Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Her altı saatte bu ilacı iç.Take this medicine every six hours.
Altıdan sonra olmak şartıyla herhangi bir zamanda olur.Any time will do so long as it is after six.
Saat altıya kadar bekleyelim.Let's wait until six o'clock.
Altıya kadar bekleyin.Wait till six.
Saat altıya kadar bir şekilde onu yaptırmalıyım.I must have it done somehow by six.
Ben saat altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Benim havaalanı servis otobüsü, saat altıda hareket eder.My airport shuttle bus leaves at six o'clock.
Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.If we are to be there at six, we will have to start now.
Saat altıda gitmemin sakıncası yok.I don't mind leaving at six o'clock.
Altıda Shibuya İstasyonunda buluşalım.Let's meet at Shibuya Station at six.
06:00'da fotoğrafları alacağım.I'll pick up the photographs at six o'clock.
Lütfen altıda beni uyandır.Please wake me at six.
Altıda kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up at six.
Altıdan önce eve gel.Come home before six.
Lütfen saat altıda beni otelden alın.Please pick me up at the hotel at six o'clock.
Altıda onunla bir randevum var.I have an appointment with him at six.
Saat altıda dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for four at six.
Saat altı size uyar mı?Will six o'clock suit you?
Altı civarında seni alacağım.I will pick you up around six.
Ben yaklaşık altıda kalktım.I got up at about six.
Yaklaşık saat altıda uyandım.I got up at about six.
Saat altıdan beri bekliyordum ve yine de sıram gelmedi.I've been waiting since six o'clock and still my turn hasn't come.
Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.Children of six and above should attend school.
Ben altı fit boyundayım.I am six feet tall.
Altı ay sonra evlendik.Six months later we were married.
Altı aylık bir dönemden sonra bacağı iyileşti ve tekrar normale döndü.After a six month period, his leg was healed and is normal again.
Altı ay beklemek için uzun bir süredir.Six months is a long time to wait.
Altmış beşten fazla Amerikalılar toplam nüfusun% 12.5'ini oluşturuyor.Americans who are over sixty-five make up 12.5% of the total population.
Beş bin yen bu sözlüğü satın almak için yeterlidir.Five thousand yen is enough to buy this dictionary.
5 yaş altı çocuklar için giriş ücreti yoktur.There is no admission fee for children under five.
Senden beş pound ödünç alabilir miyim?Can I borrow five pounds from you?
Her dört saatte bir bu ilacı al.Take this medicine every four hours.
Doktora görünmek için saat dörde randevu aldım.I made an appointment to see the doctor at four o'clock.
İki adet 45 sentlik pul satın almak istiyorum, lütfen.I'd like to buy two 45-cent stamps, please.
Üç çocuktan her biri bir ödül aldı.Each of the three boys won a prize.
Üç yaşındaki oğlum için bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for my three-year-old son.
Üçe üç eklerseniz, altı elde edersiniz.If you add 3 to 3, you get 6.
Oda 360 için bir yedek anahtar alabilir miyim?May I borrow a duplicate key for Room 360?
Onlardan 3000 tane almayı kabul edersen, sana %3 indirim yaparız.If you agree to buy 3000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
İki kişilik bir doktor randevusu aldım.I made a doctor's appointment for two.
On altının dördüncü dereceden kökü ikidir.Two is the fourth root of sixteen.
Üç yirmilik, altı beşlik ve gerisini birlik istiyorum.I'd like three twenties, six fives, and the rest in ones.
2030'a kadar onun nüfusunun yüzde yirmi biri altmış beş yaşından büyük olacak.By 2030 twenty-one percent of its population will be over sixty-five.
Ben bir yıl boyunca ondan haber almadım.I have not heard from her for a year.
Lütfen günde üç kez bir doz aldığından emin ol.Please be sure to take one dose three times a day.
Günde üç kez ilacı al.Take the medicine three times a day.
Gün aşırı alışverişe giderim.I go shopping every other day.
Ben bir tane almalıyım.I must buy one.
Bir hafta izin almama izin verildi.I was allowed to take a week off.
10 Ocak tarihli e-mail'imi aldın mı?Did you receive my e-mail of January 10?
Tek bir yeni boşa harcamayı göze alamam.I can't afford to waste a single yen.
Andou 1995 yılında mimarlığın en prestijli ödülünü aldı.In 1995, Andou received architecture's most prestigious award.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.Children under 18 are not admitted.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
16 yaş ve altındaki çocuklar tiyatroya kabul edilmeyecek.Children of age sixteen and under will not be admitted to the theatre.
İlk kez on altı yaşındayken tenis oynadım.When I was sixteen, I played tennis for the first time.
10 dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10 minute break.
Beş adet 10 yenlik pul aldım.I bought five ten-yen stamps.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
al ile cümle - Sayfa 33 - al kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App