Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O, yaklaşık altıda beni arayacak.He will call for me about six.
O Amerika'ya gittiğinden beri ondan haber almadım.I have not heard from him since he left for America.
Amerika'ya gittiğinden beri ondan haber aldın mı?Have you heard from him since he left for America?
Bu işi bitirmek onun iki gününü alacaktır.It'll take him two days to finish this work.
İşi bitirmek bir haftasını aldı.It took him a week to finish the work.
İşi bitirmek onun iki saatini alır.It will take him two hours to finish the work.
Görev için kalifiye olması onun en az iki yılını alacak.It will take him at least two years to be qualified for that post.
Bileti almak ona on dolara maloldu.It cost him ten dollars to get the ticket.
Onun o parayı nasıl aldığına aklım ermez.It beats me how he got that money.
Kamerasını nereden aldığını biliyor musun?Do you know where he bought his camera?
O o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.He looked so funny that I couldn't help laughing.
Onun onu nasıl aldığını bana söyle.Tell me how he got it.
Onu, kolunun altında evrak çantası ile gelirken gördüm.I saw him coming with his briefcase under his arm.
Onun bir kat mülkiyeti aldığını biliyor muydun?Did you know he bought a condominium?
Onun iyileşmesi biraz zaman alacak.It will be some time before he gets well.
Ondan para ödünç almak iyi değildir.It is not good to borrow money from him.
Ondan sık sık haber alıyor musun?Do you often hear from him?
Ondan kesin bir cevap alamadım.I couldn't get a definite answer from him.
Henüz ondan bir haber almadım.I have heard nothing else from him yet.
Ben beş yıl boyunca ondan bir haber almadım.I have heard nothing from him for five years.
Ondan bir davet aldım ama kabul etmedim.I received an invitation from him, but didn't accept it.
Ondan bir telefon görüşmesi aldım.I had a phone call from him.
Eğer o İngilizcede yeterli ise onu işe alacağım.If he is proficient in English, I'll employ him.
Onun alt kata geldiğini duydum.I heard him coming downstairs.
Onun alt kata geldiğini duyduk.We heard him come downstairs.
Altın madalya kazandığı için onu tebrik ettik.We congratulated him on winning a gold medal.
O, ülkeyi terk ettiğinden beri ondan haber alınmadı.He hasn't been heard from since he left the country.
O beni aldatmaya çalıştığında canım ona vurmak istedi.I felt like hitting him when he tried to cheat me.
Onun sınavda tam not aldığı doğru.It is true that he got full marks on the test.
Onun bir bisiklete binmeyi öğrenmesi üç ayını aldı.It took him three months to learn to ride a bicycle.
Bisiklete binmeyi öğrenmek üç ayını aldı.It took him three months to learn to ride a bicycle.
Onun gençliğini dikkate alsan iyi olur.You had better take his youth into account.
O ,emekli olduğu zaman meslektaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
O ,emekli olduğu zaman iş arkadaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I saw him lying face down covered with mud.
İlk aldığı şey bir çalar saatti.The first item he bought was an alarm clock.
Onun kızgın olduğu göz önüne alınınca, bir yanlış anlama olmalı.Seeing that he is angry, there must be some misunderstanding.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşur?Is he speaking English, French, or German?
O, İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Is he speaking English, French, or German?
Bana soğuk algınlığı bulaştırdı.He gave me a cold.
Birçok hatalarına rağmen onu sevmekten kendimi alamıyorum.I cannot help liking him in spite of his many faults.
O gece geç saatlere kadar ayakta kalma alışkanlığındadır.He is in the habit of staying up late at night.
O bana kötü bir soğuk algınlığı bulaştırdı.He gave me a bad cold.
Onu bir tane almaya ikna etmek için ne söylerdin?What would you say to convince him to buy one?
O sigara içme alışkanlığı edindi.He acquired the habit of smoking.
Onu, haklı olduğuma ikna etmem uzun bir zaman aldı.It took a long time for me to convince him that I was right.
O, hırsızlık şüphesi altında.He is under suspicion of theft.
Buz onun ağırlığı altında çöktü.The ice gave way under his weight.
Onun için üzülmekten kendimi alamadım.I could not help feeling sorry for him.
Onunla alay etme.Don't laugh at him.
Herkes onun esprisine gülmekten kendini alamadı.Everybody could not help laughing at his joke.
Onun şakasına gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at his joke.
Onu kötü alışkanlığı ile ilgili tedavi edeceğim.I will cure him of the bad habit.
Doktoru ona alkol içmemesini söyledi.His doctor told him not to drink alcohol.
Onun altında çalışmaktansa istifa ederim.I would rather quit than work under him.
Ondan hiç haber aldın mı?Have you ever heard of him?
Onun desteğini alacağını umuyorum.I hope you'll get his support.
Onun konuşması coşkulu alkışlarla karşılandı.His speech met with enthusiastic applause.
Onun emri altında çalışmaktansa işi bırakmayı tercih ederim.I would rather quit than work under him.
Görünüşüne aldandım.His appearance deceived me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod