alırlar ile cümle
alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yüksek alanlar çevrelerine göre bu yağış türüyle daha fazla yağış alırlar.Така корените му получават допълнително влага.
Aynı zamanda ilk yardım eğitimi alırlar.Организират се и първите занятия по военно обучение.
Buradan bir tablo alırlar.Той успява да изкопира картината.
Saliş halkları içindeki İç Salişleri alt grubunda yer alırlar.Зад тях вървят котелните отделения, сведени в една група.
Bu sisteme göre eğer bir lejyoner 225 denarii alırsa, muhafızlar her yıl için 375 alırlardı.Ukoliko je legionar primao 225 denara godišnje, pretorijanac je isplaćivan sa 375 denara.
Bu lezzeti tadanlar tarifini muhakkak alırlar ama o usta ellerin yaptığına benzemediğini hep söylerler.Reći ću vam svoje mišljenje profesore, ovakvi idioti ne postoje.
Horik ve kardeşleri 811 yılında iktidarı alırlar.Cornwall je pod njihovom vlašću 838. godine.
Köylüler ise genellikle Aşağı Kovdan ve Pirahmet'ten su alırlar.Zbog toga ih seljaci često ustrijeljuju, love u zamke i truju.
Bunlar üzerinde bulunan ilçelerin adlarına göre; Serik, Manavgat, Alanya Ovaları isimlerini alırlar.Na prstima (osim palcu) umjesto noktiju imaju pandže, po čemu su i ime dobili.
Çenelerinin sert olmasından dolayı bu adı alırlar.Tako se zovu jer imaju ćubu na glavi.
Erkekler bunu yaparken bazen derin dalışlarla bulunan yemleri kaybetmeyi göze alırlar.Mužjaci koji su otjerani iz čopora se često, silom prilika, orijentiraju na takvu prehranu.
Bireyler yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan bilgileri örgün eğitim veren okullarda alırlar.Djeca se mogu i školovati kod kuće učeći tijekom dana kako bi zadržali dobre ocjene.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.Najmenej žiarivé hviezdy, aké sú momentálne známe, sa nachádzajú vo hviezdokope NGC 6397.
Sekiz haftadan sonra katı besinler alırlar.Po ôsmich týždňoch opúšťajú brloh úplne.
Yatırımcılar fondaki birikimlerine karşılık bir katılım belgesi alırlar.Ponúkala možnosť investovať do podielových fondov.
Bu kelimeler genelde sonuna ünlem işareti alırlar.Väčšinou toto gesto je vidieť ku koncu príbehu.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Princíp relativity požaduje, aby mali fyzikálne zákony rovnaký tvar vo všetkých sústavách.
Her gezegen, güneş ve ay kendi küçük kürelerinde yer alırlar.Slnko, Mesiac a jednotlivé planéty umiestnili na samostatné sféry.
IV eğrisi üzerindeki noktalar 2.ve 4.bölgede yer alırlar.V celkovom hodnotení sa posunuli na 2. a 4. miesto.
Her ikisinden de zevk alırlar.Obe si získali veľkú obľubu.
Besinlerini yüzerek ya da su üzerinde uçarak alırlar.Pomocou plutiev plávajú alebo kráčajú pod dne.
Genellikle mitolojiyi Hristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.Pogosto obravnavajo mitologijo iz pogleda krščanskega moraliziranja.
Onları gökyüzüne takımyıldızlar olarak alırlar.Povzdignila ga je na nebo kot ozvezdje.
Yatırımcılar fondaki birikimlerine karşılık bir katılım belgesi alırlar.Upravičenci namesto denarja dobijo nove točke vzajemnega sklada.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Ob stiku z vodo umre.
Eski aşıklar, birbirlerini görünce tekrar bir araya gelme kararı alırlar.Ko se vidita, med njima zopet vzplamti ljubezen.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.Jeseni se obarvajo živo rdeče.
Eğer kuark yıldızları garip madde içeriyorlarsa, o zaman garip yıldız ismini alırlar.Kometi, ki pa najprej dobijo oznako asteroida, pa s tem pridobijo nenavadno ime.
Bunun yanı sıra bazı hayır kurumları devletlerden ve uluslararası organizasyonlardan da destek alırlar.Zaradi teh razlogov je pomembno, da omejuje količino prejetih sredstev od državnih ali medvladnih organizacij.
Bunlar genellikle reislerinin adlarını alırlar.Take skupine navadno dobijo tudi svoje ime.
Sonbaharda kızıl-sarı bir renk alırlar.Jeseni so listi zlato rumeni.
Bu tür istasyonlar terminal adını alırlar.Kartais terminija vadinama terminologija.
Burada Gürcü çocuklar Rusça eğitim alırlardı.Vaikai buvo mokomi rusų kalba.
Ancak Amanda'nın askerleri Lara'yı bayıltıp eldiveni elinden alırlar.Larą griuvėsiuose užtinka Amandos agentai ir pagrobia pirštinę.
Bu etmenler atmosfer kökenli olup enerjilerini güneşten alırlar.Medžiagos ekosistemoje juda ratu, energiją gauna iš saulės.
Puan klasmanında etabı ilk 15 içinde bitiren bisikletçiler puan alırlar.Gümnaasiumi juurde asutatud 30. algkooli lapsed mahutati eramajja Kärje 15.
Ama bunu duyan çingeneler onu alaya alırlar.Kes tõesti kuulab, saab need kätte.
Dönüşte putu yanlarına alırlar.Sama teed lendavad nad ka tagasi.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Aga see oht on ülehinnatud.
Genellikle de çok can alırlar.Seetõttu on neil tihti ka halb tuju.
Örneğin, granülomların oluşumunda yer alırlar.Näiteks võivad need aidata kloonide loomisel.
Saliş halkları içindeki Kıyı Salişleri alt grubunda yer alırlar.Nii jõuavad nad oma rannikul asuvatest majadest kõrgematele aladele varjuda.
Bu davranıştan sonra genellikle tıbbi yardım alırlar.Sellisel puhul pole tavapärasest meditsiinist abi.
ABD'nin GDP yatırımından %0.2'lik pay alırlarken getirinin %17.8'ini sağlıyorlar.미국 GDP의 17.8퍼센트를 생산해냅니다. 투자받는 액수는 고작 GPD 대비 0.2%밖에 안되는데도 말입니다.
ABD'nin GDP yatırımından %0.2'lik pay alırlarken getirinin %17.8'ini sağlıyorlar.הן %0.02 מכלל התל"ג הלאומי המושקע של ארה"ב והן בערך %17.8 מהייצוא.
ABD'nin GDP yatırımından %0.2'lik pay alırlarken getirinin %17.8'ini sağlıyorlar.تكوْن نسبة 0.2 من إجمالى الدخل العام للإستثمارات وتكوْن حوالى 17,8% من الناتج كله .
ABD'nin GDP yatırımından %0.2'lik pay alırlarken getirinin %17.8'ini sağlıyorlar.その成果は17.8%にものぼるのです この部屋にいる人たちのような集団が 創り出すアメリカ経済の未来を
Aklınızdan şu geçebilir, eğer hiç Louisianayı almasalardı, batı kıyısını da alırlar mıydı?당신이 이런 식으로 궁금해 할 수도 있겠네요. 만약에 그런 일이 절대
Aklınızdan şu geçebilir, eğer hiç Louisianayı almasalardı, batı kıyısını da alırlar mıydı?Spojenými státy, schopnými osvojit si to, co je prostředkem třetiny kontinentu.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Als de mensen betere kwaliteit willen.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Hvis folk vil have bedre kvalitet.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Jos haluaa elokuvan paremmalla laadulla.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Nếu mọi người muốn chất lượng tốt hơn.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Nếu người ta muốn chất lượng tốt hơn.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Pokud chtějí lidé lepší kvalitu.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Se la gente vuole una migliore qualita'.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Si la gente quiere una mejor calidad.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Si les personnes veulent une meilleure qualité.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa.Wenn Leute bessere Qualität wollen.
Alırlar eğer daha iyi kalitede istiyorlarsa. Ya da filmin DVD'sinde ek özellikler varsa.Dacă vor dori să le aibă la calitate mai bună sau dacă sunt pe Dvd materiale suplimentare.