Bu alana da Z diyelim .Така че, те определено имат една и съща основа.
Bu alana tıklandığında aktifleştirilecek _URL: (gerekli)_URL som skal aktiveres når dette området mottar klikk: (kreves)
Bu artışın enerji tüketimi, iklim değişimi ve insan sağlığı olmak üzere pek çok alana etkisi vardır.Denne stigning har betydning på mange områder, herunder energiforbrug, klimaændringer og menneskers sundhed.
Bu artışın enerji tüketimi, iklim değişimi ve insan sağlığı olmak üzere pek çok alana etkisi vardır.Kysynnän kasvu vaiku aa moniin asioihin, kuten energiankulutukseen, ilmastonmuutokseen ja ihmisten terveyteen.
Bu artışın enerji tüketimi, iklim değişimi ve insan sağlığı olmak üzere pek çok alana etkisi vardır.Skutki tego wzrostu mają wpływ na wiele dziedzin m.in. zużycie energii, zmiany klimatu i zdrowie.
Bu artışın enerji tüketimi, iklim değişimi ve insan sağlığı olmak üzere pek çok alana etkisi vardır.Tento nárast má dopady na mnoho oblastí, vrátane spotreby energie, klimatických zmien a ľudského zdravia.
Bu artışın enerji tüketimi, iklim değişimi ve insan sağlığı olmak üzere pek çok alana etkisi vardır.Tento nárůst ovlivňuje mnoho oblastí, včetně spotřeby energie, klimatické změny a lidského zdraví.
Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor.זוהי מרפאת 'קינאף'. אתה מקבל זרע קינאף ואתה מגדל אותו בחלקת אדמה
Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor.هذه عيادة مصنوعة من القصب. تأتي بالبذرة وتزرعها في بقعة من الأرض
Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor.ケナフは1ヵ月で4メートル以上成長します
Bu da demek oluyor ki: Sigma birim alana düşen yük miktarıdır.השטח, או המטען ליחידת שטח.
Bu da demek oluyor ki: Sigma birim alana düşen yük miktarıdır.أو بإختصار الشحنة على المساحة
Bu daha geniş alana da A2 diyelimוהשטח של הפתיחה הרחבה הוא A2.
Bu daha geniş alana da A2 diyelimومساحة هذه الفتحة A2
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Dat betekent dat je de economieën in die regionen niet op gang krijgt omdat de ziekte zo hard tegenwerkt.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Dies bedeutet, dass die Wirtschaft in diesen Gegenden feststeckt, da es einfach so viel verhindert.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Inseamna ca economiile din aceste zone nu functioneaza din cauza malariei.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.말라리아가 창궐하는 곳에서는 경제가 돌아가질 않습니다. 말라리아가 될일을 안되게 뒤로 잡아 끌기 때문입니다.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Les économies de ces zones ne décollent pas parce qu'elles sont trop affectées.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Oznacza to, że gospodarki tych krajów nie mogą się rozwijać, bo choroba tak bardzo to utrudnia.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.To znamená, že ekonomiky států v těchto oblastech nemůžete rozpohybovat, protože malárie brzdí spoustu věcí.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.To znamená, že nemôžete rozhýbať ekonomiku štátov v týchto oblastiach, pretože malária brzdí veľa vecí.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Αυτό σημαίνει πως δεν μπορείς να κινήσεις τις τοπικές οικονομίες, διότι η αρρώστια δρα ανασταλτικά σε όλα.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Това означава, че не може да задвижите икономиките на тези райони, понеже тя ги задържа толкова много.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.Это значит, что вы не сможете наладить экономику в этих странах потому, что малярия сдерживает развитие.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.זה אומר שאי-אפשר להניע את הכלכלה באזורים אלה מפני שעד כדי כך זה מעכב הכל.
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.وهذا يعني أنه لا يمكنك الحصول على الكثير من الاقتصاديات في هذه المجالات بسبب احتوائها على العديد من التعقيدات
Bu demek oluyor ki birçok şeyi durdurduğu için, ekonominin bu alana yönelmesini sağlayamıyorsunuz.乗り越えるべき課題が多く、難しいということです。 もちろんマラリアは蚊によって蔓延するものですが
Bu durum her skaler alana uygulanabilir.Ale to odnosi się do właściwie każdego pola skalarnego.
- Bu durum her skaler alana uygulanabilir.Pero se aplica a casi cualquier campo escalar.
- Bu durum her skaler alana uygulanabilir.Takto to funguje u prakticky všech skalárních polí.
Bu durum her skaler alana uygulanabilir.Αλλά εφαρμόζεται σε σχεδόν κάθε βαθμωτό πεδίο.
Bu durum her skaler alana uygulanabilir.То ее можно применить к практически любому скалярному полю.
Bu durum her skaler alana uygulanabilir.יעזור לכם לתפוס את הנושא, אך זה למעשה תקף לכל שדה סקלארי.
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.C'est égal à l'aire sous la courbe. f(x), y est égal à f(x), de x=a à x= b.
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.Dit is gelijk aan het gebied onder de functie. f(x), y gelijk aan f(x), van x gelijk aan a tot x gelijk aan b.
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.이것이 곡선 아래의 넓이와 같게 됩니다. f(x), 즉 y는 f(x)와 같고, x는 x=a부터 x=b까지.
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.Ini sama dengan luas dibawah kurva. f(x), y = f(x), dari x = a sampai x = b.
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.To jest równe polu powierzchni pod wykresem f(x), y jest równe f(x), od x równego a, do x równego b.
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.Und das ist gleich der Fläche unter der Kurve. f von x, y ist gleich f von x, von x ist gleich x ist gleich b
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.y=f( x)で、 x はa とb の間です。 これは、復習です。
Bu eğrinin altındaki alana eşittir. f(x), y eşittir f(x), x eşittir a'dan x eşittir b'ye kadar.זה שווה לשטח מתחת לגרף.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Das ist die größte, verbreitetste, tiefsttauchendste und älteste aller Schildkrötenarten.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Đây là loài rùa thọ lâu nhất, lặn sâu nhất và có vùng hoạt động rộng nhất.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Detta är den största, mest variabla, äldsta och djup dykande av alla skölpaddsarter.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Dit is de grootste, met het grootste leefgebied, diepst duikende en oudste van alle schildpaddensoorten.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Ez a leghatalmasabb, és legelterjedtebb legmélyebbre merülő és legidősebbje minden teknős fajnak.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.이것은 모든 거북이 종 중에서도 가장 방대하고 넓게 분포하며 가장 깊게 잠수할 수 있고 가장 오래 살 수 있습니다.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.To je največja, najbolj razširjena, najstarejša in najbolj globoko živeča vrsta želve.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.To największy, najszerzej występujący, najgłębiej nurkujący i najstarszy gatunek żółwi.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Това е най-голямата, широко разпространена, най-дълкото гмуркаща се и най-стара от всички видове костенурки.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Це найбільший, напоширеніший та найстаріший вид, який ще й може найглибше пірнути.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Это самый большой, с наиболее обширным ареалом обитания, старейший и наиболее глубоко ныряющий вид черепах.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.זהו הגדול, רחב ההיקפים, צולל הכי עמוק והמבוגר שבכל זני הצבים.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.وهذا هو النطاق الاكبر .. والاوسع وتلك القصة عن السلاحف التي تقطن اسفل المحيطات .. وعند القاع تماماً
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.潜水に優れており、カメの最古の種でもあります。 一匹のメスが月灯りの中
Bu garip alana seni çeken neydi?"Ce te-a adus în acest domeniu ciudat?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Che cosa ti ha spinto in questo strano business?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Co sprawiło, że zająłeś się czymś tak dziwnym?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Čo vás priviedlo k týmto divným témam?"