alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Ce sont des excuses sincères, et ils les prennent très au sérieux.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Det är en uppriktig ursäkt som de tar på största allvar.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Det er en oprigtig undskyldning, og de tager det meget seriøst.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Es ist eine aufrichtige Entschuldigung und sie nehmen sie sehr ernst.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Es una disculpa sincera y ellos se la toman muy en serio.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Ez egy őszinte bocsánatkérés, és nagyon komolyan veszik.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Het is een oprechte verontschuldiging en ze nemen het heel serieus.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Ide o úprimné ospravedlnenie a oni ho berú veľmi vážne.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Itu permintaan maaf yang tulus, dan mereka menanggapinya dengan sangat serius.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Je to upřímná omluva, a berou jí velice vážně.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.저는 진심으로 사과를 하고, 아이들은 그걸 매우 진지하게 받아들입니다.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Nó là một lời xin lỗi chân thành và chúng đón nhận nó rất là nghiêm chỉnh
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Sono scuse sincere, e loro le prendono molto seriamente.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Sunt scuze sincere, şi ei le iau foarte serios.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.To szczere przeprosiny, i oni biorą to serio.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Είναι μια ειλικρινής συγγνώμη, και την παίρνουν πολύ σοβαρά.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.И это искреннее извинение, и они принимают его очень близко к сердцу.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.Това е искрено извинение и те го приемат сериозно.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.זוהי התנצלות כנה, והם לוקחים זאת ברצינות.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.و إنه لإعتذار صريح، و هم يأخذونه بجدية كبيرة.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.彼らに真剣に受け入れてもらえるようにするのです。 複雑ではないかと思われるかもしれません
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Au luat acest experiment prea în serios.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Brali celej ten experiment příliš vážně.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Brali tento experiment príliš vážne.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.De tog dette eksperiment for seriøst.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Estavam a levar esta experiência demasiado a sério. Philip Zimbardo:
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.He ottivat kokeen liian tosissaan.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Họ đang làm thí nghiệm một cách rất nghiêm túc
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Ils prenaient cette expérience trop au sérieux."
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.실험은 너무 진지하게 진행됐어요.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Se estaban tomando el experimento demasiado en serio.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Sie nahmen das Experiment zu ernst.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Stavano prendendo l'esperimento troppo seriamente.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Traktowali ten eksperyment zbyt poważnie.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Túl komolyan vették a kísérletet.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Ze namen dit experiment veel te serieus.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Έπαιρναν το πείραμα πολύ σοβαρά.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Вони поставилися надто серйозно до того експерименту.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Они слишком серьезно подошли к этому эксперименту".
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.Приемаха този експеримент прекалено сериозно.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.הם התייחסו לניסוי יותר מדי ברצינות.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.لقد كانوا يأخذون هذه التجربة بجدية أكثر من اللازم.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.ここに人間性を奪われていく囚人がいて
Bu emeklilik sandığından her sene 150 baz puanı alıyorlar150bpを年間得ます。
Bu emeklilik sandığından her sene 150 baz puanı alıyorlar -De este fondo de pensiones, ellos van a obtener 1 y 1/2%, 150 puntos bases, por año.
Bu gruptaki yatırımcılar, bu tahviller daha az riskli olduğu için, daha düşük faiz ödemesi alıyorlardı.Tihle lidé tady, primárně nezajištěný, dostanou další 2 miliony dolarů.
Bu gruptaki yatırımcılar, bu tahviller daha az riskli olduğu için, daha düşük faiz ödemesi alıyorlardı.彼らが、初めにそれらのリスクがそんなに高いと、 知覚しなかったので。 ここのこの人達は、確約されていない上位の人は、
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.De tager dette "tilflugtssted i tid" meget alvorligt.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.De tar väldigt allvarligt på denna fristad i tiden.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Họ làm theo rất nghiêm túc.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Ils prennent le sabbat très au sérieux.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.이곳에서는 성스러운 말씀을 아주 진지하게 받아들입니다.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Loro prendono la loro festività molto sul serio.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Mereka menganggap waktu istirahat ini dengan sangat serius.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Se toman este refugio en el tiempo con mucha seriedad.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Sie nehmen ihr "Heiligtum in der Zeit" sehr ernst.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Świętą Dobę traktują niezwykle poważnie.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Tento svatostánek v čase berou velmi vážně.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Van egy időben kialakított szentélyük, amit nagyon komolyan vesznek.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Ze nemen deze "schuilplaats in de tijd" erg serieus.