Bir gün bir pamuk şekeri makinesi satın alacağım.Someday I will buy a cotton candy machine.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Benim arabayı alacağım.I'm going to take my car.
Ya büyük ya da küçük kutuyu alabilirsin.You may take either the big box or the small one.
Benimle alay edebilirsin.You may laugh at me.
Bir bankadan kredi alabilirsin.You can get a loan from a bank.
Tehlikeli alana adım atıyorsun.You're stepping into dangerous territory.
Ne alacaksınız?What will you have?
Mademki on sekiz yaşındasın, ehliyet alabilirsin.Now that you are eighteen, you can get a driver's license.
İşi alacak mısın?Will you take on the job?
O hakimi satın alamazsın.You cannot buy that judge.
İşten bir gün izin alabilirsin, çünkü bu günler çok çalışıyorsun.You may as well have a day off, because you have been overworking those days.
Asıl branş alanın nedir?What's your major field?
Sözlüğünü ödünç alabilir miyim?May I borrow your dictionary?
Siz bir ödül alacaksınız.You shall have a reward.
Şanslarımı sizinle birlikte alacağım.I'll take my chances with you.
Her ikiniz için içecek bir şey alacağım.I'll get something to drink for both of you.
Eğer dürüstsen, seni işe alacağım.If you are honest, I will hire you.
Çağrını alabilmek için dün gece evde kaldım.I stayed home last night to be able to receive your call.
Hava kirliliği sorunundan dolayı bir gün bisiklet otomobilin yerini alabilir.Because of the problem of air pollution, the bicycle may some day replace the automobile.
Korkarım banka evimi geri alacak.I'm afraid the bank is going to repossess my house.
Parayı güvenli bir alanda tut.Keep the money in a safe place.
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Para mutluluğu satın alamaz.Money cannot buy happiness.
Para özgürlüğü satın alamaz.Money cannot buy freedom.
Paranın mutluluğu satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that money cannot buy happiness.
Altın her şeyi satın alamaz.Gold will not buy everything.
Yakında bir alışveriş alanı vardır.There is a shopping area nearby.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.I hope it won't be long before I hear from her.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Yakında bizden haber alacaksın.You'll be hearing from us soon.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.A teacher should never make fun of a pupil who makes a mistake.
Onun bir tepenin üzerinde yer alan evinin güzel bir manzarası var.Situated on a hill, his house commands a fine view.
Açık bilet alalım.Let's get an open ticket.
Kimse zamanı geriye alamaz.No one can turn the clock back.
Hesabı alabilir miyim, lütfen?May I have the check, please?
Ben soğuğa karşı çok duyarlıyım. Bir battaniye daha alabilir miyim?I'm very sensitive to cold. May I have another blanket?
Öğrenciler bu İngilizce kurslarından birini alacak.Students will take one of these English courses.
Bir gün senden intikamımı alacağım.I will get even with you some day.
İndirimli biletler alalım.Let's get discount tickets.
Yabancılarla alay etme.Don't make fun of foreigners.
Yabancıların Japoncadaki hatalarıyla alay etmeyin.Don't make fun of foreigners' mistakes in Japanese.
Çözümün zaman alacağı konusundaki açıklaması kimseyi tatmin etmedi.His explanation that a solution would take time didn't satisfy anyone.
Hesabı alabilir miyim?Could I have the check?
Bunun hakkında onunla alay ettik.We made fun of him about this.
Üçümüz arasında birkaç yüz dönümlük bir alanımız var.We own a few hundred acres between the three of us.
Bagajımı nereden alabilirim.Where can I get my baggage?
Yangın alarmı çaldı.The fire alarm sounded.
Meyve ağaçları büyümek için geniş bir alan alanı gerektirir.Fruit trees require a large amount of space in which to grow.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Gelecek hafta yeni bir araba satın alacağız.We will purchase a new car next week.
Nereden bir bilet alabilirim?Where can I buy a ticket?
Nerede bir bilet satın alabilirim?Where can I buy a ticket?
Saat kaçta seni alayım.What time shall I pick you up?
Otobüs bizi saat kaçta alacak?What time will the bus pick us up?
İçmek için ne alacaksın?What will you have to drink?
İstediğini alabilirsin.You may take anything you like.
İçecek sıcak bir şey alabilir miyim?May I have something hot to drink?
Ben bir mesaj alabilir miyim?May I take a message?
Yiyecek bir şey alabilir miyim?Can I have something to eat?