alakası ile cümle
alakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onun partideki davranışının mükemmellikle alakası yoktu.Her behavior at the party was far from perfect.
Öneriniz bizim buradaki görüşmemizle alakasız gibi görünüyor.Your suggestion seems irrelevant to our discussion here.
Konuşmacının tartışması konuyla alâkasızdı.The speaker's argument was off the point.
Bunun konuyla bir alakası yok. Üzgünüm.This is off-topic. Sorry.
Bunun benimle alâkası yok.This has nothing to do with me.
Bunun benim arka planımla alakası yok.This has no relevance to my background.
Bu şakanın seninle bir alakası yok.This joke doesn't have anything to do with you.
Sanırım Tom'un bununla bir alakası vardı.I think Tom had something to do with this.
Alakasız değil.It's not irrelevant.
Senin sözlerin alakasız.Your remark is irrelevant.
Billy ve babasının yaklaşık yirmi yıldır birbirleriyle alakası yok.Billy and his father have had nothing to do with each other for nearly twenty years.
Tom seninle alakası olmayan bir şey istiyor.Tom wants to have nothing further to do with you.
Tom'un Mary ile ilgili düşündüğü alakasız.What Tom thinks of Mary is irrelevant.
Benim düşüncem alakasız.My opinion is irrelevant.
Benim görüşüm alakasızdı.My opinion was irrelevant.
Fransızca konuşabilip konuşamaman bu konuşmayla tamamen alakasız.Whether you're able to speak French or not is completely irrelevant to this conversation.
Bu da alakasız.That's also irrelevant.
Tom'un söylediği genellikle alakasız.What Tom says is often irrelevant.
Bu detaylar alakasız.These details are irrelevant.
Senin düşüncen alakasız.Your opinion is irrelevant.
Bu tamamen alakasız.This is completely irrelevant.
Tom bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.Tom wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Belki bu doğru ama alakasız.Maybe that's true, but it's irrelevant.
Ben alakasız sorular sormayı kesmeni öneririm.I suggest you stop asking irrelevant questions.
Adımın ve doğum yerimin konuyla alakası yok, arkadaşım.My name and my birthplace are irrelevant, my friend.
Tom'un o işle bir alakasının olmadığını biliyorum.I know Tom had nothing to do with that.
Tom'un söyledikleri, konuyla alakasızdı.What Tom said was beside the point.
O tamamen alakasız.That is completely irrelevant.
O ne kadar alakasız?How irrelevant is that?
Bizimle alakası yok.It's not about us.
Sami'nin dinle alakası yok. Namaz kılmayı bile bilmez.Sami isn't religious at all. He doesn't even know how to pray.
Bir alakası var mı karın ağrısıyla?Does it have anything to do with the stomach ache?
Bunun ne alakası var onunla?What does that have to do with her?
Alakasız şeylere çok fazla dikkatini veriyor.She pays too much attention to irrelevant things.
Türkçe ile alakası yoktur.Nothing to do with Scotland.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?And What Does This Have to Do with the VAG?
Hükümdarla bir alâkası olan duâlarda da direkt olarak Tanrı'ya hitâb edilirdi.Rather, prayers concerning the king are addressed directly to god.
Hamas lideri, Khaled Meshal, kendi grubunun bombalamayla alakasını reddetti .Khaled Mashal, leader of Hamas, categorically rejected any connection of the bombing to his group.
Bu efsanenin tarihi gerçeklerle alakasının zayıf olduğu şüphesizdir.This legend is incompatible with the historical facts.
Garbın koyu kurşuni semasıyla hiç alakası yoktur.There's nothing wrong with our brand-label.
İlk öpücüğümüzün Rodney aracılığında olmasıyla bir alakası olabilir." ^ Martin Wood.May have something to do with our first kiss being through Rodney."
Türkçe bir saz adı olan kopuz'la alakası vardır.The Turkic peoples had a similar instrument called the kopuz.
Bunların gerçekle alakası yoktur.In reality they are not related.
Temayla alakası olan başka bir konu da kehanettir.Another and related theme is that of prophecy.
Küba purosuyla hiçbir alakası Yoktur"."There's no such thing as cyber terrorism".
Siyaset ile artık hiçbir alakası kalmamıştı.And that has nothing to do with politics.
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""It's not me, it has nothing to do with me, it's never going to happen to me."
- Bunun benimle ne alakası var? - Siz bunu yapabilirsiniz.What's that got to do with me?
Kimsenin şüphelenmeyeceği, bizimle alâkası olmayan... ...birine ihtiyacımız var.We need someone no one will suspect, who's not linked to us.
Ama bu olayla alâkası olmayan... ...biri ile konuşmam gerekiyordu.It's important for me to talk with someone who is not part of that story.
İnsanların hiç bir şeyle alakası yok.People don't have any relationship to anything.
Bunlar şimdilik konumuzla alakasız şeyler. .But anyway, that was a bit of an aside just so you know where we're going.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Bicycles fly everywhere, wheels roll past you, spokes end up in awkward places.
İnsanın içinden gelen bir hisle uzaktan yakından alakası yoktur.It has nothing to do with something coming from the inside of a human being.
Diğerleri için, şimdi çok alakasızdır.For others, the present is irrelevant.
İhtiyaçlarla alakası olan isteklerimiz en önemli mesele.Wants are irrelevant.
Artık kitapla hiç bir alakası yok; ama sanırım orada iyi dağıtm yapmışlar.It now has no relevance to the book whatsoever, but it's a nice spread, I think, in there.
Bunun hiç bir şeyle alakası yok.Ne. but he was shouting at me, I was across the street.
Ve bu özellikle sıklıkla birbiriyle alakasız ve IQ'dan bağımsızdır.And these traits are often unrelated and uncorrelated with IQ.
Alakası yok.That's really not the case.