Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir dolma kalem aldım fakat onu kaybettim.I bought a pen, but I lost it.
İki torba patlamış mısır aldım.I bought two bags of popcorn.
Ben otelde kaldım ama diğerleri alışverişe gitti.I stayed at the hotel, but the others went shopping.
Neredeyse her gün saat altıda kalkarım.I get up at six almost every day.
Ben alkışladım.I clapped my hands.
Sadece birkaç içki aldım.I've had only a couple of drinks.
Henüz bir iş mektubu yazmaya alışık değilim.I'm not used to writing a business letter, yet.
Ondan henüz haber almadım.I have not heard from her yet.
Anahtarı paspasın altında buldum.I found the key underneath the mat.
Kısa sürede herkesin içinde konuşmaya alıştım.I soon got accustomed to speaking in public.
Ben nadiren soğuk algınlığı olurum.I rarely catch a cold.
Sonunda kent yaşamına alıştım.I've finally got used to urban life.
İlaç almak zorunda kaldım.I was forced to take medicine.
Sonuçta, kararımı verdim ve yeni video oyununu satın aldım.Finally, I made up my mind and bought the new video game.
Delia'nın onlara allerjisi olduğu için bu yemek tarifinden fındıkları çıkarttım.I've left out the nuts in this recipe because Delia's allergic to them.
Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.I usually buy clothing at a local store.
Doktor bana alkole dokunmamamı söyledi.The doctor tells me not to touch alcohol.
Ben bir kitap satın aldım.I bought a book.
Benimle alay edildi.I was laughed out of court.
Tek başıma alışverişe gitmeyi tercih etmem.I would rather not go shopping alone.
Yalnız yaşamaya alışkınım.I am accustomed to living alone.
Çok çalışmaya alışkınım.I am accustomed to working hard.
Ben alt katta yaşıyorum.I live on the bottom floor.
Ben ondan uzun bir süre haber almadım.I haven't heard from him for a long time.
Ben İngilizcede iyi bir not aldım.I got a good grade in English.
İngilizce yazılmış bir mektup aldım.I received a letter written in English.
İngilizce olarak yazılmış bir gazete aldım.I bought a newspaper written in English.
İngilizceye ek olarak Almanca eğitimi yapmak istiyorum.I want to study German in addition to English.
İngilizceye ek olarak Fransızca eğitimi de alıyorum.I study French in addition to English.
Onu istasyondan alacağım.I will pick him up at the station.
İstasyona yürümek on dakikamı aldı.It took me ten minutes to walk to the station.
Dumandan nefes alamadım.I was unable to breathe because of the smoke.
İki düzine kalem satın aldım.I bought two dozen pencils.
Müzik eğitimi almak için Avusturya'ya gitmek istiyorum.I would like to go to Austria in order to study music.
Yiyecek bir şey satın almak istiyorum.I want to buy something to eat.
Bir ev alma fikrinden vazgeçtim.I have abandoned the idea of buying a house.
Ben üç parça mobilya satın aldım.I bought three pieces of furniture.
Ucuz olarak nerede meyve alacağımı öğrendim.I found out where to buy fruit cheaply.
Polene alerjim var.I am allergic to pollen.
Ofisten eve giderken biraz kek almam istendi.I was asked to buy some cakes on the way home from the office.
Sanat eğitimi almak için Paris'e gitmek istiyorum.I wish to go to Paris to study art.
Yabancı ürünler yerine yerli ürünler almayı için tercih ederim.I prefer to buy domestic rather than foreign products.
Ben dışarıya giderken yanımda bir şemsiye alırım.I take an umbrella with me when I go out.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.I never go out without buying something.
İyi bir iş teklifi aldım.I received a good job offer.
Ben soğuk havaya alışkınım.I am accustomed to cold weather.
Ben soğuk havaya alışığım.I am accustomed to cold weather.
Yanlışlıkla onun şemsiyesini aldım.I took his umbrella by mistake.
Ben biraz süt almalıyım.I must buy some milk.
Ders kitabını almayı unuttum.I forgot to buy the textbook.
Ben şikâyet ettim fakat onlar bu kazağı geri almayı reddetti.I complained, but they refused to take this sweater back.
Hava alanında bir arkadaşımla karşılaştım.I met a friend of mine at the airport.
Bir çift ayakkabı almalıyım.I must buy a pair of shoes.
Bunun için sözünüzü aldım.I took your word for it.
Asla borç para almamayı prensip edinirim.I make it a rule never to borrow money.
Asla ödünç para almamayı prensip edinirim.I make it a rule never to borrow money.
Ben, sağlığımı ciddiye alıyorum.I take my health seriously.
Japonya ile ilgili bulabildiğim her kitabı aldım.I bought every book on Japan I could find.
Ben eski bir lamba satın aldım.I bought an old lamp.
Ben eski bir araba satın aldım.I bought an old car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod