Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Fahrräder, Räder, alles fliegt kreuz und quer. Speichen verkeilen sich in prekären Stellen.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.여기저기로 자전거들은 날아가고, 바퀴들이 여러분들 앞을 지나 굴러가네요. 바퀴살은 예상치 못한 곳으로 가구요.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Kolesa letijo na vse strani, gume se kotalijo mimo vas. Špice pristanejo na nenavadnih mestih.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Les vélos volent partout, les roues roulent à coté de vous, les rayons atterrissent à des endroits bizarres.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Mindenfelé röpködnek a kerékpárok, a kerekek melletted gurulnak el, a küllők lehetetlen helyeken landolnak.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Overal zie je fietsen vliegen, de wielen komen voorbij rollen, spaken komen op akelige plekken terecht.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Rowery rozlatują się, koła przetaczają się obok, szprychy lądują w dziwnych miejscach.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Vzduchem letí kola, špice přistanou do nevhodných míst.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Xe đạp bay tung tóe khắp nơi, những chiếc bánh xe lăn qua bạn, niềng xe văng ra những chỗ khác nhau.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Ποδήλατα πετάγονται παντού, ρόδες κυλούν δίπλα σας, ακτίνες καταλήγουν σε περίεργα μέρη.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Велосипеди хвърчат навсякъде, колела се въртят около вас, спици се приземяват на странни места.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Велосипеды и колеса разлетаются в разные стороны, спицы втыкаются где надо и где не надо.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.אופניים עפים לכל מקום, גלגלים מתגלגלים לידכם חישורים מגיעים למקומות מביכים
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.وتتطاير الدراجات في كل مكان والعجلات تتدحرج بجانبك وتلقى المكابح في اماكن غريبة
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.スポークがヘンなところに着地 ドアに入りましょう
Biyoloji cinsellik veya ölmemekle alakalıNapříklad nestrávím první lekci vykládáním o tom, jak budu učit. Prostě začnu učit hned po dalším střihu.
Biyoloji cinsellik veya ölmemekle alakalıSoy una colección de componentes orgánicos llamados Hank Green
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.Anche noi, perché li valutiamo su tutte queste variabili collegandole alle competenze, come per esempio:
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.Chúng tôi cũng, bởi vì chúng tôi đánh giá họ dựa trên tất cả những điều kiện
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.I-am evaluat în funcţie de toate aceste variabile
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.사람들을 경쟁력에 관련된 여러가지 변수를 고려하여
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.Los calificamos en todas las variables relacionadas con
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk. Mesela, Konuşmanın yapısı nasıldı?És mi is, mivel mi mindezen változók alapján értékeljük őket, mint pl. mennyire volt jól felépített a beszéde?
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk. Mesela, Konuşmanın yapısı nasıldı?Nous les jugeons sur toutes ces variables liées aux compétences, comme la structure de leur discours.
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.Wir beurteilen sie in Bezug auf all diese Variablen, die mit Kompetenz in Verbindung stehen.
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.Мы оценивали также показатели компетенции.
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.בגלל שאנו מדרגים אותם על כל המשתנים
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.نحن أيضا، لأننا نقيمهم على أساس كل هذه المتغيرات
Biz insanları yeterlilik ile alakalı şu değişkenler ile değerlendiriyorduk.「話はどれだけ筋道立っているか」
"Bliyor musun, Hintlilerle alakası yok. Eğitim sistemleri çok kuralcı ve"Esto nada tiene que ver con los hindúes, es en realidad el sistema de educación reglamentado en
"Bliyor musun, Hintlilerle alakası yok."Знаете, это не связано с самими индийцами.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Cô ấy không muốn bất kỳ điều đó.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Dat wilde ze niet.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Det skulle hun ikke nyde noget af.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Elle ne voulait pas.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Häntä ei kiinnostanut.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Hon var inte alls intresserad.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.전혀 원하지 않았던 거죠.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Nem akar semmi ilyesmit.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Nemá zájem.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Nie chce żadnych randek.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Non le interessava affatto.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Sie wollte nichts davon wissen.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Δεν την ενδιέφερε καθόλου.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.Ей это не нужно.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.كانت لا تريد أيًا من ذلك.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.到底ない 絶対ない
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.C'est un mec qui écrit un livre "Le mariage idéal", vous savez. Un hétéro pur et dur.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Det här var alltså en kille som hade skrivit "Det ideala giftermålet". En väldigt hetero kille.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Dette er en fyr der skriver en bog, "Ideal Marriage," I ved. Utrolig hetero fyr.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Deze man schreef dus het boek 'Het ideale huwlijk'. Een heel erge heteroman.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Dia adalah orang yang menulis buku, "Pernikahan Ideal." Benar-benar pria heteroseksual.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Este el tipo que escribió el libro "Matrimonio Ideal", saben, un tipo intensamente hetero.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Este é um tipo a escrever um livro chamado "Casamento Ideal". Um tipo heterossexual da pesada.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Napisał książkę "Idealne małżeństwo". Był bardzo hetero.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Scrisse questo libro, "Il matrimonio ideale". Era un tipo davvero molto etero.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Știți, el e un tip care a scris cartea, "Mariajul Ideal". Heterosexual convins.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.To je chlápek, který napsal knihu "Ideální manželství", víte. Velice hetero chlápek.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.To je chlapík, ktorý napísal knihu, "Ideálne manželstvo." Veľmi zarytý hetero chlap.
Bu adam "İdeal Evlilik" diye kitap yazmış, yani, son derece delikanlı, eşcinsellikle alakası yok.Tudják, ő írta az "Ideal Marriage" című könyvet. Nagyon hetero srác volt.