Ana içeriğe geç
Sözlük

alakalı ile cümle

alakalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Bà mất vì một căn bệnh liên quan tới SIDA.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Dia meninggal karena penyakit yang berhubungan dengan AIDS.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Ea a murit din cauza unei boli complementare SIDA.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Egy AIDS-hez kapcsolódó betegségbe halt bele.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Elle est morte d'une maladie liée au SIDA.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.그 후 에이즈 관련 질병으로 사망했습니다.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Murió de una enfermedad relacionada con el SIDA.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Sie starb an einer mit AIDS zusammenhängenden Krankheit.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Zemřela na nemoc související s AIDS.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Ze stierf aan een AIDS-gerelateerde ziekte.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Zmarła na chorobę związaną z AIDS. Zmarła na chorobę związaną z AIDS.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Zomrela na chorobu vyvolanú AIDS.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Πέθανε από νοσήματα που σχετίζονται με το AIDS.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Она умерла из-за болезни, спровоцированной СПИДом.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.Тя починала от свързано със СПИН заболяване.
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.היא מתה ממחלות הנגרמות מהנגיף
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.وقد توفيت بسبب أعراض مرض الايدز
O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.エイズの合併症でした。 Avelileは胎児のうちに
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Chodzi o bycie tu, w tej chwili, akceptowanie siebie wzajemnie i pozwalanie na przepływ kreatywności.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.É estar aqui no momento, aceitar-nos mutuamente e permitir qu a criatividade flua.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Es geht darum, genau in diesem Moment zu sein einander anzunehmen und der Kreativität ihren Lauf zu lassen.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Het gaat om in het moment zijn, elkaar accepteren en creativiteit laten stromen.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Il s'agit d'être ici et maintenant, de s'accepter les uns les autres, et de laisser venir la créativité.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Je to o tom, byť tu v tejto chvíli, akceptovať jeden druhého, a dovoliť kreativite, aby prúdila.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Je to o tom, být tu v tomto okamžiku, akceptovat jeden druhého, a dovolit kreativitě, aby proudila.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.그냥 지금 이 순간에 존재하는 것이고 서로를 받아들이며 독창적인 흐름을 만들어내면 되는 겁니다.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Mà là việc tôi đang ở đây, ngay lúc này, chấp nhận những người khác và cho phép sự sáng tạo bay cao.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Namun tentang berdiri pada saat ini saling menerima satu sama lain dan membiarkan kreativitas mengalir.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Se trata de estar en el aquí y ahora de aceptarnos mutuamente y dejar que fluya la creatividad.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Si tratta di essere qui in questo momento, accettarsi l'un l'altro e dare libero spazio alla creatività.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Надо присутствовать в моменте, принимать друг друга, и давать творчеству ход.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.Става дума да бъдем тук в момента, да се приемаме едни други и да позволяваме на творчеството да се развива.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.זה עוסק בלהיות כאן ברגע הזה, בקבלת זה את זה ולאפשר ליצירתיות לזרום.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.لكنه يتعلق بكونك في اللحظة، نتقبل بعضنا والسماح للإبداع بالتدفق.
O anda burada olmak, birbirini kabul etmek ve yaratıcılığın yükselmesine izin vermek ile alakalı.お互いを受け入れ 創造性を解き放つのです ありがとうございました
O halde bu şu ana kadar öğrendiklerimizle nasıl alakalı?In welchem Verhältnis steht es zu den Sachen, die wir bis her gelernt haben?
O halde bu şu ana kadar öğrendiklerimizle nasıl alakalı?Jak to się odnosi do wszystkiego czego uczyliśmy się dotąd?
O halde bu şu ana kadar öğrendiklerimizle nasıl alakalı?그럼 지금까지 우리가 배운 것들과 무슨 관련이 있을까요?
O halde bu şu ana kadar öğrendiklerimizle nasıl alakalı?איך זה מתקשר לכל מה שלמדנו עד עתה?
• Ölçütün araştırma popülasyonu için alakalı olması;• Ölçütün konunun uzmanları için alakalı olması;• la mesure est reconnue par les experts sur la question;
Olimpiyatlarla alakalı olarak--A vinculação com os Jogos Olímpicos --
Olimpiyatlarla alakalı olarak--그리고 올림픽과도 연계했습니다.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Łączenie idei z Igrzyskami. Pojechałem na spotkanie z Sebem Coem.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--La vinculación con los Juegos Olímpicos.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Liên kết với Olympic --
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Összekapcsoljuk az olimpiával.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Povezave z olimpijskimi igrami...
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Propojení s Olympiádou..
Olimpiyatlarla alakalı olarak-- Seb Coe'yu görmeye gittim. Dedim ki,"Londra 2012 ateşkesle ilgili.Berhubungan dengan Olimpiade -- saya pergi menemui Seb Coe.
Olimpiyatlarla alakalı olarak-- Seb Coe'yu görmeye gittim. Dedim ki,"Londra 2012 ateşkesle ilgili.Conectarea la Olimpiadă - am fost şi l-am văzut pe Seb Coe.
Olimpiyatlarla alakalı olarak-- Seb Coe'yu görmeye gittim. Dedim ki,"Londra 2012 ateşkesle ilgili.Il legame con le Olimpiadi -- sono andato a trovare Seb Coe.
Olimpiyatlarla alakalı olarak-- Seb Coe'yu görmeye gittim. Dedim ki,"Londra 2012 ateşkesle ilgili.Wir verbinden uns mit Olympia - ich habe Seb Coe getroffen.
Olimpiyatlarla alakalı olarak-- Seb Coe'yu görmeye gittim.Om aan te sluiten bij de Olympische Spelen - ik ontmoette Seb Coe.
Olimpiyatlarla alakalı olarak-- Seb Coe'yu görmeye gittim.Свързах се с Олимпийската организация, отидох и се видях със Себ Ко.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Vi försökte länka med Olympiska Spelen,
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Η σύνδεση με τους Ολυμπιακούς αγώνες --
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Ми співпрацюємо з Олімпійським комітетом.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--לקשר זאת עם האולימפיאדה.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--من خلال الترابط مع الاولومبياد
Olimpiyatlarla alakalı olarak--私はセブ・コーに会いに行き
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod