alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aileleri ile vakit geçirmek için vakitleri var veya hobilerinden zevk alıyorlar.They have time to spend with their families or to enjoy their hobbies.
İşçiler iş krizinde mali yenilgi alıyorlar.Workers are taking a financial beating in the employment crisis.
Kadınlar her zaman şapkalar alıyorlar.Women are always buying hats.
Melekler uçabilirler çünkü kendilerini hafifçe alıyorlar.Angels can fly because they take themselves lightly.
Onlar süpermarkette sebze satın alıyorlar.They are buying vegetables in the supermarket.
Öğretmenler kütüphanesinden kitap ödünç alıyorlar.They borrow books from the teachers' library.
Yeni politika üzerine kararlar alıyorlar.They make decisions on new policy.
Tom ve Mary birbirlerinden zevk alıyorlar gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be enjoying themselves.
Onlar sorunlarını henüz çözemediler ama en azından onları ele alıyorlar.They haven't yet resolved their problems, but at least they're discussing them.
Onlar onun ifadesini alıyorlar.They're interrogating him.
Maaş alıyorlar mı?Do they get paid?
Şimdi asgari ücret alıyorlar.They're now making minimum wage.
Tom ve Mary büyük bir risk alıyorlar.Tom and Mary are taking a big risk.
Kanton birlikleri sadece kendi liderlerinden emir alıyorlardı.The cantonal contingents only took orders from their own leaders.
Yıllık ödenen bu haraç sayesinde gemilerine serbest geçiş hakkı satın alıyorlardı.And for years thereafter, he safely guided almost every ship that came by.
Temsilciler Meclisi üyelerinin maaşlarının yaklaşık çeyreğinde bir ödenek alıyorlar.They receive an allowance which is about a quarter of the salary of the members of the lower house.
"VOLKAN'ı neden hedef alıyorlar?"."Hrant Dink niçin hedef seçildi?".
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.His marriage is soon to take place.
Onlar Hong Kong'da yaşamakdan zevk alıyorlardı; ama bu fazla sürmedi.Yes, we would like a democracy in Tunisia – but not too much democracy.
Maddi desteği , Başbakanlık özel fonlarından alıyorlardı.Some money came from the disposable fund of the Prime Minister.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarAfter several weeks, they washed off the white and took on the full responsibilities of men.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.So the top 20 percent of students have gotten a good education.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Because these guys really are taking themselves too seriously.
Federal Reserv'den de 86 lira borç alıyorlar. 86 lira FED'den.And then they'll borrow $86 from the Federal Reserve.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.The other group gets two apples, one is taken away.
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?If what goes around comes around, what do they get for their pain?
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.We have a lot of fun and I think the people who work for it enjoy it.
Bekleneceği gibi, çok uzun süre durmuyor. İnsanlar kolaları alıyorlar.As you can expect it doesn't last very long; people take it.
Görülebildiği gibi Çinliler ABD'de daha fazla varlık satın alıyorlarAs you can see Chinese are buying way more assets in the US.
Bu Moskova'da çalışan bir websitesi, bu adamlar enfekte olmuş bilgisayarları satın alıyorlar.This is a website operating in Moscow where these guys are buying infected computers.
Dünyanın hükümetleri bu konuyu çok ciddiye alıyorlar.The governments of the world are taking this really seriously.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.The military of the Arctic nations is taking it really seriously.
Ve karşılığında, A üzerinden sigorta alıyorlar.And in exchange, they get-- I'll call it Insurance On A.
Her ikisi de suyu alıyorlar, içine şeker, boya ve diğer kimyasalları ekliyorlar.There are many cases of oligopolies, as far as I know, are fiercely competitive.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.They're picking up a giant floppy disk made of cardboard.
Şimdi, ne iekil alıyorlar?Now what form do they take?
Ve bu deneyde mavi çiçeklere giderlerse ödül alıyorlar.And now, in this experiment they get a reward if they go to the blue flowers.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.His employees are inspired by the effort.
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi:Consumers now can buy basically hundred-dollar devices,
Beslenme şekillerini doğrudan doğruya İncil'den alıyorlar.They take their diet directly from the Bible.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor. Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.They take this sanctuary in time very serious.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.And they were holding it in their laps.
Beklentilerinin üstünde bir düzeyde hizmet alıyorlar.We offer a class above what people would expect.
Bizim kokumuzu alıyorlar.They smell us.
Sularını nereden alıyorlardı?Where do they get their water?
Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?Where do they get their reproductive resources?
İnsanlar bilim ve sanatı ayrı ayrı ele alıyorlar.You know, people have this idea that science and the arts are really separate.
Ve sanırım onlar nefes alıyorlar.And I think they're breathing.
Buradaki yatırımcılar, öncelikli teminatsız, bir sonraki 2 milyon TL'yi alıyorlar.And then there's $1 million left. Right?
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.They'd buy it from the shop as raw ingredients.
Bu kişiler bankadan 1 milyon $ kredilerini kullandıktan sonra gidip evlerini satın alıyorlar.And they each use that $1 million to buy their house.
Bu çok içten bir özür, ve onlar da bunu ciddiye alıyorlar.It's a sincere apology, and they take it very seriously.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.They deceive these people, costs them a lot of money, cost them a lot of emotional anguish.
Her hisse için 3 TL alıyorlar ve yarım bilyon hisse var. -And the way you get that is, they're saying $3 a share and there are half a billion shares.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.The farmers get three to four times the yields that they would with maize.
Şaşırarak, kendi kendinize "Bütün reel sayıların üstlerini mi alıyorlar?" diye sorabilirsiniz. -So let's say this has one number and then it has another number.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.As a result, the Americans take the threat very seriously.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.And with that, he successfully organized 68 lawyers who have been systematically taking the cases.
Restoranlartan toplama yapmak için para alıyorlardı.So they were paid to collect it from the restaurants.
Yani sıklıkla safra olarak su alıyorlar.So quite often you load water for ballast.