alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen bunları ekstradan da para yapmak için satın alıyorlar çünkü. .Κάποιες φορές τα αγόραζαν οι ίδιες αυτά για μπορέσουν να κερδίσουν λίγα ακόμα χρήματα.
Bazen bunları ekstradan da para yapmak için satın alıyorlar çünkü. .Інколи вони купують, просто щоб заробити трохи грошей.
Bazen bunları ekstradan da para yapmak için satın alıyorlar çünkü. .これらを買いました。 これらの投資家は、誰がお金を借りたか知らずに、
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.Como seria de esperar, não duram muito tempo; as pessoas levam-nos.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.Dupa cum vă aşteptaţi, Coca Cola n-a rămas acolo pentru mult timp.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.Jak było do przewidzenia - dosyć krótko.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.예상하시겠지만 별로 오래 남아있지 않습니다. 사람들이 가져가는거죠.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.Och som väntat så finns de inte kvar särskilt länge.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.Wie Sie sich vorstellen können, hält sie nicht sehr lange - Leute nehmen sie sich.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.Как и можно было ожидать, застаивалась она там недолго.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.וכמו שניתן לצפות, היא לא שורדת הרבה זמן. אנשים לוקחים אותה.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.كما يمكنكم أن تتوقعوا لم تصمد طويلاً. أخذها الناس.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.しかし 代わりに6ドルをのせたお皿を
Beklentilerinin üstünde bir düzeyde hizmet alıyorlar.우린 사람들이 기대하는것 이상의 클래스를 제공합니다.
Beklentilerinin üstünde bir düzeyde hizmet alıyorlar.Nabízíme třídu výše, než by lidé očekávali.
Beklentilerinin üstünde bir düzeyde hizmet alıyorlar.Ми пропонуємо класом вище те, що люди б очікували.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Az étrendjüket közvetlenül a Bibliából állítják össze.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.De følger kosten som er beskrevet i bibelen.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.De tar sin diet direkt från bibeln.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Ei isi iau dieta direct din Biblie.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.성경이 이 분들의 식습관에 아주 직접적으로 영향을 끼쳤습니다.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Leur régime alimentaire est directement tiré dans la Bible.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Mereka mengatur pola makan langsung dari Alkitab.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Sie übernehmen ihre Ernährungsgewohnheiten direkt aus der Bibel.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Toman su dieta directamente de la Biblia.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Traggono la loro dieta direttamente dalla Bibbia.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Wskazówki diety czerpią z Biblii.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar. Yaratılış:Ve stravování se řídí přímo Biblí.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar. Yaratılış:Ze baseren hun dieet direct op de bijbel.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Πέρνουν τη δίαιτά τους από τη Βίβλο.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Правила їхнього харчування продиктовані Біблією.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Правила питания взяты напрямую из Библии.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.Те взимат диетата си директно от Библията.
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.הדיאטה שלהם לקוחה ישירות מהתורה
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.أنهم يأخذون تعاليم نظامهم من الآنجيل مباشرة .
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.創世記第1章第26節
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarAo fim de semanas, lavavam o barro branco e assumiam plenas responsabilidades como homens.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarAprès plusieurs semaines, ils lavaient le blanc et prenaient toutes les responsabilités des hommes.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarDopo parecchie settimane, si lavavano via l'argilla e accettavano tutte le responsabilità degli uomini.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarDupă câteva săptămâni, îşi spălau feţele şi îşi atribuiau toate responsabilităţile unui bărbat.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlar몇주 후에 진흙을 씻어내고나면 한 사람의 책임감있는 남성으로서 인정받게 됩니다.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarLuego de varias semanas, lavaban lo blanco y asumían las responsabilidades de los hombres.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarNach einigen Wochen wuschen sie das Weiß ab und nahmen die vollen Verantwortlichkeiten von Männern an.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarPo kilku tygodniach zmywali ją i przyjmowali na siebie obowiązki mężczyzny.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarViikkojen kuluttua he pesivät värin pois ja kantoivat miehen täydet vastuut.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarПосле нескольких недель, они смывали белый цвет и брали на себя всю ответственность мужчины.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarСлед няколко седмици те измиват бялото и поемат всички отговорности на мъжете.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarאחרי מספר שבועות הם שטפו את החומר הלבן וקיבלו עליהם את כל מלוא אחריותם של גברים.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarوبعد عدة أسابيع، تم غسلهم من الطين الأبيض وأستلموا كامل مسؤولية الرجال.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlar大人の男として独り立ちします それは非常に古い儀式でしたが
Bizim kokumuzu alıyorlar.Chúng đánh hơi thấy chúng ta.
Bizim kokumuzu alıyorlar.Ci annusano.
Bizim kokumuzu alıyorlar.Eles cheiram-nos.
Bizim kokumuzu alıyorlar.Ils nous sentent.
Bizim kokumuzu alıyorlar.Nos huelen.
Bizim kokumuzu alıyorlar.Ze ruiken ons.
Bizim kokumuzu alıyorlar.Вони нас відчувають.
Bu ağaçların aynıları hemen yukarıda, Hz. İsa'nın tutuklandığı sahnede de yer alıyorlar.Powtarzają się na obrazie powyżej przedstawiającym pojmanie Chrystusa.
Bu ağaçların aynıları hemen yukarıda, Hz. İsa'nın tutuklandığı sahnede de yer alıyorlar.Znovu je vidíme na obraze přímo nad tímto, jedná se o Kristovo zatknutí.
Bu ağaçların aynıları hemen yukarıda, Hz. İsa'nın tutuklandığı sahnede de yer alıyorlar.Ці дерева відлунюються в сцені вище, з арештом Христа.