alacaklı ile cümle
alacaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Biz bu ay alacaklıyız.We are in the black this month.
Alacaklıları onun peşinde.His creditors are after him.
Tom çek alacaklısı olarak Mary'nin adını yazdı.Tom wrote Mary's name as the cheque payee.
Alacaklılarından kurtulabilmek için Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçtı.He fled to the Continent to escape his creditors.
Caphus, Philotus, Titus, Lucius, Hortensius - Timon'un alacaklılarının uşakları.Caphis, Philotus, Titus, Lucius, Hortensius: Servants of Timon's creditors.
19:13 İşçine maaş veya alacaklıya borcunu ödemezlik yapma Lev.19:13 Not to withhold wages or fail to repay a debt — Lev.
İşlemin diğer tarafında, krediyi veren kişi var, yani ALACAKLI. ..On the other side of the transaction, you have the creditor.
Borcunu geri ödeyemeyen, alacaklının kredi kölesi oluyordu.If the debtor can't pay back their debts, well then become a debt slave to the creditor.
A alacaklısına 60 bin dolar ödeyecekA will have to pay $60,000 to its lender.
Tahvilleri elinde tutan alacaklılardan mı, yoksa hisse senedini elinde tutan sermayedarlardan mı?Is it going to be the debtholders, or the stockholders?
4 milyar $ alacaklı olan bu grup, sadece 3 milyar $ geri alacaklar.These guys that are owed $4 billion are only going to be able get $3 billion back.
Mal varlığınız alacaklılarınız arasında paylaştırılacaktır. -They will then split you amongst the stakeholders, the people who you owe money to.
Öncelikle alacaklılar firmanın mal varlığından pay alır.Well, the creditors get first dibs on everything.
AlacaklıNoun, a user comment on an itemPayee
Alacaklı oluşturmaPayee creation
% 1 alacaklısını gerçekten silmek istiyor musunuz?Do you really want to remove the %1 %2 from the file?
[Boş Alacaklı][Empty Payee]
Alacaklıya göre Vergi AktarımlarıTax Transactions by Payee
Alacaklı düzenlenemediUnable to modify payee
Yeni alacaklı/ alıcıNew payee/ receiver
Alacaklı% 1Payee%1
Bilinmeyen alacaklıUnknown payee
Hiç alacaklı girilmediNo payee supplied
Alacaklıya gitGoto payee
Yeni alacaklıNew payee
Alacaklıyı yeniden adlandırRename payee
Alacaklıyı silDelete payee
% 1 ögesini alacaklı/ alıcı olarak eklemek istiyor musunuz?Do you want to add %1 as payer/ receiver?
Alacaklı eklenemediUnable to add payee
Seçilen tüm alacaklıları gerçekten silmek istiyor musunuz?Do you really want to remove all selected payees?
Alacaklı silRemove Payee
Alacaklı( lar) silinemediUnable to remove payee(s)
Alacaklısı olmayan aktarımları araSelect transactions without payees
Alacaklı seçenekleriPayee options
Makedonya Mart ayında Paris Alacaklılar Kulübü'ne 103 milyon dolarlık geri ödeme yaptı.In March, Macedonia repaid $103m to the Paris Club of Creditors.
Gelirlerinin hepsini alacaklılara ödeyecek olan Nibens borç içinde yüzüyor.Nibens is awash in debt, with all of its proceeds going to pay off its creditors.
Bugünden itibaren Fon alacaklı değil danışman olarak görev yapacak.From now on, the Fund will serve as advisers, not as creditors.
AB, ülkenin vergi kaçıranların peşine düşmesini isteyen alacaklılar arasında yer alıyor.[Reuters]The EU is one of the lenders that wants the country to crack down on tax evaders.[Reuters]
Rumen hükümeti geçen yıl Daewoo'nun alacaklılarından 61 milyon dolara satın almıştı.The Romanian government bought the company from Daewoo's creditors for $61m last year.
Bu şekilde elimize hiçbir şey geçmez ve sadece alacaklılar kazanır." diyor.That way we will get nothing and only the creditors will benefit."
JAT'nin Londra Alacaklılar Kulübü'ne olan bocunu devlet üstlendi.JAT's debt with the London Club of Creditors has been assumed by the state.
Bunu yapmakla, o alacaklı(lar) diğer alacaklılardan daha iyi durumda olur.From doing this, that creditor(s) is made better off, than other creditors.
Alacaklının tercih olması için, alacaklıyı daha iyi duruma getirme arzusu olmalıdır.There must be a desire to make the creditor better off, for them to be a preference.
Başlangıçta, esas olarak İngiltere ve Güney Afrika'daki alacaklıları memnun etmek için yazdı.Initially, he wrote mainly in order to satisfy creditors in the UK and South Africa.
En nihayet, 1653-1654'te Starkey'in alacaklıları onu yakaladı.Finally, in 1653–1654, Starkey's creditors caught up with him.
Bargum, 1774 yılında alacaklılarından kaçmak için ülkeden kaçmıştı.[1]Bargum had fled the country to escape his creditors in 1774.[5]
Borçlunun mallarına el koyularak satılır ve alacaklılara alacağı miktar ödenir para artarsa borçluya verilir.Der Pflegebedürftige verfügt über diese Beträge und zahlt sie an die Pflegeperson(en) aus.
Adi kefalette, alacaklı önce borçluya başvurmalıdır.Or, le débiteur décède avant la réception de ce matériel.
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.Le bénéficiaire du prêt deviendra propriétaire de la chose prêtée.
Alacaklının uyguladığı şiddet ona haz verir ve bu haz ona yapılan ödemedir.Ce revenu assuré lui donne la tranquillité dont il a besoin.
Ayrıca alacaklının bunları borcu ödeyen kefile teslim etme yükümlülüğü de vardır (BK. m.Compte d’Honoré des sommes que des clients lui doivent (à prendre).
Sonunda Hodjat'ın alacaklıları da olmak üzere herkes Raziye'yle Hodjat'ın evinden buluşurlar.Finalmente, todos —incluso los acreedores— se reúnen en la casa de Razié y Houjat para consumar el pago.
Alacaklılarından kurtulabilmek için Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçtı.Huyó a Francia para escapar de sus acreedores.
Ancak alacaklı bankalar "hileli iflas" olduğunu öne sürdü.Pero se sabe que está involucrado en los "Bajos Fondos".
Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı borcun ifâsını borçlunun vücudu veya özgürlüğü üzerinde gerçekleştiremez.Таким образом, должник не расплачивался по долгам собственной свободой.
Toplu icrada ise alacaklılara tanınan ayrı bir yol kullanılır yani iflas yolu.В троллейбусах Житомира новая система оплаты за проезд: что нужно знать пассажирам.
Bir borç ilişkisinde borçlu, alacaklı olan tarafa karşı belli bir taahhütte bulunmuştur.يؤلف أرجو الأجر من عالم الغيب فإن كان فيه بعض شيء يعيبه.
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.O débito é a prestação a ser realizada pelo devedor.
Alacaklı, borcun ifâ edilmesi için sınırsız olarak borçlunun malvarlığına başvurabilir.Também pode ser considerada como obrigação tributária a própria prestação que o devedor tem que cumprir.
Adi kefalette, alacaklı önce borçluya başvurmalıdır.Com isso o devedor pode quitar sua dívida quando quiser.