag enthält der Shop eine Epische Karte gratis.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Wegen seines Übergewichts machen seine Kinder oft Witze über ihn.
Daha sonra 20. piyade alayının komutanı oldu.Danach wurde er Kompaniechef beim 32. Infanterie-Regiment.
Kendisi alaylı bir oyuncudur.Er ist ein angehender Schauspieler.
Piyade Alayı (Komutan: Kaymakam Adil Bey) 145.Infanterie-Regiment (ca. 3500 Mann) 145.
Panzergrenadier Alayı (üç taburlu) 433.Bombenfliegerregiment (733.
Bu terim başlarda alay konusu olmuştur.Im Anfang war das Raster.
Ayrıca "5. Hafif süvari alayı" bu ordu emrine verilmişti.5e division de cavalerie légère (5. leichte Kavalleriedivision) Dem 5. Armeekorps zugeteilt.
Hristiyanlar bunu bir alay konusu yaptılar.Die Wissenschaftler halten dies für einen Scherz.
Piyade Alayı, Taiz 120.Reserve-Infanterie-Regiment Nr. 120 Württ.
Askerliğini Denizli Piyade Alayı'nda sekiz ay kısa dönem er olarak yaptı.Dazu kam die überhastete Ausbildung von maximal acht Wochen für die Infanteristen.
Bazı alaylarda sadece 150 -200 kişi kalmıştı.Auf beiden Seiten waren ca. 150 bis 200 Soldaten beteiligt.
61. Piyade Alayı'na bağlı askerler stada ulaşıp kontrolü ele aldı.Eine Kompanie des 186. Regiments konnte sie flankieren und zum Rückzug drängen.
Topçu Alayı (Siverek) 172.Garde-MotSchützenregiment (Ohrdruf) 172.
Hişancı Alayı 361.Der Geheimeinsatz des Kampfgeschwaders 633 wird vorverlegt.
Albay rütbesine teri etti ve 7. Deniz Alayı'na komuta etti.Es verließ das Depot und wurde dem „7e régiment de marche“ zugeteilt.
Mary genelde alay edilmeye alışkın değildir.Mary n'a pas l'habitude qu'on se moque d'elle en public.
Benimle alay etti.Il s'est moqué de moi.
Beyaz şarap alayım lütfen.Je prendrai du vin blanc, s'il vous plaît.
Yarın çocukları okuldan ben alayım.Demain je prendrai les enfants à l'école.
Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır.Ceux qui ont pris les protecteurs en dehors d’Allah ressemblent à l’araignée qui s’est donnée maison.
50 Cent'in cevabı "Not Rich, Still Lyin'" oldu ve bu şarkıda The Game ile alay etti.50 Cent répond avec le titre Not Rich, Still Lyin' dans lequel il se moque de Game.
1902 yılında Münih'te Bavyera 3. Kraliyet Topçu Alayı katıldı.En 1902, il rejoint le 3e régiment royal d'artillerie bavarois de Munich.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Mais ceux-ci ne l'entendent pas ainsi et considèrent leurs parents comme des fardeaux.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Il devient plus tard commandant de bataillon dans le même régiment.
Yaptığı yenilikler alay konusu olsa da yaşadığı yere adını vermiştir.On donna au rite le nom du lieu où il se célébrait.
Ayrıca Piyade Alayı No 57, 116 ve 136'ya komuta etti.Il commande différents régiments d'infanterie comme le 57, 116 et 136e.
Piyade AlayıInfanterie-Regiment.
Qılmadı alay heç bir ulusqa, da şaraatların bilmediler alar.Il n’est ni manifesté ni caché ; Il n’est ni révélé ni irrévélé.
Laertes'in getirdiği Ophelia'nın cenaze alayı yaklaşır.La procession funéraire d'Ophélie approche, menée par Laërte.
Bu terim başlarda alay konusu olmuştur.Tu trouveras cela ridicule dans les débuts.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Les filles lui demandent souvent son avis sur les gars en général.
Bu cephede yaralandı ve 4. Piyade Alayı'nda görevde bulunduğu zaman bir Demir Haç aldı.Il fut blessé et reçut une croix de fer de 2° classe quand il était dans le 9°régiment d'infanterie.
I. Dünya Savaşı sırasında 22 Şubat 1916'da subay olarak bir Hussar alayına katılmıştır.Il rejoignit l'armée impériale allemande le 22 février 1916 en tant qu'officier dans un régiment de hussards.
75. Korucu Alayı, Amerikan Ordusu Ranger'ları olarak da bilinir.Boo-Ya ! par le 75e régiment de rangers de l'armée des États-Unis.
1931 yılında Albaylığa terfi ettikten sonra, Frankfurt Piyade Alayı No 8'e (Oder) komutan olarak atandı.Après avoir été promu colonel en 1931, il prend la tête du régiment d'infanterie no 8 à Francfort-sur-l'Oder.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway incarne l'escroc James « Sawyer » Ford.
1871-1925 yılları arasında 18. Pau Piyade Alayına ev sahipliği yapmıştır.Il est occupé de 1871 à 1925 par le 18e régiment d'infanterie de Pau.
Brian'ın yazarlık kariyeri zaman zaman aile içinde alay konusu oldu.La carrière de Brian fut gratifiante à de nombreux égards.
1923-24 yılları Vladivostok Piyade Okulu'nda okudu ve bir piyade alayında atandı.Il étudie à l'école d'infanterie de Vladivostok entre 1923 et 1924 et est assigné à un régiment d'infanterie.
Alaylar ve tümenler arası iletişim, yetkin olmaktan uzaktı.La collaboration entre les régiments et les divisions était loin d'être parfaite.
1930 yılında Lindemann 13. Reiter Alay Komutan olarak görev yaptı.En 1930, Lindemann sert comme officier commandant du 13e régiment de cavalerie.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Jugé par son faciès car il portait des lunettes.
Bobby ile daha ilk günde alay edilir.Frank l'embrasse de force ce premier jour.
Maçın sonunda Joe, Styles'ın seyirciler arasındaki eşi ve çocuğuyla alay ediyordu.Tout au long de la rivalité, Joe a manqué de respect à plusieurs reprises à l'épouse et à la fille de Styles.
Bunlara it alayları da denirdi.Ainsi nous l’ont racontée nos aïeules.
Bu okulda pek çok çocuk kendisiyle alay ediyordu.Dans cette école, les enfants n'apprenaient que des idioties.
Her Alay, üçer süvari ve birer makineli tüfek bölüğüdür.Chaque régiment de cavalerie comprend trois escadrons et un bataillon de mitrailleuses.
Gelin Alayı Bahçesaray'dan gemi ile Trabzon'a geçti.Ledit fiancé revenait de Georgetown par bateau.
Oyunda Sokrates ve diğer filozoflarla alay eder.Colotès de Lampsaque attaque également Socrate et d'autres grands philosophes.
Hatta onunla “Naciye Naciye sidikli Naciye” diye alay etmektedir.Lui aussi qui a posé les bases d’une ligne « nationale-républicaine » au FN.

İlgili Sayfalar