Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.Tom didn't get his driver's license until he was twenty-four.
Tom testte F aldığını ebeveynlerine söylemedi.Tom didn't tell his parents that he had gotten an F on the test.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom'un o kadar çok yiyecek almasına gerek yoktu.Tom didn't need to buy so much food.
Tom ondan almasını istediğim şeyi almadı.Tom didn't buy what I asked him to.
Tom dün yeni bir araba satın almadı, değil mi?Tom didn't buy a new car yesterday, did he?
Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.Tom did the best he could, but he still got bad grades.
Tom yeni bir bilgisayar almaya karar verdi.Tom decided to buy a new computer.
Tom, günde üç saat Fransızca eğitimi almaya karar verdi.Tom decided that he was going to study French for three hours a day.
Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.Tom decided not to buy the car he was looking at yesterday.
Tom pastayı altı parçaya böldü.Tom cut the pie into six pieces.
Tom gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't keep from laughing.
Tom uyumaktan kendini alamadı.Tom couldn't help falling asleep.
Tom izin alamadığı için gidemedi.Tom couldn't go because he was unable to get permission.
Tom istediği işi alamadı.Tom couldn't get the job he wanted.
Tom istediği kitabı alamadı.Tom couldn't get the book he wanted.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide which camera to buy.
Tom istediği bisikleti almayı göze alamadı.Tom couldn't afford to buy the bicycle he wanted.
Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.Tom continued reading the newspaper even though the burglar alarm had gone off.
Tom okulu bırakmayı düşündü fakat onun aleyhinde karar verdi.Tom considered leaving school, but decided against it.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.Tom concealed his pistol under his coat.
Tom zehir alarak intihar etti.Tom committed suicide by taking poison.
Tom ellerini alkışladı.Tom clapped his hands.
Tom finans alanında bir uzman olduğunu iddia etti.Tom claimed to be an expert in finance.
Tom dün bir çift büyük alabalık yakaladı.Tom caught a couple of large trout yesterday.
Tom kolayca soğuk algınlığına yakalanır.Tom catches colds easily.
Tom daha fazla işin sorumluluğunu alamaz.Tom can't take on any more work.
Tom daha azını alamaz.Tom can't take less.
Tom bu kitaplığı biraz yardım almadan taşıyamaz.Tom can't move this bookcase without a little help.
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.Tom can't leave work today until six o'clock.
Tom bir çift yeni ayakkabıyı bile satın almayı göze alamıyor.Tom can't even afford to buy a new pair of shoes.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which camera to buy.
Tom bir Toyota mı yoksa bir Ford mu alıp almayacağına karar veremiyor.Tom can't decide whether to buy a Toyota or a Ford.
Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.Tom can't buy what he wants to buy because he doesn't have enough money.
Tom uçakla seyahat etmeyi göze alamaz.Tom can't afford to travel by plane.
Tom şimdi bir tatil yapmayı göze alamaz.Tom can't afford to take a vacation now.
Tom çocuklarını üniversiteye göndermeyi göze alamaz.Tom can't afford to send his children to college.
Tom kullanılmış bir arabayı bile almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy even a used car.
Tom, bir ev satın almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy a house.
Tom muhtemelen senin için torpil yapabilir ve seni o okula alabilir.Tom can probably pull some strings for you and get you into that school.
Tom bugün gelebilir ve onu alabilir.Tom can come and pick it up today.
Tom ödünç aldığı kitabı getirmek için geldi.Tom came to return a book he'd borrowed.
Tom pijamaları ile alt kata geldiTom came downstairs in his pajamas.
Tom soğuk algınlığı nedeniyle hastalandı ve okula gidemedi.Tom came down with a cold and couldn't go to school.
Tom her yıl iki veya üç kamera satın alır.Tom buys two or three cameras every year.
Ne zaman uyan bir çift bulabilirse, Tom yeni ayakkabılar alır.Tom buys new shoes whenever he can find a pair that fit.
Tom üç şişe üzüm suyu aldı.Tom bought three bottles of grape juice.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom bought this camera for himself, not for his wife.
Tom, bu kamerayı makul bir fiyata satın aldı.Tom bought this camera for a reasonable price.
Tom onların her birine bir kamera satın aldı.Tom bought them each a camera.
Tom tam dokuz yarda aldı.Tom bought the whole nine yards.
Tom o bir çift ayakkabıyı tasfiye satışında aldı.Tom bought that pair of shoes at a clearance sale.
Tom çamaşır ipi olarak kullanmak için biraz ip aldı.Tom bought some rope to use as a clothesline.
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom geçen yıl birkaç kamera satın aldı.Tom bought several cameras last year.
Tom fotoğraf makinesini benimki için ödediğimden daha azına satın aldı.Tom bought his camera for less than I paid for mine.
Tom kamerasını yaklaşık üç ay önce bu mağazada satın aldı.Tom bought his camera at this store about three months ago.
Tom kendine bir kamera satın aldı.Tom bought himself a camera.
Tom her birine bir kamera satın aldı.Tom bought each of them a camera.
Tom, çok iyi bir kamera satın aldı.Tom bought a very good camera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod