alakası ile cümle

alakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Consider că esenţa a ce facem noi şi esenţa TED e de a învăţa să ascultăm, de a avea dorinţa să ascultăm.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Ik denk dat onze relevantie en die van TED erin bestaat om dit te omarmen en om te leren om te luisteren.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.I myślę, że ważnym jest zarówno dla nas, jak i dla TED'a, aby nauczyć się uważnie słuchać.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Jag tror att vår och TEDs relevans handlar om att ta till vara på det och i grund och botten lära att lyssna.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.이것은 바로 본질적으로 경청하는 방법을 배우고 포용하는 것이야 말로 우리와 TED가 함께 지향하는 중요한 점이라고 생각합니다.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Y creo que nuestra relevancia y la de TED es en realidad lograrlo y aprender a escuchar, esencialmente.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Я думаю, наша задача и задача TED заключается в том, чтобы охватить всё это и в сущности научиться слушать.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.ואני חושב שהרלוונטיות שלנו ושל TED היא באמת בלהכיל את זה וללמוד איך להקשיב, בעיקרון.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.وأنا أظن أننا نحن و"تيد" لنا صلة وثيقة لتبني هذه الفكرة وتعلم كيفية الاستماع، بشكل أساسي.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.それを受入れ どのように聞くかを学ぶことが 重要でしょう 私たちは聞き取り方を学ぶ必要があるのです
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek."Det har inget att göra med mig. Det kommer aldrig drabba mig."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Ei koske minua, ei koskaan tapahdu minulle."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Es betrifft mich nicht, ich habe nichts damit zu tun, es wird mir nie passieren."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Ez nem én vagyok, nincs köze hozzám, velem soha nem fog megtörténni."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Já ne, já s tím nemám co do činění, tohle se mi nemůže stát."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Mňa sa to netýka, so mnou to nemá nič spoločné, nikdy sa mi to nestane."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Não sou eu, não tem nada a ver comigo, nunca me vai acontecer".
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Niet ik, het heeft niets met mij te maken. Het gaat mij nooit overkomen."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""No soy yo, no tiene nada que ver conmigo, jamás me pasará a mí".
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Σε μένα όχι, δε θα συμβεί σε μένα, ποτέ δε θα μου συμβεί".
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Това не съм аз, няма нищо общо с мен, никога няма да се случи на мен."
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""Це не про мене, я не маю до цього відношення, зі мною такого ніколи не трапиться".
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Bueno, sé que mi iPod, mi móvil y mi computadora son tecnología pero ésto no tiene nada que ver con ello.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Cháu xem iPop, điện thoại và máy tính của cháu là công nghệ nhưng điều này không liên quan gì đến nó.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Ich bezeichne meinen IPod, mein Handy und den Computer als Technik, aber das hat nichts mit dem hier zu tun.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.음, 저는 제 아이팟, 핸드폰, 컴퓨터를 기술이라 부르지만 이것은 그와 전혀 관련이 없습니다.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Mijn iPod, mijn mobieltje en mijn computer, dat noem ik technologie. Dit heeft daar niets mee te maken.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Nos, az iPodomat, a mobilomat és a számítógépemet technológiának nevezem, de ehhez semmi köze.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Swojego iPoda, komórkę i komputer uznaję za technikę, ale to nie ma z nią nic wspólnego.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Tak můj iPod, mobil a počítač řadím mezi technologie, ale toto s tím nemá nic společného.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.Ами, смятам моят iPod, мобилен телефон и компютър за технологии, но това няма нищо общо с тях.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.ובכן, אני קוראת לאייפוד שלי, סלולארי ומחשב טכנולוגיה אבל זה לא קשור לזה.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.حسناً، أنا أسمي جهاز الآي بود والهاتف والكمبيوتر خاصتي تكنلوجيا لكن لا علاقة لهذا بذلك.
Ben teknoloji diye iPod'uma, cep telefonuma ve bilgisayarıma derim, ama bunun onlarla hiç bir alakası yok.バイオリンは そうは見えません それで少し調べてきました
Bilimle hiç bir alakası yok.Asta n-are nimic de-a face cu ştiinţa.
Bilimle hiç bir alakası yok.Ça n'a rien à voir avec la science.
Bilimle hiç bir alakası yok.Das hat mit Wissenschaft nichts zu tun.
Bilimle hiç bir alakası yok.Ennek semmi köze a tudományhoz.
Bilimle hiç bir alakası yok.Het heeft niks vandoen met wetenschap.
Bilimle hiç bir alakası yok.Isso não tem nada a ver com a ciência.
Bilimle hiç bir alakası yok.이건 과학하고는 아무 상관이 없습니다.
Bilimle hiç bir alakası yok.Nie ma nic wspólnego z nauką.
Bilimle hiç bir alakası yok.Non ha niente a che fare con la scienza.
Bilimle hiç bir alakası yok.No tiene nada que ver con la ciencia.
Bilimle hiç bir alakası yok.To nemá nic společného s vědou.
Bilimle hiç bir alakası yok.Toto nemá s vedou nič spoločné.
Bilimle hiç bir alakası yok.Δεν έχει καμιά σχέση με την επιστήμη.
Bilimle hiç bir alakası yok.То няма нищо общо с науката.
Bilimle hiç bir alakası yok.У них нет ничего общего с наукой.
Bilimle hiç bir alakası yok.אין לזה קשר למדע.
Bilimle hiç bir alakası yok.هذا ليس له علاقة بالعلم .
Bilimle hiç bir alakası yok.法律や 倫理や 特許の問題です
"Bill, anlamalısın - güneş enerjisinin mimariyle hiçbir alakası yok."그분이 말씀하시길, "빌, 너는 이해했구나 -- 태양 에너지는 건축과 아무런 관련이 없다는걸."
"Bill, anlamalısın - güneş enerjisinin mimariyle hiçbir alakası yok.""Билл, пойми, солнечная энергия и архитектура - это совершенно разные вещи!"
"Bill, anlamalısın - güneş enerjisinin mimariyle hiçbir alakası yok."והוא היה אומר, " ביל, אתה חייב להבין לאנרגיה סולרית אין שום קשר עם ארכיטקטורה."
"Bill, anlamalısın - güneş enerjisinin mimariyle hiçbir alakası yok."وكان يقول، "بيل، عليك أن تفهم-- الطاقة الشمسية لا علاقة لها بالعمارة."
"Bill, anlamalısın - güneş enerjisinin mimariyle hiçbir alakası yok."太陽エネルギーは建築とは 何の関係もないのだ」と ウィトルウィウスを読んだことがないのでしょう
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Biciclete zboară peste tot, roţi se rostogolesc pe lângă voi, spiţe ajung în locuri ciudate.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Biciclette che volano ovunque, manubri che vi rotolano davanti, e raggi che finiscono nei posti più assurdi.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Cykler flyver ud over det hele, hjulene ruller forbi dig, eger lander uheldige steder.

İlgili Sayfalar