Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.Ten opuścił pokój w półmroku.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.To odešel do soumraku.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.To odišiel do súmraku.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.To zapustil sobo v mraku.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.Αυτό άφησε το δωμάτιο σε ένα λυκόφως.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.Това излезе от стаята, в здрача.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.Це залишило номер в сутінках.
Bu bir alacakaranlıkta odadan çıktı.Это оставило номер в сумерках.
Bu nedenle televizyonda " Alacakaranlık Kuşağı " nı izlemeye başladımТогда я включил телевизор и стал смотреть
Gördüđüm zaman ördek olduđunu bilirim, kaltak. -HALA ALACAKARANLIKTAN DAHA ÝYÝ BÝR AŢK HÝKAYESÝ-Je connais un canard quand j'en vois un, salope. -encore une meilleure histoire d'amour de crépuscule-
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor đầu tiên thức dậy từ giấc ngủ của mình giống như ngất đi nặng vào lúc hoàng hôn buổi tối.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor eerste werd wakker uit zijn zware bezwijming-achtige slapen in de avondschemering.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor ensimmäinen heräsi hänen raskaan pyörtyä kaltaisia nukkua illalla hämärän.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor ersten erwachte aus seinem schweren Ohnmacht-ähnlichen Schlaf in der Abenddämmerung.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor first felébredt az ő nehéz elájul-szerű aludni este szürkületben.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor first obudził się z jego ciężkie omdlenie jak spać w zmierzchu.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor first vågnede op fra sin tunge dåne-agtige sove i aftenskumringen.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor first vaknade ur sin tunga dvalliknande sömn på kvällen skymningen.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor first zbudila iz njegove težke Nesvijest podobnih spanja zvečer mraku.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor pertama kali bangun dari tidurnya pingsan berat-seperti di senja sore.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor premier réveillé de son évanouissement lourds-comme dormir dans le crépuscule du soir.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor prima svegliato dal suo pesante deliquio, come il sonno nel crepuscolo serale.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor primeiro acordou de seu sono swoon-like pesado no crepúsculo da noite.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor primero despertó de su pesado desmayo, como el sueño en el crepúsculo de la tarde.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor primul trezit din greu sa-lesin ca dormi in amurg seara.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor první se probudil z jeho těžké mdloby, podobné spánku v soumraku.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor prvý sa zobudil z jeho ťažkej mdloby, podobné spánku v súmraku.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Gregor πρώτη ξύπνησε από βαρύ λιποθυμούν-όπως τον ύπνο του στο λυκόφως βράδυ.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.그레거 첫 번째는 저녁 황혼에서 자신의 무거운 실신과 같은 수면에서 깨어 났어.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Грегор первой проснулась от своего тяжелого обморока, как спать в вечерних сумерках.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Грегор Першим прокинувся від свого важкого непритомності, як спати у вечірніх сутінках.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.Грегор се събудих от тежката си припадам като сън в здрача на вечерта.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.גרגור שבו התעורר משינה כבד להתעלף כמו שלו בדמדומי הערב.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.استيقظ غريغور أول مرة من نومه الثقيل مثل الاغماء في شفق المساء.
Gregor ilk akşam alacakaranlık bayılma gibi ağır uyku uyandım.彼は確かに彼のために、あらゆる妨害することなくその後すぐに目が覚めるだろう
Okyanustayız, alacakaranlık.Az óceán vesz minket körül, alkonyodik.
Okyanustayız, alacakaranlık.Chúng tôi ở trên biển, lúc ấy là hoàng hôn
Okyanustayız, alacakaranlık.Estamos en el océano al anochecer.
Okyanustayız, alacakaranlık.Estamos no oceano, ao anoitecer.
Okyanustayız, alacakaranlık.Jesteśmy nad oceanem, już zmierzcha.
Okyanustayız, alacakaranlık.Jsme u oceánu, stmívá se.
Okyanustayız, alacakaranlık.Kami berada di samudera, matahari sedang terbenam.
Okyanustayız, alacakaranlık.우리는 바다에 나와 있었고 어스름 무렵이었죠.
Okyanustayız, alacakaranlık.Nous sommes au bord de l'océan, au crépuscule.
Okyanustayız, alacakaranlık.Siamo davanti all'oceano, è il crepuscolo.
Okyanustayız, alacakaranlık.Sme na oceáne, je súmrak.
Okyanustayız, alacakaranlık.Suntem lângă ocean, în amurg.
Okyanustayız, alacakaranlık.We zijn op de oceaan, in de schemering.
Okyanustayız, alacakaranlık.Wir sind am Ozean, es dämmert.
Okyanustayız, alacakaranlık.Βρισκόμαστε στον ωκεανό, είναι λυκόφως.
Okyanustayız, alacakaranlık.Мы на океане, сумерки.
Okyanustayız, alacakaranlık.На березі океану настали сутінки
Okyanustayız, alacakaranlık.На океана сме, сумрак е.
Okyanustayız, alacakaranlık.אנחנו באוקיינוס, זו שעת הדימדומים.
Okyanustayız, alacakaranlık.كنا على جانب البحر في وقت الشفق
Okyanustayız, alacakaranlık.たそがれ時でした 星がのぼり 潮が寄せては返すのを
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBolo to už za súmraku, a lampy boli
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBylo to už za soumraku, a lampy byly
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu그것은, 이미 땅거미 있던 램프였다 마찬가지로 조명되고 우리가 위아래로 진행
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluזה היה כבר ערב, ואת המנורות היו פשוט להיות מואר כמו שאנחנו פסע הלוך ושוב