Ana içeriğe geç
Sözlük

alakalı ile cümle

alakalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Riskin yaklaşık %40'ının genetik ile alakalı olduğu belirtilmektedir.Približne 10% prípadov súvisí s dedičným genetickým rizikom.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Je otázne, v akom stave sa program v súčasnosti nachádza.
Tanıklık: Tanıklıklar alakalı veya alakasız alıntılardır.Používajú sa ako nepriame alebo podporné dôkazy.
Bu madde genel anlamda inkılapçılık kavramıyla alakalıdır.Ide teda v podstate o sexuálnu hygienu v širšom zmysle.
Bu madde Orta Doğu'daki cadılıkla alakalı değildir.Toto umenie nemá nič spoločné s východným Stredomorím.
Sánchez ve Myrick, efsaneyle alakalı daha ayrıntılı içerik sunan bir web sitesi de hazırladı.Sánchez in Myrick sta ustvarila tudi spletno stran, kjer je legenda še podrobneje opisana.
Bu işaretler LIGO (Laser Interferometer Gravitational Wave Observatory) ile alakalıdır.Sodeloval je pri projektu Observatorija gravitacijskega valovanja z laserskim interferometrom (LIGO).
Limbik sistem ile alakalı görevleri vardır.K telencefalonu sodi tudi limbični sistem.
Rumî yılbaşı kutlamaları ve bu günle alakalı anmalar buna örnek olarak gösterilebilir.Tamkajšnji otroci so nestrpno pričakovali vsako Silvestrovo, tako kot tudi letošnjega.
Konukla alakalı sorular.Priklausė Goštautams.
Tanıklık: Tanıklıklar alakalı veya alakasız alıntılardır.Nesvarbu, ar klaidos yra pastebėtos ar ne.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Vaidlus planeedi definitsiooni üle nähtavasti jätkub.
Seçim hukukuyla alakalı kitabı bulunmaktadır.Apellatsiooniõigus on ette nähtud põhiseadusega.
Bu, oyunun finaliyle tamamıyla alakalıdır.Nad vastutavad mängu lõpptulemuse eest.
Filmin tema şarkısı herhangi bir Para Para tabanlı müzik türüyle alakalı değiltir.Filmimuusika kui muusikažanr ei ole määratud ühegi konkreetse muusikastiili või -vormiga.
Aborijinlerin kültürüyle alakalı en çok neden endişe ediyorsunuz?"Qu'est-ce que vous préoccupe le plus dans la culture aborigène?"
Aborijinlerin kültürüyle alakalı en çok neden endişe ediyorsunuz? Teressa:- Waar ik me het meeste zorgen over maak, is dat de Aborinal cultuur verloren raakt.
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,페이스북, 구글, B.T., 콤캐스트,
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,E vorba despre router-ul unei rețele ca Facebook,
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,Gre za usmerjevalnik enega omrežja, naj bo to Facebook ali Google,
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,To łączenie routerów jednej sieci, jak Facebook,
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,Маршрутизатор одной сети — Facebook или
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,Мова йде про роутер однієї мережі, як, наприклад, Фейсбук (Facebook ),
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,Става дума за рутер на мрежа, Фейсбук или
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,מדובר על הנתב של רשת אחת, פייסבוק או
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,يتعلق الأمر بجهاز توجيه لأحد الشبكات، فايسبوك
Ağın yönlendiricisiyle alakalı, Facebook,タイムワーナー等の ネットワークのルーター同士が
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olan "Albinoların Büyüsü"dür.Altă poveste de care îmi amintesc despre fenomenul "copilul spirit", e "Vraja Albinoşilor".
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olan "Albinoların Büyüsü"dür.Мне вспоминается ещё одна история, связанная с феноменом духа ребёнка, под называнием "Заклятье альбиносов".
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olanInna ważna historia odnosi się do zjawiska zwanego "dziećmi złego ducha",
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olan또다른 중요한 이야기가 생각나는데, 스피릿 차일드 현상과 연관이 있습니다.
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olanMột câu chuyện quan trọng khác, liên quan đến hiện tượng đứa con tinh thần này,
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olanסיפור מרכזי נוסף שאני יכול לחשוב עליו, שקשור גם כן לתופעה המכונה "ילד הרפאים",
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olanقصة رئيسية أخرى تتبادر إلى ذهني، مرتبطة بهذه الظاهرة "روح الطفل"،
Aklıma gelen diğer bir hikaye ise bu ruhların çocuğu hadisesiyle de alakalı olan「悪魔の子」現象に関係するもので 「先天性色素欠乏症の呪い」です
Ama anladığınız üzere bu, Jack Valenti ve birçok insanın dikkatini çekmesi ve onları üzmesiyle alakalı.그러나 보시다시피, 이건 막 튀어나오려 하고 있었고, 영화계의 잭 발렌티와 다른 많은 사람들을 흥분시켰어요.
Ama anladığınız üzere bu, Jack Valenti ve birçok insanın dikkatini çekmesi ve onları üzmesiyle alakalı.זה בסדר גמור, אבל כפי שניתן לראות, זה עמד לזנק, ולעצבן את ג'ק ולנטי והרבה אנשים אחרים.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Aber es ist auch relevant bei Krankheit und Rehabilitation.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Dar e un lucru important pentru înțelegerea și tratarea bolilor.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Jest to także ważne dla schorzeń i rehabilitacji.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.병과 사회복귀에 이를 적용해봅시다.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Lényeges ez azonban a betegségek és a rehabilitáció miatt is.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Maar het is ook relevant voor ziekte en revalidatie.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Ma è anche rilevante per le malattie e la riabilitazione.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Mais c'est également pertinent pour les maladies et la rééducation.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Mas também é relevante para a doença e para a reabilitação.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Má to ale také význam u nemocí a rehabilitace.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Má to ale tiež význam pri chorobách a rehabilitácii.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Nhưng điều này cũng có liên quan đến bệnh tật và sự hồi phục.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Pero es relevante también, para la enfermedad y la rehabilitación.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Αλλά είναι το ίδιο σχετικό με τις αρρώστιες και την αποκατάσταση.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Але це також має відношення до хвороби і реабілітації.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Но това е също от значение за болестите и рехабилитацията.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.Это также имеет отношение к болезням и реабилитации.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.אבל זה גם נוגע למחלות ושיקום.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.لكنها أيضا ذات صلة بالمرض وإعادة التأهيل.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.病気やリハビリにも関係してきます 動作に影響を及ぼす病気はたくさんあります
Ama bence iki şekilde de olayı anladınız. Sadece iki şeyin kombinasyonuyla alakalı.Puedo ponerlos en una gráfica, pero quiero aclarar no es necesario ponerlos en la gráfica.
Ama bu sadece ön sayfayla alakalı değil.물론 1면만 바뀐 것은 아닙니다.
Ama bu sadece ön sayfayla alakalı değil.Ale nie chodzi tylko o okładkę.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod