Ana içeriğe geç
Sözlük

alacak ile cümle

alacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
9 Mart 3019: Hobbitler alacakaranlıkta Morgul Yolu'na ulaştılar.19 mars: Hären kommer till Morguldalen.
West-End temsillerinde ise, filmde de rol alacak olan Ian McKellen oynuyordu.I filmen har Ian McKellen lånat ut sin röst.
Alacakaranlık, 2003 - 2005 yılları arasında yayımlanan polisiye televizyon dizisidir.Hon har även varit fotbollskommentator i TV vid olika tillfällen mellan 2003 och 2005.
Fanon, bakaloryasını alacak kadar uzun kaldı ve sonra tıp ve psikiyatri çalışacağı Fransa’ya geçti.Efter kriget reste Fanon till Lyon i Frankrike och studerade medicin och psykiatri i fem år.
Bu alana güneş ışığının kıt olması nedeniyle alacakaranlık bölgesi de denir.Anledningen till att den även kallas skymningszonen är att lite ljus tränger ned så långt.
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma'da karakteri Boo Boo Stewart canlandırmıştır.I filmerna spelas Seth av Boo Boo Stewart.
Eleme sürecine toplam 55 ulusal takım katılacak ve Kosova ilk kez yer alacak.У кваліфікаційному процесі візьмуть участь 55 національних команд, серед яких вперше буде збірна Косово.
Ayrıca Lyon, Lloris'in bir sonraki transferinden 20% alacak.Бернлі також отримає 20% від майбутнього трансферу форварда.
Onun yerini daha sonra Matthias Jabs alacaktır.Згодом до нього увійде і Маттіас Ябс.
İlk kez Alacakaranlık'ta görülmüştür.Чи не вперше у гірництві Ґ.
Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.Тепер же взагалі ніхто не стане її купувати.
Ben işgal askeri olarak görev alacak insan değilim."Не за кого піду я в солдати за хазяйського сина!»
Milletim intikamını alacaktır.Народ бажав помсти.
Alacakaranlık 'taki olaylar Bella Swan yerine Edward Cullen'ın bakış açısından anlatılacaktı.Робота переказує події «Сутінок», але написана з точки зору Едварда Каллена замість Белли Свон.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Розпродані наркотики приносять величезні гроші.
10 Katılımcı yer alacak.Вона займає 10 місце.
Kimse kölelerin isyanda yer alacaklarını öngörmemişti.На початку, жодна з цих груп не вимагала скасування рабства.
İyi oynadığında mutlaka kaptanlığı alacaktır.За успішні дії отримує звання капітана.
Savaşı kazanan Helenayı alacaktır.Він почне війну, яку зобов'язаний виграти.
Kitabı satın alacaktım.Я приніс вам книжку.
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.Молоток — гравець бере його у сараї.
Gerçi bu durumun dünyaca tanınması bir yıllık bir zamanı alacaktı.Однак, знадобився ще рік, щоб інформація досягла великого світу.
Jaqen ise kaçarlarsa daha çok hayat alacaklarını söyler.Нґаї заявив, що, якби масаї не закричав, то отримав би ще більше худоби.
Sure ahitlerini yerine getirenlerin kıyamet gününde alacakları ödüllerle bitirilir.A vskutku, znamení Piktům přineslo štěstí, neboť následujícího dne bitvu vyhráli.
Eleme sürecine toplam 55 ulusal takım katılacak ve Kosova ilk kez yer alacak.Na kvalifikačním procesu se zúčastní 55 národních týmů, přičemž Kosovo se poprvé zúčastní.
13 Kasım tarihi Göztepe geleceğinde çok önemli bir yer alacak.Na 23. srpen je třeba se dívat jako na datum velké historické důležitosti.
Abdest alacaktı.Libor Vykoupil.
Gerçekte, mali durumu Yahudi organizasyonlarından yardım alacak kadar kötüydü.Okupační podmínky byly pro ty, kteří Židům pomáhali, velice nepříznivé.
Oğulları Çağatay ve Ögedey, Otrar önlerinde kalarak şehri alacaklar.I obyvatelé města si žádají přízeň bohů a hněvají se je-li mizivá.
Stephenie Meyer AlacakaranlıkCitováno dle Meyer
Eğer gereken yerden gereken elması (Kraliçenin Elması) çalıp getirirlerse yüklüce para alacaklardır.Jestliže však při nich byli chyceni, byli trestáni bitím, případně jim byla odpírána strava.
Ra'zac'dan çiftliğini yaktıkları ve amcasını öldürdükleri için intikam alacaktır.Ra'zakové farmu zapálili a Gera v ní nechali zraněného.
Görev alacak yargıçlar kendi ülkelerinin hükûmetlerince seçilirler.EU by měla mít vlastního soudce se stejnými právy a povinnostmi, jako mají soudci vysílaní jednotlivými státy.
Mesajlaşma platformu, kullanımdan kaldırılan fan posta sisteminin yerini alacak.Tato platforma také nahradí "fan mail" systém, který je zastaralý.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Trojice však šťastně vyvázne a podaří se jí drogy rozprodat a vydělat obrovský balík.
Kârın üçte birini de alacaktı.Pentru aceasta a primit o treime din câștiguri.
Böylece Tolkien 45 yaşındayken Yüzüklerin Efendisi ismini alacak olan hikâyeyi yazmaya başladı.Astfel, la vârsta de 45 de ani, Tolkien a început să scrie la ceea ce urma să devină Stăpânul inelelor.
Mahatma Gandi 1948 yılında ödülü alacaktı ancak suikaste uğraması sonucu alamamıştır.Mahatma Gandhi a fost pe cale să primească Premiul Nobel în 1948, dar asasinarea sa a împiedicat acest lucru.
Onun yerine alacak birisi gerekmektedir.Cine îl va înlocui.
1995 yılında Sander Gommans ile daha sonra After Forever adını alacak olan Apocalypse'i kurmuştur.În anul 1995 a fondat, împreună cu Sander Gommans, formația After Forever.
Sentineller ve Tehlike Odası da filmde yer alacaktı; ancak bütçe endişeleri yüzünden bu plan kaldırılmıştır.Sentinels și Camera pericolelor au apărut înainte de a fi șterse din cauza unor cheltuieli de buget.
1917 Şubat Devriminin ardından Menşevikler Geçici Hükümet içinde yer alacaktır.După Revoluția din Februarie, Cadeții au obținut cinci locuri în Guvernul Provizoriu.
Alacakaranlık'ta Renée Phoenix, Arizona ve serinin geri kalanı boyunca da Jacksonville, Florida'da yaşar.Renée locuiește în Phoenix, Arizona, în Amurg, și se mută în Jacksonville, Florida, pentru restul seriei.
Alacakaranlık (roman): Stephenie Meyer'ın yazdığı roman.Este o adaptare a romanului omonim scris de Stephenie Meyer.
Doğrular yeryüzünü miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Credincioșii vor moștenii viață eternă în Rai și se vor bucura de frăția eternă cu Dumnezeu.
Adi kefalette, alacaklı önce borçluya başvurmalıdır.Scontul de decontare se acordă pentru achitarea datoriei înainte de scadență.
Bu yüzleşmelerin ardından Artyom'a iki seçenek sunulur; ya düşmanını bağışlayacaktır ya da öcünü alacaktır.Având în față un adversar, există două probabilități: sau te poți scăpa de el sau nu.
İngiltere'deki yüksek öğrenimi sırasında da yine üniversite içindeki sol siyasetin içinde yer alacaktır.Prin urmare, când te afli în Anglia ar trebui să conduci pe partea stângă a străzii.
Ayrıca Afgan Hava Kuvvetleri'de 45 yeni uçak alacaktır.De asemenea, 35 de avioane au fost asamblate în Filipine, la National Aero Manufacturing Corporation.
(You Are My Destiny)" ve "Hush Hush; Hush Hush" şarkıları da yer alacak.Clasări ale cântecului „Hush Hush”.
Alacaklının uyguladığı şiddet ona haz verir ve bu haz ona yapılan ödemedir.Remușcările care-l chinuiesc îl determină să recunoască în cele din urma crima comisă.
Turnuvada yer alacak oyuncular 1 Ocak 1998'den sonra doğmuş olmaları gerekmektedir.La competiție au participat doar jucători născuți după 1 ianuarie 1992.
Beslenmeleri geceleyin alacakaranlıkta olur.Cum să vă las la vreme de noapte în locuri rele?
Kazanan kişi diğerinin arabasını alacaktır.În fiecare oraș câștigătorul primea o mașină.
Bu paralar anlaşmalı ülkeye ihracatta bulunmuş kişilere alacaklarının ödenmesinde kullanılır.Litigiul se stinge după primirea sumei cuvenite.
Sana ne verirsem O'nu alacaksın." dedi.Cum pot eu să-l execut după cuvintele tale?".
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma'da karakteri Julia Jones canlandırmıştır.În adaptarea cinematografică a seriei, Leah este interpretată de Julia Jones.
Dave, Susan'dan intikam alacaktı.Apoi câinele se răzbună pe Tom.
Buna göre Podolski, yıllık 3 milyon euro ve maç başı 20 bin euro alacaktır.Yilmaz a primit 2,3 milioane euro pe sezon, cu un bonus 20.000 de euro pentru fiecare meci jucat.
Polis sadece parayı alacak ve belki de sahibini aramayacaklar bile.Poliția va lua doar banii și poate nici măcar nu vor căuta proprietarul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod