Parayı almalıydım.I should have taken the money.
Ödünç vermek ya da ödünç almak istemiyorum.I don't want to lend or borrow.
Gümüş yüzükleri altın olanlara tercih ederim.I prefer silver rings to gold ones.
Altın demirden daha ağırdır.Gold is heavier than iron.
Altın, demirden daha ağırdır.Gold is heavier than iron.
Altın demirden daha kıymetlidir.Gold is more precious than iron.
Altın ince plakalar halinde dövüldü.The gold was beaten into thin plates.
Altın sudan çok daha ağırdır.Gold is far heavier than water.
Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.The money was hidden beneath the floorboards.
Altın renk olarak pirinç madenine benzer.Gold is similar in color to brass.
Altın gümüşten daha ağırdır.Gold is heavier than silver.
Parayı güvenli bir alanda tut.Keep the money in a safe place.
Altın diğer bütün metallerden daha değerlidir.Gold is more precious than any other metal.
Altın yumurtlayan kazı kesme.Don't kill the goose that lays the golden eggs.
Altının fiyatı günden güne değişiyor.The price of gold varies from day to day.
Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.The price of gold fluctuates daily.
Altın fiyatının yükseleceği kesin.It is certain that the price of gold will go up.
Bir tane külçe altın çalmıştık.We had a bar of gold stolen.
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Para mutluluğu satın alamaz.Money cannot buy happiness.
Para özgürlüğü satın alamaz.Money cannot buy freedom.
Paranın mutluluğu satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that money cannot buy happiness.
Altın her şeyi satın alamaz.Gold will not buy everything.
Son zamanlarda ondan haber almadım.I have not heard from her recently.
Yakında bir alışveriş alanı vardır.There is a shopping area nearby.
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.I hope it won't be long before I hear from her.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Yakında bizden haber alacaksın.You'll be hearing from us soon.
Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.A promise given under a threat is worthless.
Köprünün altı karanlıktı.It was dark under the bridge.
Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.Although teachers give a lot of advice, students don't always take it.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.A teacher should never make fun of a pupil who makes a mistake.
Ders kitaplarını nereden alırız?Where do we get the textbooks?
Bir açık artırmada tablo satın aldım.I obtained the painting at an auction.
Ben balığa alerjim var.I'm allergic to fish.
İzin almadan bu odaya girmemelisin.You mustn't enter this room without permission.
Geçen yıl biraz kilo aldım.I put on a little weight last year.
Geçen yıl bir sanat dersi aldım.I took an art class last year.
Geçen yıl çok kar aldık.We had a lot of snow last year.
Geçen yıl çok yağmur aldık.We had a lot of rain last year.
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.I took a cooking class last spring and learned to bake bread.
Bir bardak daha süt almaz mısınız?Won't you have another glass of milk?
Ben iki şişe süt satın aldım.I bought two bottles of milk.
Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız.You must buy milk, eggs, butter, and so on.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.His low salary prevents him from buying the house.
Zam aldığım için geçinebilirim.Since I got a raise, I can manage.
Acil iş seninle alışverişe gitmemi engelledi.Urgent business kept me from going shopping with you.
Aniden kilo almaya başladım.I've suddenly started to gain weight.
Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Acele ile menzil alınmaz.Haste makes waste.
Onun bir tepenin üzerinde yer alan evinin güzel bir manzarası var.Situated on a hill, his house commands a fine view.
Dipnotlar sayfanın alt kısmındadır.The footnotes are at the bottom of the page.
Keşke sigara içme alışkanlığından vazgeçebilsem.I wish I could break the habit of smoking.
Parlayan her şey altın değildir.All that glitters is not gold.
Musluk suyun çok sert. Bir yumuşatma cihazı al.Your tap water is too hard. Get a water softener.
Muhabir: Ona bir kedi yavrusu aldınız mı?Reporter: Did you buy her a kitten?
Çok dikkatliydim fakat soğuk aldım.I was very careful, but I caught a cold.
Aldırma. Herkes hata yapabilir.Never mind. Anyone can make mistakes.
O geldikten sonra nerede olduğunu fark etmek biraz zamanını aldı.It took him a moment to realize where he was after he came to.