Ana içeriğe geç
Sözlük

alanda ile cümle

alanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu alandaki müdahaleler anlamında, Kıbrıs dışındaki bütün ülkelerin steril iğne ve şırınga dağıtımıLetno poročilo 2006: stanje v zvezi s problemom drog v Evropi
Bu alandaki müdahaleler anlamında, Kıbrıs dışındaki bütün ülkelerin steril iğne ve şırınga dağıtımıTämä ei kuitenkaan tarkoita, että tällaisen palvelun eduista oltaisiin yksimielisiä.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Det meste af vigtige og al det kreative arbejde i dette område bliver finansieret af private filantroper.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Die meisten wichtigen und alle kreativen Arbeit in diesem Gebiet wird von privaten Philanthropen finanziert.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Ezen terület legfontosabb és kreatív munkáit egyéni filantrópok alapozták meg.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Kaikista tärkeimpiä ja luovimpia töitä tällä alalla rahoitetaan yksityisillä lahjoituksilla.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.이 분야에서 이루어지고 있는 대부분의 중요하고 창의적인 작업들은 자선 사업가의 금전적 지원으로 이루어집니다.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Merparten av det viktiga och allt det kreativa arbetet inom detta område är finansierat av privata filatroper.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Väčšinu dôležitej a celú tvorivú prácu v tejto oblasti financujú súkromní filantropi.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Večino pomembnega in vse kreativno delo na tem področju financirajo privatni dobrodelneži.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Většina důležité a všechna tvůrčí práce v této oblasti je financována ze soukromých dobročinných nadací.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Większość ważnych i pomysłowych badań w tym zakresie jest finansowana przez prywatnych filantropów.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Більшість важливої і вся креативна робота у даній сфері фінансується приватними доброчинними внесками.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Голяма част от важната и цялата част от съзидателната работа в тази област се финансира от частни филантропи.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.Основная часть важной и вся творческая работа в этой сфере финансируется частными благотворителями.
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.רוב העבודה החשובה והיצירתית בתחום זה ממומנת על ידי גורמים פרטיים
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.معظم واهم الاعمال الخلاقة في هذا الجانب مدعومة بمساهمات خاصة
Bu alandaki önemli işlerin çoğunun ve yaratıcı işlerin tamamının ödeneği bireysel yardımlarla karşılanıyor.私的な慈善事業の献金によって支えられています。 この私的援助はより増えてくるでしょう
Bu alandaki sıcaklık ve basınç Dünya'dakine benziyor Bulutlarda yaşayan yaşam formları mı?Lifeforms living in clouds, you say?
Bu alandaki sıcaklık ve basınç Dünya'dakine benziyor이 부분은 지구와 온도나 기압이 비슷합니다.
Bu alandaki sıcaklık ve basınç Dünya'dakine benziyorשבו הלחץ והטמפרטורה דומים שאלו המצויים אצלנו, בכדור הארץ.
Bu alandaki sıcaklık ve basınç Dünya'dakine benziyor雲の中に生物が とあなたは言うのですか? それはちょっと行き過ぎ
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Ena izmed težav na tem področju je, da je težko razločiti relativni vlogi prepovedanih in dovoljenih drog.
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Esta abordagem é particularmente pertinente no caso das intervenções
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Jedným z problémov v tejto oblasti je to, že relatívne úlohy nelegálnych a legálnych látok je ťažké odlíšiť.
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Употребата на алкохол сред младите хора е област на нарастващо безпокойство в Европа, като през 2006г.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.I takt med att utmaningarna på området blir mer komplexa ökar även nödvändigheten av sådana strategier.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potřeba těchto politik nadále roste, protože výzvy v této oblasti se stávají stále složitějšími.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potrebe po takšnih politikah so vse večje, saj so tudi izzivi na tem področju vse bolj zapleteni.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Tällaisten toimien tarve kasvaa, sillä alan haasteista tulee yhä monimutkaisempia.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Zo’n beleid is te meer noodzakelijk daar de problematiek op dit gebied almaar complexer wordt.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Een van de grote experten op dat gebied was wijlen
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,És az egyik nagy szakértője ennek a területnek
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Et l'un des grands experts dans ce domaine, bien sûr, était, paix à son âme,
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,E uno dei grandi esperti in questa materia, era, dio lo benedica,
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Iar unul dintre marii experţi din acest domeniu, a fost, bineînţeles,
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Jednym z ekspertów w tej dziedzinie był Kardynał Wolsey.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun, Kardinal Wolsey'di.Um dos grandes especialistas nesta área foi o cardeal Wolsey.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun, Kardinal Wolsey'di.Yksi tämän alan suuria asiantuntijoita oli, tietenkin, kardinaali Wolsey.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun, Kardinal Wolsey'di.Y uno de los más grandes expertos en esta área, por supuesto era, bendíganlo, el cardenal Wolsey.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun, Kardinal Wolsey'di.Και ένας από τους μεγάλους ειδικούς στον τομέα αυτό, ήταν φυσικά, ο καρδινάλιος Γούλσι.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun, Kardinal Wolsey'di.Един от великите експерти в тази област, разбира се, беше - благословен да е - кардинал Уолси.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Salah satu ahli terbesar dalam bidang ini, tentu saja,
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Und einer der großen Experten auf diesem Gebiet war natürlich der gute
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Và một trong những chuyên gia đầu ngành trong lĩnh vực này,
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,이 분야의 유명한 전문가라고 하면, 당연히 Wolsey 추기경입니다.
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,Одним из бесспорных экспертов в этой области был, царство ему небесное, кардинал Уолси:
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,ואחד המומחים הגדולים בתחום זה, היה כמובן, יבורך שמו,
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,وأحد الخبراء العظماء فى هذا المجال، بطبيعة الحال، كان، باركة الله،
Bu alandaki uzmanlardan birisi, de, şükürler olsun,子供達に何を教え込むのか注意してください
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Chcę się dowiedzieć, co się ukrywa w tej strefie.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Ik wil weten wat er in deze zone is te vinden.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Je veux savoir ce qu'il y a dans cette zone.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.이 구역에 무엇이 있는지 알고 싶습니다.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Quiero saber qué hay en esta zona.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Tôi muốn tìm có gì trong khu vực này.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Voglio scoprire cosa c'è in questa zona.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Vreau să aflu ce se află în zona asta.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Θέλω να μάθω τι υπάρχει εκεί.
Bu alanda ne olduğunu bulmak istiyorum.Искам да открия какво има в тази зона.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod