Şevkiye Cansu’yu alabilmek için kızları bir arada tutmaya çalışır.Он останавливается чтобы поговорить с девочками-зайчишками.
Sonunda Hortkuluk'un bulurlar ancak onu alabilmek için bir iksiri içmeleri gerekir.И подождите минутку, подождите минутку; возможно, мы можем сейчас позволить себе стаканчик вина.
9. Kriz yönetimi sürecini denetim altına alabilmek.Глава IX Управление безопасной эксплуатацией.
Bu evlilik kağıt üstünde yapılmış bir evlilikti ve Amerika’da çalışma izni alabilmesi için gerekliydi.Он был нужен Эскенази, чтобы получить разрешение на работу в США.
Tüm ülkelerdeki Müslüman kadınlar, oyunlarda yer alabilmekteydi.والذي سمح للمرأة المسلمة من جميع الجنسيات بالمشاركة في دورة الالعاب.
1960'larda sanayileşmiş ülkelerde artık herkes otomobil alabilme noktasına gelmiştir..وفي عام 1960 حان للجميع شراء السيارات في البلدان الصناعية.
Ejderha alabilmek için para biriktiriyor.تم اختراع الوصاية للاستيلاء على أموالهم.
Hasta rahat nefes alabilmesi için yarı oturur pozisyonda tutulur.أجبره مرضه على النوم على كرسي مستقيم الظهر لتنفس بشكل مريح.
Herhangi bir eylemden verimli sonuç alabilmek için gündemli ve hazırlıklı bir katılım sağlarlar.ويجب التعامل مع كل خطوة بحذر واحترافية للوصول إلى النتائج المطلوبة.
Guevara gittikçe hastalanır ve 280. güne gelince akut astımdan artık zor nefes alabilmektedir.Guevara fica doente e, por volta do dia 280, mal pode respirar, como resultado de sua asma aguda.
İki yönlü bir program olan Google reklamlarda üç yönlü websiteleri yer alabilmektedir.Os anúncios do Google podem ser colocados em sites de terceiros em um programa de duas partes.
Jestler sözlü bir iletişimi destekleyebilmekte ve onun yerini alabilmektedir.O falcão é capaz de entender o lugar e entrega a mensagem.
Yedi ülke şampiyonayı alabilmek için başvurdu: Cezayir, Gabon, Gana, Kenya, Mısır, Sudan ve Zimbabve.Sete países apresentaram lances para sediar o torneio: Argélia, Egito, Gabão, Gana, Quênia, Sudão e Zimbábue.
Oylama, kararları alabilmek için başvurulan yöntemlerden biridir.A votação é outra metodologia para a tomada de decisões quanto à resolução de questões.
Geçici hükümet iktidarı ele alabilmek için orduyu kullanmak istedi.Propuseram-lhe que utilizasse a força do exército para assumir o governo.
Sonrasında Bill Mechanic, hakları geri alabilmek için yıllar harcadı.Goldman subsequentemente comprou de volta os direitos com seus próprios recursos .
Bazı skeçlerde konuklar da aktif olarak rol alabilmektedir.Há, também, ocasionalmente, a presença de um convidado no palco.
Stadyum 10.200 kişi alabilmektedir.Het stadion biedt plaats aan 10.600 personen.
Fakat yeni bir uçak alabilmesi için para gerekliydi.Met dit geld konden ze een nieuw schip kopen.
Ejderha alabilmek için para biriktiriyor.Ze bedenken een plan om de draak aan te paken.
Sonrasında Bill Mechanic, hakları geri alabilmek için yıllar harcadı.Uiteindelijk kocht Mechanic de rechten terug.
Geçici hükümet iktidarı ele alabilmek için orduyu kullanmak istedi.Een Provisorische Militaire Bestuurlijke Raad nam de macht over.
Ancak üşterinin ödediği ücretin karşılığını alabilmesi sadece maddi varlıklara dayanmamaktadır.De toelage voor Harvard gewoon betalen is financieel alleen sowieso niet haalbaar voor hem.
Stad 32.000 kişi alabilmektedir.De gemeente telt 32.000 inwoners.
Tüm ülkelerdeki Müslüman kadınlar, oyunlarda yer alabilmekteydi.Australische atleten waren actief op elke Spelen.
Bu evlilik kağıt üstünde yapılmış bir evlilikti ve Amerika’da çalışma izni alabilmesi için gerekliydi.Był to konieczny krok, aby dostała pozwolenie na pracę w Stanach.
Otho'dan lütuf ve ödül alabilme umudu ile Galba'yı öldürmek için yaklaşık 120 kişi gönüllü oldu.120 osób, pragnących zyskać przychylność Otona i mających nadzieję na nagrodę.
Ancak A veri yapısı sadece 8 byte veri alabilmektedir.Ta wersja będzie posiadała tylko 8 GB pamięci wewnętrznej.
Kimilerine göre bu görevi alabilmesini sağlayan, o dönem Avrupa'yı dolaşan Abel'in yokluğuydu.Niektórzy twierdzą, że przyznano mu to stanowiska, ponieważ w tym czasie Abel podróżował po Europie.
Alman yasaları uyarınca, karting pilotu lisansı alabilmek için istenilen yaş sınırı 14'tür.Niemieckie przepisy mówiły, że aby uzyskać licencję kartingową, kierowca musi mieć ukończone 14 lat.
Leonidas savaş sırasında öldürüldü ve Spartalılar ölü vücudunu alabilmek için çabaladılar.Spartakus zginął w walce, a jego ciało nie zostało odnalezione.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.Przetwórstwo żywności stanowi 4,7% całości sektora przemysłowego.
Geliş ziyaretçileri vize alabilmek için yeterli paraya (haftada 200 USD) sahip olmaları gerekmektedir.Do wypłaty minimum(10$)użytkownik potrzebuje kilku tysięcy wizyt.
Tüm kuponları topladıktan sonra posta yoluyla göndererek Ultraverse # 0'ı alabilmekteydiler.Można wyświetlić go w każdym telefonie po wybraniu sekwencji *#06#.
Oylama, kararları alabilmek için başvurulan yöntemlerden biridir.Telefonröstning är ett tillvägagångssätt när man vill fatta beslut.
Mihver askerleri artık ancak açlıktan ölmeyecek kadar kalori alabilmektedir.Ensamma marsvin kan även svälta sig själva till döds.
NOD ise bu aşıyı alabilmek için büyük bir savaş başlatmıştır.Nod startar nu en full invasion av de flesta blå zoner.
Ancak A veri yapısı sadece 8 byte veri alabilmektedir.Однак процесор SIM може звернутися тільки по 8-бітному адресою.
9. Kriz yönetimi sürecini denetim altına alabilmek.Розділ IX Управління безпечною експлуатацією.
Otho'dan lütuf ve ödül alabilme umudu ile Galba'yı öldürmek için yaklaşık 120 kişi gönüllü oldu.Kolem sto dvaceti lidí se dožadovalo od Othona odměny za zabití Galby.
Osmanlı ise bu yolla Avusturya'ya kaybettiği toprakları geri alabilmeyi umuyordu.Tenis mi dnes vrátil, co mi vzal v Austrálii.
Geçici hükümet iktidarı ele alabilmek için orduyu kullanmak istedi.Jako dočasné opatření měla státní moc převzít armáda.
Ejderha alabilmek için para biriktiriyor.A Toman peníze sehnat uměl.
Oylama, kararları alabilmek için başvurulan yöntemlerden biridir.Volební model je odhad, jak by dopadly volby.
Fakat yeni bir uçak alabilmesi için para gerekliydi.Za peníze lze koupit nová tága.
24/7 sistemi 7 gün 24 saat bulunan ürünlere en yüksek teklifi vererek ürünü alabilme imkanını sunuyor.Můžete je najímat na 7, 14 nebo 21 dní, nejvýhodnější je najímat je na 21 dní.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.42,7% din populație sunt alfabetizați.
Sizi silen bir kişi hakkında bilgi alabilme.Nu poate ajuta pe cineva care e luat prizonier.
Stadyum 10.200 kişi alabilmektedir.Acesta are o capacitate 10.200 de locuri.
Ancak üşterinin ödediği ücretin karşılığını alabilmesi sadece maddi varlıklara dayanmamaktadır.Într-adevăr, cheltuielile pe care le are de efectuat statul nu se pot efectua decât în bani.
Nüfusu 150,000'den fazla olan yerler ilçe yönetimindeki şehir statüsü alabilmektedir.Toate așezările cu peste 200 locuitori din comună intră în componența zonei urbane Stockholm.
Stad 32.000 kişi alabilmektedir.A városnak 32 000 lakója van.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Ezért kénytelen volt 1640-ben összehívni a parlamentet.
Aslında Hasan babasını kandırıyor babasından para alabilmek için öyle söylüyordu.Sándor tudott az apja ellen készülő merényletről, úgy tudta, hogy apját csak le akarják mondatni.
Hepzibah Smith adında yaşlı bir kadını, iki sihirli eski eseri alabilmek için öldürmüştür.Gyakran egy Hepzibah Smith nevű idős, gyűjtőmániás boszorkányt kellett felkeresnie.
Wikidot kullanıcılarının içerik yayınlama izni alabilmeleri için önce bir başvuru göndermeleri gerekir.A turistáknak ehhez előzetes engedélyt kell kérniük.
Efsaneye göre, insan formunu alabilmesi için 100 insanın ciğerini yemesi gerekir.Egy immunis ember agyából tíz számára lehet gyógyszert készíteni.
12 adım kalıbını esas alabilmektedir.Kaksitoista askelta myötätuntoiseen elämään.
Aslında Hasan babasını kandırıyor babasından para alabilmek için öyle söylüyordu.FuSoYa sanoi, että Zemus hallitsi häntä ja kysyi, tiesikö hän isänsä nimen.
Cansız varlıkları buyruğuna alabilme.Älä kuule elämän räpytteleviä lupauksia.