Tom, bu alanda en büyük tarım ekipmanları bayiliğine sahiptir.Tom owns the biggest farm equipment dealership in this area.
Afedersiniz, bu alanda bir ATM var mı?Pardon me, is there an ATM in this area?
Yangınlar bu alanda her zaman olur.Fires happen all the time in this area.
Bu alanda kalmamız güvenli değil.It isn't safe for us to remain in this area.
Bu alandaki adaların çoğu iskan edilmiş.Most of the islands in this area are inhabited.
Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.Currently in this area there are no active hostilities.
Bu alanda birçok deneyler yapılmıştır.Many experiments have been carried out in this field.
Tom bu alanda bir uzman.Tom is an expert in this field.
Bu alanda, bitkilerin yüzde yetmişi arılar tarafından tozlaştırılır.In this area, seventy percent of the plants are pollinated by bees.
Bu alanda çok trafiğimiz var.We have a lot of traffic in this area.
Kış havası bu alanda son derece serttir.Winter weather is extremely hard in this area.
Tom alandaki bütün otellerin listesini elde etti.Tom obtained the list of all the hotels in the area.
Kızlar akademik alanda oğlanlardan daha hırslıdır.Girls are more ambitious academically than boys.
Her alanda çiftlik evleri vardı.There were farmhouses all over the area.
Mary açık alandan korkar.Mary is agoraphobic.
Bu alanda fotoğraf çekmek yasaktır.Photography of this area is prohibited.
Bu alanda üç tane kamp yeri var.There are three campgrounds in this area.
Tom sol alanda oynadı.Tom played left field.
Kamusal alanda sigara içme.Do not smoke in public places.
Hangi alanda uzmansın?In what area are you experts?
Pirinç bu alanda ekilir.Rice is planted in this field.
Arpa bu alanda ekilir.Barley is planted in this field.
Bu alanda ne ekilecek?What will be planted in this field?
Pirinç bu alanda dikilecek.Rice will be planted in this field.
Arpa, bu alanda dikilecek.Barley will be planted in this field.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Bu alandaki çiçek çeşitliliği şaşırtıcıdır.The diversity of flowers in this area is astounding.
O, bilimsel alanda harikalar yarattı.She's done wonders in the scientific field.
Alanda çok ışık yoktu.There wasn't much light in the area.
Tom bir kırsal alandan.Tom is from a rural area.
Bazı atlar çitli bir alanda otluyordu.Some horses were grazing in a fenced area.
Bu kuyu, bu alandaki en derin kuyudur.This well is the deepest well in this area.
Eliptik bisikletler, kapalı alanda egzersiz yapmak için iyi bir seçenektir.Elliptical bicycles are a good option for exercising indoors.
Tom kırsal bir alanda yaşıyor.Tom lives in a rural area.
Altın bu alanda çıkarılır.Gold is mined in this area.
Bu tür kar bu alanda o kadar olağandışı değil.This kind of snow isn't that unusual in this area.
Kamusal alanda başörtüsünü yasakladılar.They banned the wearing of the hijab in public buildings.
William hafif ormanlık bir alanda yaşıyordu.William lived in a lightly wooded area.
Buz pateni sahası çok ormanlık bir alandadır.The rink is in a very foresty area.
P271 Sadece dışarıda veya iyi havalandırılan bir alanda kullanın.P271: Use only outdoors or in a well-ventilated area.
Gauge teorisinden matematiğe olan bu katkılar bu alanda yenilenmiş bir ilgiye yol açmıştır.These contributions to mathematics from gauge theory have led to a renewed interest in this area.
Turkcell uluslararası alanda da GSM hizmetleri sağlamaktadır.Turkcell also provides GSM services internationally.
Bu alanda bazen gökkuşağı bayrakları görünebilir.Rainbow flags can be seen sometimes in this area.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Similarly, Barnum Brown claimed to have seen over 500 skulls in the field.
Bu sayede ödül daha geniş bir alanda verilebilmektedir.Because of this, the prize can be awarded in a broader range of fields.
10 Haziran 1998'de Astana uluslararası alanda bir başkent olarak tanıtıldı.On 10 June 1998, Astana was presented as the capital internationally.
Bununla birlikte, bu yeni düzen uluslararası alanda tanınmayı başaramadı ve savaş devam etti.However, this new order failed to win international recognition and the war continued.
Bu üniversitelerden bir kısmı University City isimli alanda bulunmaktadır.Some of these universities are located in one area called the University City.
Papin 1678 yılında İngiltere’ye taşındı ve bu alandaki çalışmalarına devam etti.Papin moved to England in 1678, and continued to work in this area.
Rishon Modeli bu alandaki tipik çabaları göstermektedir.The Rishon model illustrates some of the typical efforts in the field.
Tıbbın belirli bir alanda daha fazla eğitim yapılmalıdır.Further training in a particular field of medicine may be undertaken.
Ve bu alanda da başarı göstermiştir.And he excelled in it.
Kariyerine görsel-işitsel alanda başlamış, Canal +'da editör olarak çalışmıştır.He began his career in the audiovisual field, working as an editor at Canal+.
Macaristan'ın zaferi sonrası, alanda pek çok küçük köyler vardı.After the Hungarian Conquest, there were many small villages in the area.
Merkez, 0.89 hektarlık bir alanda kurulmuştur.The center has been established on an area of 0.89 hectare.
Bu alandaki yatırımlar şirkete çeşitli yenilikçi kavramlar getirmeyi sağlamıştır.Investments in this field have enabled the company to conceive various innovative concepts.
Bu bölüm, uluslararası alanda tanınmak isteyen 20 "özgün ve farklı" eseri sunmaktadır.This section presents 20 "original and different" works which seek international recognition.
Riau'da ise yalnızca 9 alanda 350 kadar fil hayatta kalmıştır.In Riau Province only about 350 elephants survived across nine separate ranges.
Pasta pişirme genellikle ana mutfaktan biraz ayrı bir alanda yapılır.Pastry baking is usually done in an area slightly separate from the main kitchen.
Ayrıca bu alanda alışveriş ve servis merkezi bulunmaktadır.Also at this area there is a shopping and services area.