Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kıza bir kazak aldım.I bought the girl a sweater.
Kızı işe alacağım çünkü Fransızca konuşabiliyor.I will employ the girl, because she can speak French.
Bilgiyi ilk elden aldım.I got the information at first hand.
Ben mağazada yeni bir şapka aldım.I got a new hat at the shop.
Ben mağazada bir şapka aldım.I bought a hat at the store.
Telefon numarasını not aldım.I made a note of the telephone number.
Sırrı Bay Yoshida'dan aldım.I got the secret out of Mr Yoshida.
Uçağa geç kalmamak için hava alanına acele ettim.I hurried to the airport so as not to be late for the plane.
Eşyaları yarı fiyatına aldım.I purchased the goods for half price.
Kitabı on dolara aldım.I bought the book for ten dollars.
Kitabın bir kopyasını almak istiyorum ama baskısı tükenmiş.I want to buy a copy of the book, but it is out of print.
Kitabı almayı başardım.I succeeded in getting the book.
Kitabı almak için hiç param yok.I have no money to buy the book with.
Çok ucuz olan kitabı satın aldım.I bought the book which was very cheap.
Daha önce böyle küfürlü bir mektup almadım.I had never received such an abusive letter before.
Bu kitapları Almanya'dan sipariş verdim.I ordered those books from Germany.
Ben onu boş yere aldım.I got it for nothing.
Onu bir alışveriş merkezinde aldım.I bought it at a department store.
Onu kaybetme riskini almak istemiyorum.I don't want to risk losing it.
Geri almak için çok miktarda para ödemek zorunda kaldım.I had to pay a large sum of money to get it back.
Onu satın almak için yeterli param var.I have money enough to buy it.
Onu satın almak için yeterli param yok.I haven't got enough money to buy it.
Ben onu aldım.I bought it.
Onu satın aldım.I bought it.
Onu yaklaşık 12 dolara satın aldım.I bought it for about twelve dollars.
Bu kadar kaba bir şekilde konuşulmaya alışkın değilim.I'm not used to being talked to in such a rude manner.
Öyle kaba bir biçimde konuşulmaya alışkın değilim.I am not used to being spoken to in that rude way.
Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.As a rule I get up at six o'clock, but yesterday morning I got up at eight.
Ben genellikle bu süpermarkette alışveriş yaparım.I usually do my shopping at this supermarket.
Bileti ücretsiz aldım.I got the ticket free of charge.
Ben sadece bir lokma ekmek aldım.I only took a bite of bread.
Ben kötü bir soğuk algınlığı çekiyorum.I am suffering from a bad cold.
Ben sık sık ondan bir mektup alırım.I often get a letter from him.
Ben aldatılmış olduğum sonucuna vardım.I came to the conclusion that I had been deceived.
Biraz peynir ve biraz süt aldım.I bought some cheese and a little milk.
Ben masanın altına saklandım.I hid under the table.
Masanın altına saklandım.I hid under the table.
Tenis oynamayı göze alamam.I can't afford to play tennis.
Televizyonun, kitapların yerini alacağını sanmıyorum.I don't think television will take the place of books.
Kendimi Almanca olarak ifade edemiyorum.I can't make myself understood in German.
Almanca yerine Fransızca öğrendim.I learned French instead of German.
Almanca okuyabilirim fakat konuşamam.I can read German, but I can't speak it.
Alman kültürü çalışmaya ilgi duyuyorum.I am interested in studying German culture.
Onu alması için sonunda onu ikna ettim.I finally persuaded him to buy it.
Arada bir ondan bir çağrı alırım.I get a call from her once in a while.
Bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy a car.
Nasıl bilet alacağımı bilmiyorum.I don't know how to buy a ticket.
Ben nasıl bilet alacağımı bilmiyorum.I don't know how to buy a ticket.
Tom'un işini yapacak birini almak zorunda kalacağım.I will have to take on someone to do Tom's work.
Partide takmak için bir kolye aldım.I bought a pendant to wear to the party.
Çekicimi alet kutusunda tutarım.I keep my hammer in the toolbox.
Ben bir video kaseti satın aldım.I buy a videotape.
Benim kötü bir soğuk algınlığım var.I have a bad cold.
Bir çift bot aldım.I bought a pair of boots.
Ne Fransızca ne de Almanca konuşabilirim.I can speak neither French nor German.
Fransızcayı asıl branş olarak alacağım.I am going to major in French.
Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.I went to the department store with a view to buying a present.
Yatağın altına saklandım.I hid myself under the bed.
Zili altı kez çaldım.I rang the bell six times.
Kalemi almak için eğildim.I bent over to pick up the pen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
al ile cümle - Sayfa 43 - al kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App